Cumartesi, Eylül 22, 2012

47,5 C Kompost Isısı !

Bir hatırlatma ile başlayayım: Kompost yapımı hakkında epeyce bir yazı yayınlamıştım. Alternatif Yaşam Planlamasının sağ üst köşesinde yer alan (Bu Blogda Ara) bölümünde Kompost kelimesi ile arama yaparsanız tüm yazılara ulaşabilirsiniz.  

Bu sene kompost yapımında bahçemden kestiğim çimler ile ince talaş kullandım. Şu an olgunlaşma süreci devam eden 300-350 kilo kadar kompost malzemem bulunuyor. Bahçeden kestiğim çimleri önce sandıklarda bekletiyor sonra kompost kovalarına alıyorum. Kovalardaki malzemeyi belirli aralıklar ile karıştırmak olgunlaşma sürecini hızlandırıyor. Karıştırmayı belirli zaman rutinine, dört günde- beş günde bir karıştırmak gibi, bağlayarak yapmak mümkün. Kompostun iç ısını bir termometre ile takip ederek karıştırma zamanını belirlemek ise bir başka yöntem. Kompost kovasındaki iç ısıyı ölçmek için özel bir termometrem var. Aşağıdaki resimde gri renkli kovanın üzerinde termometremi görebilirsiniz. İğne tipi olarak tanımlanan ve 25 cm uzunluğunda iğne şeklinde bir çubuğa bağlı dijital bir termometre. Bu özelliği ile kompost kovalarında bulunan deliklerden içeri kolaylıkla sokulabiliyor.   


Dün akşam ortam ısısı 27 dereceyken kovaların iç ısılarını ölçtüm. Kırmızı ve en küçük boyunttaki kovanın içi ısı 39.1 derece, gri ve orta boyuttaki kovanın iç ısısı 43.5 dereceydi.




Mavi renkli en büyük kovada kompost yapmaya başladığımdan beri gördüğüm en yüksek ısıyı gördüm. Mavi kovanın iç ısısı 47.5 dereceydi.

İçinde sadece kesilmiş çim, ince talaş ve biraz toparak bulunan bir kabın kendiliğinden 47,5 dereceye kadar çıkan ısı üretmesi çok ilginç ve keyifli.

Dün yorgun hissediyordum ve üç kovayı döküp, karıştırmak ve hafif ıslattıktan sonra geri kovalara doldurmak zor geliyordu. Bu rekor seviyede ısıları görünce kovaları karıştırma gereği olmadığı için mutlu bir şekilde eve girdim.

Pazartesi, Eylül 17, 2012

Buğday Filizi Nasıl Yetiştirilir?

Alternatif Yaşam Planlamasının en çok okunan yazılarından biri Buğday Çimi Nasıl Yapılır yazısı. Buğday çimini yetiştirmek kolay ancak çimin suyunu sıkmak, bunu 3-4 kez tekrarlamak zor ve etrafı epey dağıtan bir çaba.  Buğday çimi yazıma bırakılan yorumlarda çimi sıkmak için özel makineler olduğunu okumuştum, belki bu makineler ile çimin sıkım süreci kolaylaşıyordur. Buğday çimini doğrudan salatalarda kullamak benim damak tadıma pek uymadı, buğday çimi sert ve yavan tatdaydı.

Geçenlerde Patika Yolcuları ağ günlüğünde Filizlerin Mucizeleri başlıklı yazıyı okudum. Buğday çimi yerine buğday filizini denemeyi istedim ve uygulamaya geçtim. 

Yem satan dükkanlardan birine gittim. Bir kilo buğday istedim. 
- Tavuklar için mi? dedi dükkan sahibi
- Evet dedim, hafiften gülümseyerek. 

Aldığım buğdayın yarısını bir kaba koyup, üzerini 3 parmak geçinceye kadar su ile doldurdum. Tavuk yemi olarak satılan bu buğdayın pek temiz olmadığını gözlemlemiştim. Sap, saman içi boş taneler su yüzüne çıktı, tek tek topladım. Birkaç kere suyu değiştirerek 24 saat buğdayları su içinde tuttum. Buğdayı süzdüm ve iki kavanoza yarıyı biraz geçinceye kadar doldurdum. Kavanozların ağzını mermerşahi bez parçası ile bağladım ve mutfak tezgahının üzerine bir tepsi için yatay konumda yerleştirdim. Aşağıdaki resim şu an filizlendirme çalışması yaptığım soya fasulyelerine ait. Buğdayı da benzer şekilde yerleştirdim. 

Günde bir kez bezi çıkarmadan kavanozu yarıya kadar su ile doldurup, kısa bir süre bekledikten sonra suyu boşalttım.
İkinci günün akşamında kavanozlarda yeterli filizlenmeyi gödüğüm ve bir kavanozu açtım. Koku maya kokusuna yakın, pek hoş olmayan bir kokuydu. Kavanozdaki buğdayları iyice yıkadım ve tatdım. Hafif sert ama lezzetliydi. İkinci kavanozu bir gün daha beklettim. Buğdaylar biraz daha yumuşamıştı. Toplam süreç, bir gün su içinde bekletme ve 3 gün kavanoz içinde bekletme şeklinde başarılı şekilde tamamlanıyor. İkinci kavanozdaki maya kokusu daha belirginleşmişti. İkinci kavanozdaki buğdayları, yıkayıp buzdolabı poşetine yayarak yerleştirip, derin dondurucuya koydum.


Buğday filizlerini bir tabağa koydum. Üzerine küp küp doğranmış domates ilave ettim. Limon ve zeytinyağı ilavesi ile çok lezzetli ve sağlıklı bir salata hazırladım.

Buğday Çiminin faydaları konusunda genel ağda bir çok yazı bulunuyor. En yaygın bilinen yanı ve kullanılma nedeni kansere karşı olan kullanımı. Ben yüksek, kaliteli ve ucuz bir protein kaynağı olmasından dolayı buğday filizini düzenli olarak yetiştirmeyi ve yemeyi düşünüyorum. Buğday çimine oranla çok daha hızlı yetişiyor ve lezzeti çok daha iyi. Yetiştirme sürecini kavanoz dışında özel bir şekilde daha kolay yapabileceğim bir araç yapmayı planladım, önümüzdeki günlerde ahşaptan yaparak deneyeceğim, sonuçlarını sizlerle paylaşırım.  

Alternatif Yaşam Planlaması ağ günlüğümde HENÜZ paylaşmasam da bir yıldan uzun süredir düzenli kardio ve ağırlık antremanı yapıyor ve protein ağırlıklı besleniyorum. Tahmin edeceğiniz gibi tüm süreçlerimi, kilo, yağ oranı, vucüt ölçülerimi kayıt ediyor, resimler çekiyor ve değişimi takip ediyorum. Bir yıl önceki resimlerim ile çok ciddi farklar oluşmaya başladı. İlerleyen günlerde yağ yakımı, kas gelişimi ve yağlanmadan kilo alarak büyüme konularında da yazılar yazabilirim. 

26 EYLÜL 2012 Notu : Buğday Filizi yetiştirme konusunda ikinci yazımı bu linkten okuyabilirsiniz. 
  

     


  
   

Çarşamba, Eylül 12, 2012

Güneş Başkenti - Freiburg



İzTV'de "Çoşkun Aral ile Avrupa Notları" belgeselinin bir bölümü Freiburg'a ayrılmış. İzTV'yi Digiturk üzerinden izlemek mümkün. Güneş Başkenti Freiburg belgeselinin yayın saatlerini aşağıya ekliyorum.   

Güneş Başkenti Freiburg

Yayın Saatleri
04.09.2012 – 16:10
11.09.2012 – 20:55
15.09.2012 – 12:15

Bu ay yayınlanan ilk iki gösterimi kaçırdık, 15 Eylül'de yayınlanacak bölümü merakla bekliyorum.
Belgesel hakkında İzTV Blogunda 3 yazıyı okumak mümkün.

Temiz Enerjinin Başkenti Freiburg
Freiburg'a Hoşgeldiniz
Freiburg Devam

Başlıklı yazıları yukarıdaki linklerine tıklayarak okuyabilirsiniz. Bu yazılardan küçük ama çarpıcı bir bölümü aşağıya ekliyorum.

Freiburg yılda kaç saat güneş alır araştırmadım ama Türkiye'deki birçok ilden daha az saat güneş aldığını düşünmem yanlış olmaz sanırım. Belirttiğim bu çıkış noktasından ilerleyerek sayfalarca yazılabilir ama fazla yorum yapmama gerek yok diye düşünüyorum. 15 Eylül'de belgeseli izleyelim yeterli.   

----------------------------------------------------------------------------------------------------
- Alıntıdır -

1970 yılında Almanya hükümeti (o zamanki adıyla Batı ya da Federal Almanya) 17 tane yeni nükleer santral kurma kararı almıştı. Bunlardan biri de hemen Freiburg’un 30 km. ilerisinde bulunan Wyhl kasabasında bulunuyordu. Ancak Freiburg halkı bu karara çok büyük bir tepki göstererek, on binlerce kişinin katılımıyla santral inşaatını bastı. Çünkü hemen Fransa sınırında bulunan bu küçük şehir 2. Dünya Savaşı’nda büyük bir yıkım yaşamıştı. Şehir merkezinde bulunan gotik kilisesi hariç tüm şehir yerle bir olmuştu. Büyük bir çabayla yeniden kurdukları şehirlerinin yakınında, her zaman potansiyel büyük bir tehlike olan, nükleer santral yapılmasını istemiyorlardı. Alman hükümeti bu büyük direniş karşısında geri adım atarak Nükleer santral yapımını durdurdu. İşte bu direniş, Avrupa’da gerçek anlamda çevreci hareketin başlangıcı kabul edilir. Freiburg da bu tarihten sonra ”sürdürülebilir şehir” olma sürecini gerçek anlamda başlatmış oldu.

1986 yılında Çernobil felaketinden sonra ise Freiburg Belediye Meclisi, nükleer santral tehdidine karşı alternatif enerjilere yönelme kararı aldı ve ilk kez yerel enerji planını ortaya koydu.

GÜNEŞ ENERJİSİ

Freiburg’a Avrupa’nın ”güneş şehri” denmesinin sebebi, şehrin neredeyse her boş alanının güneş panelleriyle kaplanmış olması.

1972 yılındaki Whyl direnişine de katılmış olan ünlü mimar Rolf Dish, tüm enerji tüketiminin % 40′ının sebebi olan binaların çatılarını güneş panelleriyle kaplayarak yepyeni bir mimari anlayışı ortaya koydu.

‘‘Plus Enerji Evleri” adını verdiği bu evleri sayesinde ev başına yıllık yaklaşık 3 bin euro tasarruf sağlandı. Sıfır karbon salınımının hedeflendiği bu evlerde kullanılan malzemeler de doğaya zarar vermeyen malzemelerden seçildi.

”Pasif Enerji Evleri” nin ana mantığı ise ısıtmaya hiç ihtiyaç duymaması. Oldukça iyi yalıtım sistemi kullanılarak diğer evlere oranla % 90 ısı yalıtımı sağlanmış. Evde yaşayan kişilerin ve elektrikli ev aletlerinin ortaya koyduğu ısının dışarı gitmesi de engellenerek, kendi kendini ısıtan evler yaratıldı.

---------------------------------------------------------------------------------------------------

Cuma, Ağustos 24, 2012

Sistemi "Değiştirmenin" 10 Yolu



İngilizce bilgiyi Türkçe'ye çevirmeden kullanmaktan haz etmemekle birlikte yukarıdaki içerik Alternatif Yaşam Planlaması ağ günlüğünün var olma sebeplerini çok iyi özetlediği için paylaşmak istedim.

Sistemi "değiştirmenin" 10 yolu olarak çevirebileceğim yazı ilk okunduğunda "10 maddeden herhangi birini yaparsanız sistemi değiştirmeyi sağlayabilirsiniz" gibi anlam çıkıyor. Ve Fakat Sistemi değiştirmek için 10 maddenin tamamını bir yaşam biçimi haline getirmek ve buna göre yaşamak gerekiyor. 

Alternatif Yaşam Planlamasında 10 maddenin tamamı hakkında epeyce kafa yordum. Uygulama için teorik ve pratik bilgi birikimi hazır. Eksik olan maddi kaynak. "Kısmet" diyelim...    


Perşembe, Ağustos 09, 2012

Siz Hiç LSV Dükkan Çikolatası Tattınız mı?

LSV Dükkan yani Lösev Dükkan’ında lösemili çocuklarımızın anneleri kendi elleriyle hazırladıkları organik kurabiyeler ve birbirinden renkli el emeği, göz nuru el işlerini sizlere sunuyor. LSV Dükkan bundan tam 12 sene önce LÖSEV Ankara’da, küçücük bir atölyede 5 anne ile başlayan bir çalışmayken bugün yüzlerce annenin ekmek parasını kazandığı meslek atölyeleri haline geldi.                                        

Beslenme ile kanser arasındaki yakın ilişkiye dikkat çekmek için kurulan bu minicik atölye, seneler içerisinde azim, sevgi ve inançla büyüdü. Giderek büyüyen ve insanın içini ısıtan bu başarı öyküsü, LSV Dükkan markasını yaratmaya kadar uzandı. Lösemili çocuklarımızın annelerinin umutlarını, hayallerini işlediği, sevgiyle yoğurduğu her bir LSV Dükkan ürünü sevgili çocuklarımızı hayata bağlayacak.

Tüm renkleri ve lezzetleri ile Türkiye’nin her yerinden LSV Dükkan’a www.lsvdukkan.com üzerinden ulaşabilir ve sipariş verebilirsiniz.

Lösev’i Twitter’da @losev1998 hesabından takip edebilir, #LosevHayatVerir hashtag’i ile  paylaşımlarınızla destekleyebilirsiniz.

Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.

Çarşamba, Temmuz 25, 2012

Üzüm Macunu - Üzüm Marmelatı

Alternatif Yaşam Planlamasının en çok okunan yazısı Evde Pekmez Yapımı. Bu yazı şimdiye kadar 13162 kere okundu. Geçenlerde televizyonda pekmez nasıl yapılır? Evde pekmez yapımı diye bir haber izledim. İzleyince acaba ben boşu boşuna mı toprak ekledim diye düşündüm. 

Üşenmedim, denedim. 

Televizyondaki tarifte %100 Üzüm Suyu şeklinde satılan hazır üzüm suyunu, kıvama gelinceye kadar kaynattılar ve pekmez oldu dediler. %100 üzüm suyu bir ürün aldım, kaynattım, kıvama gelince ocağı kapattım. Elde ettiğim "şey" lezzetli bir macun oldu. Pekmezin akışkan özelliğinden ziyade, bir çeşit üzüm macunu oldu kaynattığım hazır üzüm suyu. Macunun çok lezzetli olduğunu belirtmeliyim. Çocuklara şeker niyetine verilebilir.       

Normal üzüm suyunu kaynatsam ne olur dedim. Birbuçuk kilo beyaz üzümü sıktım. Aşağıda yeni sıkılmış üzüm suyunu görebilirsiniz.


Kaynattıkça üzüm suyunun üzerinde biriken köpüklü bölümü kepçe ile aldım. Kıvama gelince üzüm suyu kramelize olmaya ve köpüklenmeye başladı. 


Yukarıdaki resim kıvamına gelince ocağı kapattım. Birbuçuk kilo üzümden yaklaşık 100-150 gr kadar üzüm marmelatı olarak tanımlayabileceğim bir tatlı elde ettim.



Üzüm suyunu hiçbir işlem uygulamadan kaynatırsanız, lezzetli bir üzüm marmelatı elde ediyorsunuz. Piyasada satılan mısır şurubu dolu reçel ve marmelatı yemektense, lezzetli ve doğal üzün marmelatı tercihimdir. İçindeki doğal şeker yapısı ile ağırlık antremanlarımdan hemen sonra birkaç kaşık yemek hem kas gelişimime yardımcı oluyor hem de diyetimi bozmuyor.  

Haaa üzüm suyunu kaynatırsak pekmez elde ediyor muyuz? Hayır...

Evde pekmez yapımını merak ediyorsanız, bu yazımın başındaki linke tıklayarak pekmezin nasıl yapıldığını öğrenebilirsiniz.

Küçük bir not : Evde pekmez yapımı tarifinde kilit nokta toprağın miktarı, yazımda kullandığım resimdeki miktar toprağın ÇOK fazla olduğunu düşünüyorum.


Pazartesi, Temmuz 23, 2012

Paylaşım Bahçeleri



On yıldan fazla süredir üzerinde çalıştığım ve Alternatif Yaşam Planlamasında birçok yazı yayınladığım ceviz ile ilgili projemin iş planını tamamladım. Projenin amacını aşağıdaki cümle ile özetledim:

AMAÇ : Paylaşım Bahçeleri ile birikimi olmayan, sabit ve düzenli geliri olan kişiler aylık küçük taksitler ile birkaç dönüm büyüklüğünde ceviz bahçesi sahibi olabilecekler. 2-3 dönüm ceviz bahçesi kurmak ve bakımını yapmak ekonomik değilken, büyük bir ceviz bahçesinden 2-3 dönüm hisse sahibi olmak dikkate değer gelir sağlayacaktır.
Gelecek için yatırım bahçeleri olacak bu projeye Paylaşım Bahçeleri adını düşündüm. Proje gerek bahçe kurup hisse satışında bulunacak tüzel kişilik için, gerekse gücü oranında hisse satın alan, istikbalini düşünen, yatırımcı için karlı ve alternatifsiz bir ürün.
Hisse ortaklı yatırım ürünlerinde Türkiye'de yaşanılan kötü tecrübeler malumunuz. Bu nedenle bu projede ilk önem verdiğim konu para sağlayacak yatırımcıdan önce GÜVEN ve para sağlayacak bir yatırımcı bulmak. Türkiye'de tanınan, güvenilen, kalıcı olduğuna inanılan ve uzun vadeli yatırımda güvenilecek bir yatırımcı, bir marka arıyorum.
Yatırımcının güvenilir olmasının yanında bu projenin sahibi olan benim de güvenirliğim sorgulanmalı diye düşündüm. Belki ben yatırımcıya kötü niyetle yaklaşan ve vur-kaç planlayan biriyim. Bu noktada Alternatif Yaşam Planlamasında yazdıklarım ve yıllardır sürdüdüğüm yaşam şeklim benim en büyük destekçim oldu. Alternatif Yaşam Planlaması yirmi gün sonra altı yaşını dolduracak. Dolandırıcı olmak için altı sene hazırlık yapmak, yazılar yazmak (zor iştir yazmak :) ), olmadığım biri gibi görünmeye çalışmak pek aklıma yatmadı. "Demek ki ben yatırımcı için güven duyulabilecek biriyim ve Alternatif Yaşam Planlaması bunun en önemli ispatı" diye düşündüm, yatırımcılar ile Paylaşım Bahçeleri iş planını paylaşmaya başladım.
Takip ettiğiniz üzere Paylaşım Bahçeleri iş planında yer alan ceviz hakkındaki bazı istatistikleri sizlerle paylaştım. Doğrusu iş planı çok etkileyici ve ikna edici oldu. 
Ben Paylaşım Bahçeleri için sadece parası olan yatırımcı değil, "Güven" duyulan bir yatırımcı ararken, geçen hafta iş adresime gelen bir mesajla şaşırdım. Paylaşım Bahçeleri ile neredeyse birebir aynı iş modeline sahip bir iş modeli ile kurulacak ceviz bahçelerine hissedar arayan web sitesinin tanıtım mesajını okudum. İlk aklıma gelen Paylaşım Bahçeleri iş modeli paylaştığım birilerinin beni devre dışı bırakarak, projeyi başka kanaldan yapmaya çalıştığı oldu. Hemen linki verilen siteye girdim. İş modeli ve hatta projenin adı bile çok benzerdi. Sitede denilene göre bu iş modeli işin Copyright daha önceden alınmıştı. En azından projem çalınmadı diye düşündüm ancak şimdi Copyright sorunu ile yüzyüze kaldım. Aklıma geçen sene yazdığım Dr Jonas Salk yazısı geldi. Fikri korumak ve bununla ilgili yasalar ilginç bir hale geldi. Paylaşım Bahçelerinin temel fikirlerini Alternatif Yaşam Planlamasında yıllardır herkesle paylaşıyorum, kolaylıkla üzerine kafa yorularak Paylaşım Bahçeleri iş modeline ulaşmak mümkün. (Bu yazıda anlattığım olayı eşimle paylaşınca, "Ben sana herşeyi blogunda yazma, bilgiyi kendine sakla demiyor muyum" diye dert yandı.) 
Bahse konu iş modelinin tanıtım ve satış sitesini inceledikçe işin fikirsel sahipliği konusundan daha önemli bir sorun ile karşı karşıya olduğumu fark ettim. Site bilgi anlamında bomboştu, ceviz ve iş modeli hakkında neredeyse hiç bir bilgi yoktu. Paylaşım Bahçeleri iş modeli için en çok önem verdiğim güven ve buna dayalı iyi niyet bu sitede yoktu. Site her haliyle benim algılanmaktan korktuğum, iyi niyetten yoksun bir ortaklık yapısı hissi oluşturdu bende. Ortaklık yapısı ile kurulacak bir tarım projesinde olası kötü niyet, benim projem ile birlikte gelecekte mükemmel şekilde farklı ürünlere uyarlanabilecek tarım projelerin de sonu olacak. Atatürk'ün havacılık için belirttiği sözden uyarlama ile "İstikbal tarımdadır". İlk olacak kötü bir uygulamayı bu ülke kaldıramaz.
Uzun süre farklı bir yaşam modeline kafa yormuş, cevizi araştırmış ve yazmış biri olarak, ceviz bahçesi hissesi satın alma yapmadan önce araştırma yapacak ve bu yazıyı bulacak kişileri uyarmak istiyorum. Bu kadar az bilgi bana güven vermiyor, iyi niyetli olduklarını düşünmüyorum. Keşke benim düşündüğüm gibi sağlam ve güvenilir bir yatırımcı ile bu projeyi yapsalar, ben hisse almaya hazırım. Doğru insanların elinde bu iş modeli (fikir sahibi kim olursa olsun) herkesin kazandığı bir gelecek yatırım aracı olacak. 
Bekleyip görelim, neler olacak ?