Kompost etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kompost etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Ağustos 27, 2024

Yıllar Geçiyor, Eski Projeleri Birileri Hayata Geçiriyor. İzliyorum.

Alternatif Yaşam Planlaması Blogu 2006 yılında yazılmaya başlanmıştı. Dört kişilik bir ekibin projesi ve idealleriydi. Youtube'un hayatımıza girmesiyle blog yazıları videolara evrildi. 

Alternatif Yaşam Planlamasında "Ben bunu demiştim" projeler arasında başaramamış/yapamamış olmaktan dolayı en çok üzüldüğüm proje "Ceviz Bahçeleri Projesidir" Ceviz Bahçeleri Projesi üzerinden 14 yıl geçti, o günlerde 100 dönüm (ideali 1000 dönüm ve üzeri) ve üzeri bir ceviz bahçesi kurabilmiş olsaydım bugün her yıl önemli miktarda gelire sahip olacaktım. Son yıllarda düzenli araştırma ve yazı yayınlamıyorum ama tam da yazılarımda bahsettiğim ve dünyada örnekleri olan, yüzlerce dönüm arazide her aşaması makinalı, ceviz bahçesinin Türkiye'de hayata geçirildiğini okumuştum. 

Yıllarca önce denemelerini yapıp, tecrübe ettiğim ve bugünlerde gündemde olan ve yakın zamanda atık yönetimi konusunda ana akım olacak kompost Alternatif Yaşam Planlamasının bir diğer önemli projesiydi. Tek kullanımlık plastik malzemelerin yerine doğa dostu tek kullanımlık malzemelerin kullanılması yasalarla zorunlu hale geliyor. Atıkların geri dönüştürülmesi ve organik atıkların kompost yapılmasının zorunlu olacağı bir döneme başlıyoruz. Şeker kamışı küspesi, buğday ve arpa sapı gibi atık malzemelerden yapılan tek kullanımlık, endüstriyel ve ev tipi kompost yapılmaya uygun, mutfak malzemeleri önemli değişimlerinden biri. İngiltere'de bu konuda kurulan "Compostable Coalition UK" bu sürecin tüm dünyada zaman içinde gideceği yöne model oluyor. Koalisyonda tek kullanımlık kompost edilebilir ürün üreticileri, çöp toplayıcıları ve kompost yapma tesisleri yer alıyor.
Yağmur suyu toplama sistemleri, elektrik şebekesinden bağımsız evler de Youtube'da sıkça gördüğüm hayata geçen projelerden. 

2021 başından beri hidrojen enerjisinin başta ağır sanayi ve ağır vasıta yakıtı olarak kullanılması hakkında araştırmalar yapıyor, proje geliştiriyorum. 2021 yılında projemi anlattığım bir çok kişi elektriğin ana enerji kaynağı olacağını, hidrojenin bir çok sebepten dolayı ana enerji kaynağı olmasının mümkün olmadığını söylüyordu. Bu ay içerisinde izlediğim iki video rüzgarın hidrojen lehine dönmeye başladığını gösteriyor. 

İlk video TOYOTA CEO: THIS NEW ENGINE WILL END ELECTRIC CARS," SAYS TOYOTA CEO ABOUT HIS CREATION başlıklı video. Toyota uzun zamandır ticari olarak hidrojenli araç satışını artan miktarlarda devam ettiriyor. 

İkinci video Elon Musk: "I am releasing My New Water Engine TODAY" başlıklı video. Elon Musk videoda da bahsettikleri üzere hidrojenli araçları "Aptallık" olarak görmekteydi. 
Yazdıklarımın, projelendirklerimin, zaman içinde birer birer günün gerçekleri, zorunlulukları olmasını üzülerek/sevinerek izlemekle yetiniyorum.

Pazartesi, Ocak 14, 2013

Kompost Nasıl Yapılır Videosu Youtube'da

2013 planlarım arasında Alternatif Yaşam Planlamasında yaptığım uygulamaları video haline getirmek de var.

Kompost yapımını anlattığım ilk videoyu tamamladım ve Youtube'a ekledim.

İlk defa bu tarz bir video yapmanın acemiliğiyle anlatımda bazı ufak tefek hatalar olmakla birlikte, 2009 dan beri yaptıklarımı altı dakikada özetleyen güzel bir video oldu.

Ben beğendim...

İşte ilk Alternatif Yaşam Planlaması videosu.





Cuma, Ocak 04, 2013

Solucan Gübresi Nasıl Yetiştirilir? - Birinci Bölüm -

Evsel ve bahçesel atıklarımın büyük bölümünü kompost haline getiriyor ve bahçemde kullanıyorum. 2013 de kompost işlemini bir adım ileriye götürerek solucan ile kompost (vermicomposting)  yapmaya karar verdim. 

"Solucan gübresi" içindeki gübre kelimesinin bizde yarattığı kötü kokulu çağrışımlarının aksine yağmur sonrası toprak kokan, siyah renkli, organik açıdan çok zengin doğal bir oluşum. Ben solucan gübresi demek yerine solucan toprağı demeyi tercih ediyorum.    

Onbeş gün boyunca Worm Farm, Vermicomposting arama kelimeleri ile onlarca Youtube videosu indirdim, izledim, sınıflandırdım ve notlar aldım. Türkiye'de az sayıda kişinin bildiği ve yaptığı ve sadece üç ticari firmanın olduğu bir alan solucan yetiştiriciliği. Youtube'daki video zenginliğinden Amerika'da bu işin çok yaygın ve bilinen bir uygulama olduğu belli oluyor. Onlarca Youtube videosunu izlemek çok zamanımı aldı. Bazı videolar çok başarılı şekilde konuyu anlatırken bazıları tamamen vakit kaybıydı. Bazı videolardaki Amerika kırsal insanı aksanlı "Amerikanca"yı anlamlandırmaya çalışmak ayrı bir keyifti. İndirdiğim videoları izleyip, içeriklerine göre Başlangıç - Büyük Ölçek - Solucan Ayıklama - Topraktan Solucan Çıkarma - Solucan Toprağını Ayırma klasörlerine kaydettim. Hangi videoları tekrar izlememin faydalı olacağını belirlemek için videoların adlarını değiştirmeden başlarına 1-10 arası numaralar verdim. Aşağıdaki ekran görüntüsünde klasör ve dosya detaylarını görebilirsiniz.
Bu kadar Youtube ve video indirmekten bahsetmişken hangi program ile Youtube videoları indirilebiliyor bilgisini de vereyim. Ben ytddownloader programını kullanıyorum. Programı ücretsiz indirebiliyorsunuz, tavsiyem indirdikten sonra 23 usd vererek PRO sürümüne geçmeniz.  

Başlangıç seviyesi videolar içinde gerek görüntü gerek içerik açısından en iyi bulduğum videoyu izleyerek devam edelim. 

Kısa özetle evde solucan yetiştirmek için yukarıdaki hazırlıkları yapmalısınız.

İlk solucan kovamı hazırladım. Hazırlık aşamasını daha sonra detaylı anlatacağım. Bu mevsim bahçede solucan bulmak biraz zor oldu. Sanırım solucanlar toprağın derinine inmişler, hafta sonu yeniden solucan arayacağım. 

Yandaki kovada üç solucanım var. 01 Ocak 2013 tarihinde kovadaki yaşamlarına başladılar. Dün resimlemeden önce kontrol ettim durumları iyi görünüyordu.

Gelişmeleri ve yeni yazıları önümüzdeki günlerde paylaşacağım. 


     

Salı, Ocak 01, 2013

Petrol Bitti. Şimdi Ne Olacak?


Gaia Education'daki eğitmenim izlememiz ve yorumlamamız için sınıfa bir belgesel önerdi. Belgeselin adı : The Power of Community. How Cuba Survived Peak Oil. (Toplumun Gücü. Küba Peak Oil krizinden nasıl kurtuldu.) 4 Ocak'a kadar belgesel hakkında bir yorum yazıp, sunmam gerekiyor. 

Bir sabah kalktınız ve artık petrolün ülkenizde olmadığını öğrendiniz. Nasıl olur? Birden petrol mü biter? diyeceksiniz. Petrol birden bitmemiş ama 1990 yılında Rusya'nın Küba'ya petrol vermeyi durdurmasıyla Küba için zorunlu petrolsüzlük dönemi bir anda ve hazırlıksız başlamış. Belgesel 1990 - 2004 arasında,  petrolsüz dönemde Küba'da neler yaşandığını anlatıyor. İngilizce bilenler filmi Youtube'dan izleyebilirler. Belgeselin Türkçe alt yazısı var mı diye biraz araştırdım ama bulamadım.

Belgeseli İngilizce izleyemeyecek olanlar için belgeselden bazı çarpıcı noktaları bu yazıda paylaşmak istiyorum.      

Belgeseli izlerken Türkiye'de aynı şey olsaydı diye düşündüm ve belgeseli izlerken bir yandan da kafamda bu hayali filmi izledim. Kara mizah keyifli bir film izledim kafamda.

1989 yılına kadar Rusya, Küba'ya yılda 13-14 milyon ton petrol veriyor. Değişen ve dağılan Rusya yönetimi, ani bir kararla, bundan böyle Küba'ya eskide olduğu kadar petrol vermeyeceğini ve bundan sonra yılda 1 milyon ton petrol verebileceğini belirtiyor. Bir anda %93 lük azalma. Bu noktadan sonra Küba'da neler olduğunu, petrol bağımlılığının hangi sektörleri ne şekilde etkilediğini, Küba halkının durumu nasıl çözüme dönüştürdüğünü anlatıyor belgesel.
Şimdi Küba'da olanların Türkiye'de olsaydı ne olurdu düşüncesiyle yazdıklarımı okuyun. Ben belgeseli bu gözle izledim ve trajik komik bir tat aldım.

Petrol girişi durunca ilk ve en önemli sorun beslenme oluyor. Traktörlerde kullanılacak petrol bulunmuyor, tarımda kullanılan gübre ve ilaçlar petrol türevli olduğu için üretimleri önemli ölçüde düşüyor. Kırsal alanda yetiştirilen ürünlerin şehirlere taşınması mümkün olmuyor ve şehir halkı açlıkla mücadele etmeye başlıyor. Bebeklerde ve hamilelerde ciddi sağlık sorunları görülüyor. 1994 yılına gelindiğinde Küba'daki insanların ortalama kilosu kriz öncesine göre 9,5 kilo azalmış oluyor.
Ülke elektiriğinin büyük bölümü petrolden sağlandığı için ülke genelinde 14-16 saat süren elektirik kesintileri oluyor. Tropikal bir iklimde olan Küba'da bu kadar süre elektiriksiz kalmak buzdolaplarındaki birçok gıdanın bozulmasına yol açıyor.
Toplu taşımada ve az sayıdaki özel araçta kullanılacak yakıt olmadığı için insanlar işlerine gidemiyorlar. Çin'den birbuçuk milyon bisiklet getiriliyor, kendi kaynakları ile de beşyüzbin bisiklet üretip, halka bisiklet dağıtıyorlar.
Küba petrolsüzlüğün getirdiği sorunlar ile uğraşırken Amerika'nın baskısıyla 1992 yılında Küba'ya uygulanan ambargo daha da sıkılaşıyor. Küba limanlarına uğrak yapan bir gemi altı ay boyunca Amerikan limanlarına giremez kuralı getiriliyor. Bu yasak konteyner gemilerinin Küba'ya uğraklarını durdurmasına yol açıyor. Konteyner gemilerinin bir ülkeye uğramaması demek 15-20 ton gibi küçük ölçekli yüklerin ülkeye girememesi ve ülkedeki ürün çeşitliliğinin olmaması anlamına geliyor. Küba'ya gelen gıda ithalatı %80 azalıyor. Tohum, hayvan yemi, yedek parça, gübre, tarımsal ilaç ithalatı duruyor.
Para alım gücünü kaybediyor ve karne günleri başlıyor.
Beslenmeye çözüm olmak için şehirlerde yaşayan halk bulabildiği her alanda tarım yapmaya başlıyor.   Kimyasal gübre ve tarım ilacı bulunamadığı için herkes zorunlu olarak organik tarım yapmak zorunda kalıyor. Ve fakat şehirli halkın tarım bilgisi olmadığı için yetiştiricilikte ciddi sorunlar yaşıyorlar. Öğrenmenin tek yolu deneme, yanılma.
Devlet, sınırlı alanda doğal yollar ile tarım yapmayı öğretmek için Avusturalya'dan iki permakültür eğitmeni getirtiyor. 400 Küba'lı permakültür eğitmeni eğitimi alıyor ve öğrendiklerini halka öğretiyorlar. Evlerin damlarında, sokak aralarında, bahçelerde bulabildikleri her yerde tarım yapıyorlar. Çiftçilik birden en itibar gören meslek haline geliyor. Tüm bu süreçte herkes bildiğini ve öğrendiğini birbiri ile paylaşıyor.
Ürünler şehirde ve şehrin kenarında yetiştirildiği için taşınma zorunluluğu olmadan yerel pazarlarda satılıyor.
Yıllar boyunca kimyasal gübre ve tarım ilaçları ile bozulan toprağı düzeltmek ve verimli hale getirmek beş yıl zamanlarını alıyor. Evsel atıklar kompost ve verikompost (solucan kullanılarak yapılan kompost uygulaması) olarak değerlendirilip, gübre olarak kullanılıyor.
Tarım için sınırlı alanları olduğu için birçok ürünü yan yana ekiyorlar. Ürün çeşitliliği beraberinde canlı çeşitliliğine getirdiğinden zararlılar ile mücadele eden doğal düşmanları da aynı ortamda yer alıyor. Kimyasal ilaç kullanmaya gerek kalmadan ürün zararlılarını doğal düşmanları yok ediyor. (Bizim Uğur Böceği olarak bildiğimiz sevimli böcek, yaprak biti düşmanıdır ve bulunduğu ortamdaki zararlıları yer.)
Zamanla üretilen biogübre (kompost, solucan toprağı) diğer Latin ülkelerine ihraç edilecek kadar artıyor. 1980 yılında Küba'da yılda 21.000 ton tarımsal ilaç kullanılırken, 2004 yılında sadece 1.000 ton tarımsal ilaç kullanılmaya başlanıyor.
Traktör kullanamadıkları için yeniden öküz kullanarak toprağı işlemeye başlıyorlar.
Ülkede toprak reformu yapılıyor ve hazineye ait olan çiftliklerin %40'ı halk tarafında oluşturulan tarım kooperatiflerine veriliyor. Binlerce dönüm hazine arazisi küçük çiftçilere veriliyor. Kendilerine verilen arazide ekim yaptıkları sürece bu araziler sahiplerinde kalıyor.
Ülkede bisiklet kullanımı ve yürüme arttığı için Küba halkının genel sağlığı iyileşiyor.      
--------------------------------------------------------------------------
Belgeselden çarpıcı bir cümle ile devam edeyim: Bir gün hepimizin karşılaşacağı sorunla ilk karşılaşan ülke Küba oldu. 

Belgesel Peak Oil kavramının ne olduğunu açıklayarak başlıyor. Peak Oil'in ne olduğunu bu bağlantıdan öğrenebilirsiniz. Yaşadığımız dönem ucuz petrol dönemi olarak biliniyor. Petrol üretimi tepe noktasına ulaştıktan sonra geçen her gün petrol bitimine doğru gideceği için petrol fiyatları her geçen gün artacak. Küba'nın zorunlu ve erken olarak yaşadığını bir gün hepimiz yaşayacağız.

Bu noktada kaos senaryoları yerine petrolün sınırlı bir kaynak olduğunun bilinci ile yukarıda örnekleri verilen bir çok uygulamayı şimdiden hayatımıza geçirerek petrole olan ihtiyacımızı azaltmak ve kalan petrolü çok daha uzun süre kullanmak önemli.

ODTÜ 'de yapılan toplantıda Prof Dr Ali Gökmen, Ankara halinden alınan istatistiklere dayanarak, Ankara'nın  %95 gıda ihtiyacının Ankara dışındaki illerden taşınma yolu ile Ankara'ya geldiğini belirtmişti.

Bizler sonu bilenen bir oyunda nelerin peşinde koşuyoruz? Neleri öğreniyoruz? Çocuklarımıza neler öğretiyoruz? (Alternatif Yaşam Planlaması okurları, kardeş siteler yazarları ve emek verenleri hariç...)        

Pazar, Aralık 16, 2012

Kompost Tuvaletler, Aquatron ve Septik Tanklar

Bugün sevimsiz ama hayatın en temel ve doğal ihtiyaçlarından biri konusunda yazmak istiyorum. Tuvalet atıklarının bertarafı. Birçoğumuz için sifonu çekmek ve gerisini düşünmemekten ibaret tuvalet atıkları. Afrika'da, tuvalet atıklarına bağlı ölüm ile sonuçlanan birçok hastalık yaşanmakta.  

Kompost Tuvaletler
Tuvalet ihtiyacınızı bir kovaya giderdiğinizi ve ihtiyacınızı karşıladıktan sonra kovaya birkaç avuç talaş attığınızı düşünün. Sevimsiz göründü değil mi? Kısa özetle kompost tuvaletler bu şekilde kullanılıyor.
Yapımı çok kolay; herhangi bir kovayı (Büyük boya kovaları olabilir) ahşap bir kutunun içine yerleştiriyor, klozet kapağını yerleştirip kullanıyorsunuz. Bilerek bu konuyu kısa geçiyorum ama merak ederseniz Youtube'da "composting toilets" arama kelimeleri ile birçok videoyu izlemeniz ve öğrenmeniz mümkün.

Aquatron Tuvaletler
Sulu tuvalet kullanma alışkanlığı hayatımızın kolay vazgeçemeyeceğimiz bir parçası. Hepimizin halen kullanmakta olduğu sulu tuvaletleri, kompost tuvalet gibi kullanabilmek mümkün. Aquatron, sulu tuvaletlerin giderlerini bir kanalizasyon yada bir foseptik çukur yerine, özel kompost odasına gönderen bir sistem. Sistem  tuvaletten gelen suyu ve katı maddeyi özel haznesinde ayırıp, suyu filitrasyon bölümüne, katı madde ve tuvalet kağıdı gibi atıkları kompost haznesine gönderiyor.

Aquatron'un çalışma prensibini aşağıdaki resimde bulabilirsiniz.


Tuvalet gideri Aquatron kompost haznesi üzerinde yer alan ayrıştırma haznesine bağlanıyor. Hazne suyu filitrasyon ünitesine, katı atığı kompost haznesine ayırıyor. Yukarıdaki model dört hazneli ve döner sistemli bir model. Dolan hazne dönüyor ve ayrıştırıcının altına boş bir hazne geliyor. Dört kişilik bir ailenin tüm hazneleri doldurması bir senede tamamlanıyor. İlk dolan haznedeki katı malzeme, Aquatro'nun yapısı sayesinde, dördüncü hazne dolduğunda tamamen kompostlaşmış, ve miktarını büyük ölçüde kaybetmiş hale geliyor. Kompost haznesinin içine toprak solucanları konması durumunda katı madde %90 oranında azalıyor. Haznelerden çıkan kompost, ağaç altı malçlama, koruluklar gibi yerlerde kullanılıyor.      

Yukarıdaki modelin aksesuar parçalar ile birlikte yaklaşık fiyatı 4.500 dolar seviyesinde.

Firmanın web adresine bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.


Septik Tank   

Kanalizasyonun olmadığı yerde sızdırmalı veya sızdırmasız foseptik çukur kullanıyoruz. Hiç bir özelliği olmayan, atık suyu bir alanda toplamayan yaramaktan başka bir işlevi olmayan, tek oda gözlü bizim foseptik çukurlarımız. 
  
Önce aşağıdaki kısa videoyu izleyelim. 



Video herşeyi anlatıyor... Geri kalmış birçok ülkede bile benzer şekilde iki odalı foseptik çukuru kullanılıyor ve bu sistem septik tank olarak adlandırılıyor. Videoda septik tanktan taşan su bitki altlarına veriliyor. Bu her septik tank uygulamasında görülmeyebiliyor.

Septik tanktan taşan su ile yapılan dip sulama için bir uygulama resmi aşağıdadır.



Atık su arıtma için şimdilik bu kadar. Türkçe karşılığını bulamadığım WETLAND olarak adlandırılan uygulamaları bir başka yazıda anlatacağım. Yukarıda drainfiled olarak görünen alan bir wetland uygulaması.        



Salı, Aralık 11, 2012

Mutfak Artıklarından Kompost Yapımı - Asgari Çöp Üretimi

Aksiyon dergisinde Alternatif Yaşam Planlaması hakkında yayınlanan röportajdan daha önce bahsetmiştim. Röportaj yayınlandıktan sonra birçok olumlu yorum aldım, mahallede YAZAR sıfatı ile gezer oldum. AMA hepsinden önemlisi evde neredeyse sınırsız özgürlükte deney yapma hakkı kazandım :) Röportajı gerçekleştiren Tuba Kabacaoğlu'na birkez daha teşekkür ederim. 

Ne zamandır aklımda olan ve fakat hanımdan çekindiğimden bir türlü cesaret edemediğim mutfak içinde mikro ölçekli kompost ön hazırlık kovaları kullanma düşüncesini röportajdan sonra uygulamaya cesaret edebildim. Sonuç başarılı oldu.  

Normal şartlarda elimden geldiğince mutfaktaki organik atıkları biriktirip bahçedeki kompost kovalarına götürüyorum. Yağmur, çamur, soğuk havada sıcak evden bahçeye çıkıp, kompost kovalarına gitmek bazen keyifsiz olabiliyor. Bu nedenle mutfak içinde kompost sürecini başlatacak ve mutfaktan çıkan organik atıkları çöpe atmak kadar kolay olacak şekilde kompostlamaya başlayabileceğim bir sistem düşündüm.  


Evyenin altına, çöp kovasının yanına, iki küçük kova koydum. Yukarıdaki resimde sol tarafta görünen beyaz renkli kovalar. Kovalardan birine talaş doldurdum, diğer kovanın da dibine ıslaklık tutması için bir miktar talaş koydum. Resimde sağ tarafta komposta koyulmayacak çöpleri attığımız kovayı görmek mümkün. 

     
Komposta konulabilecek salatalık kabuğu, muz kabuğu, yemek artıkları gibi atıkları kompost kovasına koydum ve ara ara atıkların üzerine talaş ekledim. Talaş, atıkların kokmasını engelliyor ve kompost sürecini başlatıyor. Yukarıdaki resimde kompost kovasının başlangıçtan 4-5 gün sonra dolmuş halini görebilirsiniz. 

     
Resimlemek için kovaların kapaklarını açmıştım. Normal süreçte kompost kovasının ve talaş kovasının kapaklarını kapalı tutuyorum. 


Eyve altındaki küçük kompost kovası dolunca kovayı bahçedeki kompost kovasına boşaltıyorum. Mutfak atıkları bu kovada komposta dönüşecek. Kovayı yukarıdaki ve yandaki resimde gördüğünüz gibi toprağa gömdüm. Topraktaki solucanların kovanın altında ve yanında bulunan deliklerden kovaya girmesini ve kompost sürecini hızlandırmasını bekliyorum. Solucanlar kovaya girdiler mi henüz kontrol etmedim. 

Anlattığım uygulamayı apartmanda yaşayanlar balkonlarını kullanarak da yapabilirler. Benim bahçeye koyduğum kovayı, balkonunuza koyarak siz de mutfak artıklarınızı komposta dönüştürebilirsiniz. Kompost ile ilgili daha önce yazdığım yazılara Kompost etiketini seçerek ulaşabilirsiniz.  

Gaia Education Ekoköy Dizayn Eğtimi dersleri kapsamında yukarıdaki projemi eğitmenler ile paylaştım. Amaç şehir ölçeğinde fayda sağlayabilecek katı atık toplama işlemine alternatif bir yaklaşım getirmekti. 

Evlerimizde kompost ön hazırlık kovalarının ve ikinci aşama kompost kovalarının olduğunu düşünelim. Tüm organik atıklarımızı kompost kovalarında tutuyoruz. Kompost kovalarımız dolduğunda ise halen çöplerimizi döktüğümüz çöp konteynerlerinin yanına konan "kompost konteynerlerine" döküyoruz. Tüm mahalleli tarafından doldurulan  kompost konteynerlerimiz oluyor. Belediyeler çöp toplar gibi özel kompost kamyonları ile kompost konteynerlerini topluyor ve nihai olgunlaşma süreci için uygun alanlarda biriktiriyorlar.   

Ben mutfakta kompost kovalarını kullanmaya başladığımdan beri çöp atma sıklığım günlükten, 2-3 günde bire düştü. Şehir ölçeğinde çöp toplama sıklığının yarı yarıya azaldığını düşünelim. Çöp toplama masrafı yarı yarıya azalacak, çöp toplamak için kullanılan benzin miktarı (karbon salınımı için önemli bir katkı) yarı yarıya azalacak. Çöplerin büyük çoğunluğu komposta dönüşecek ve bahçelerde kullanılacak. 
Yukarıda belirtiğim faydaları Gaia Education'daki eğitmenlerime yazdım. Çok yerinde bir tespit olduğunu söylediler ve benim düşünemediğim bir başka faydadan daha bahsettiler. Birçoğumuzun bildiği üzere çöpler bir alanda toplanırsa metan gazı üretmeye başlıyor ve metan gazı atmosfer için CO2'den daha tehlikeli bir gaz. Kompost Konteynerleri ve kompost kamyonları ile metan gazı oluşumunun da önüne geçmiş oluyoruz. Şehir ölçekli katı atık toplama alternatif projemle eğitmenlerden bir "well done" aldım. 

Uygulanabilir bir proje mi? 
Evet.
Türkiye'de uygulanır mı? 
Hayır :) 

Neden? 
Yaa, git kardeşim kim uğraşacak bu işlerle. 

Bu projeyi uygulasa uygulasa Türkiye'nin ilk ve tek Yavaş Şehri olan Seferihisar'ın Belediye Başkanı Sn Tunç Soyer uygular.

Halk uygulamayı destekler, katılır, evlerinde, mutfaklarında kompost yapmakla uğraşır mı?    
???

Cumartesi, Eylül 22, 2012

47,5 C Kompost Isısı !

Bir hatırlatma ile başlayayım: Kompost yapımı hakkında epeyce bir yazı yayınlamıştım. Alternatif Yaşam Planlamasının sağ üst köşesinde yer alan (Bu Blogda Ara) bölümünde Kompost kelimesi ile arama yaparsanız tüm yazılara ulaşabilirsiniz.  

Bu sene kompost yapımında bahçemden kestiğim çimler ile ince talaş kullandım. Şu an olgunlaşma süreci devam eden 300-350 kilo kadar kompost malzemem bulunuyor. Bahçeden kestiğim çimleri önce sandıklarda bekletiyor sonra kompost kovalarına alıyorum. Kovalardaki malzemeyi belirli aralıklar ile karıştırmak olgunlaşma sürecini hızlandırıyor. Karıştırmayı belirli zaman rutinine, dört günde- beş günde bir karıştırmak gibi, bağlayarak yapmak mümkün. Kompostun iç ısını bir termometre ile takip ederek karıştırma zamanını belirlemek ise bir başka yöntem. Kompost kovasındaki iç ısıyı ölçmek için özel bir termometrem var. Aşağıdaki resimde gri renkli kovanın üzerinde termometremi görebilirsiniz. İğne tipi olarak tanımlanan ve 25 cm uzunluğunda iğne şeklinde bir çubuğa bağlı dijital bir termometre. Bu özelliği ile kompost kovalarında bulunan deliklerden içeri kolaylıkla sokulabiliyor.   


Dün akşam ortam ısısı 27 dereceyken kovaların iç ısılarını ölçtüm. Kırmızı ve en küçük boyunttaki kovanın içi ısı 39.1 derece, gri ve orta boyuttaki kovanın iç ısısı 43.5 dereceydi.




Mavi renkli en büyük kovada kompost yapmaya başladığımdan beri gördüğüm en yüksek ısıyı gördüm. Mavi kovanın iç ısısı 47.5 dereceydi.

İçinde sadece kesilmiş çim, ince talaş ve biraz toparak bulunan bir kabın kendiliğinden 47,5 dereceye kadar çıkan ısı üretmesi çok ilginç ve keyifli.

Dün yorgun hissediyordum ve üç kovayı döküp, karıştırmak ve hafif ıslattıktan sonra geri kovalara doldurmak zor geliyordu. Bu rekor seviyede ısıları görünce kovaları karıştırma gereği olmadığı için mutlu bir şekilde eve girdim.

Çarşamba, Ekim 14, 2009

KOMPOST


Haziran ayında başladığım ve dört yazı ile anlattığım (1)(2)(3) (4) denemeler sonucu kompost üretmeyi öğrendiğimi söyleyebilirim.

Çöp kovalarını matkap ile delerek yaptığım ucuz ve basit kompost kapları sağlıklı olarak çalıştı ve şimdiye kadar 125-150 kilo kadar kompost ürettim. Kompost sürecinde en önemli etkenin malzemenin ıslaklığı olduğunu gözlemledim. Malzeme fazla ıslak veya fazla kuruysa kompost yeteri kadar ısınmamaktaydı. Fazla ıslak malzemeyi birkaç saat yayarak güneşlendirdim ve tekrar kovaya doldurdum. Kovaya doldurduktan sonra malzemenin hızla ısındığını ölçtüm. Gelelim anahtar soruya; malzeme ne kadar ıslak olmalı? Malzemeyi karıştırdığınızda elinizi hafif nemli yapacak kadar ıslak olması yeterli. Malzeme elinize çamurlu bir bulamaç gibi yapışıyorsa gereğinden fazla ıslak demektir. Yağmurların başlaması ile birlikte bahçedeki kompost kaplarının kapaklarını yağmur suyu ile kontrolsüz ıslanmaması için kapattım.



Yaz aylarında üç-dört güne bir karıştırdığım malzeme bir ay gibi bir sürede kompost haline geldi. Havaların soğuması ile birlikte malzemeyi karıştırma sıklığım ve kompostun olgunlaşma süresi neredeyse iki katına çıktı.

Haziran ayından beri neredeyse hiçbir mutfak artığını çöpe atmadık. Ufak ufak parçalara ayırıp, kompost kaplarına ilave ettik. Salatalık, mısır, havuç, patates kabuklarının malzeme içinde birkaç hafta içinde yok olmalarına şaşkınlıkla tanık olduk. Delikler açılmış orta boy bir çöp kovası ve biraz toprak ilavesi ile mutfak artıklarının bir balkonda bile komposta dönüşebileceğini düşünüyorum. Balkonda kompost haberlerini merakla bekliyorum.

Alternatif Yaşam'a ulaşma istatistiklerini incelediğimde, arama kelimeleri içinde neredeyse hiç KOMPOST kelimesinin olmaması düşündürücü ve bir o kadar da üzücü. Pekmez yapımı ve Sirke Yapımı hala en çok aranan kelimeler sıralamasında ilk ikiyi oluşturuyor.

Tam evde kompost yapımını öğrendim derken Meyvelitepe (kompost denemelerine onların yazıları ile başlamıştım) sayfalarında okuduğum Bukashi kovaları yeni bir denemenin ışığını yaktı.

Şimdi sırada Bukashi Kovaları denemeleri var.

Çarşamba, Temmuz 22, 2009

Evde Kompost Yapımı - 4

Nihayet istediğim termometreyi aldım. Şimdi biraz daha bilimsel olabilirim. Aşağıdaki ölçümleri yaptığım gün dış sıcaklık 28.8 C idi.

Üçünçü tur kompost hazırlıkları devam ediyor.



Turuncu kovada bu kez deniz yosunu kullandım. Yosunları iyice yıkadıktan sonra, kurumuş çim, mutfak artıkları ve toprak (Kovanın üçte biri kadar toprak kullanıyorum) ile karıştırdım.



Termometremi kovanın ortasındaki bir delikten içeri yerleştirdim.



Turuncu kovadaki malzeme 40.6 C ısıda.

Gelelim mavi kovaya. Mavi kovada ikinci haftasını tamamlamış ve neredeyse olgunlaşmak üzere olan malzemeye, komşumun budadığı asma yapraklarını karıştırdım. Bugün ölçüm yaptığımda malzemenin ısısı 30.7 C deydi. Asma yapraklarını eski malzemeye ilave edeli üç gün olmuştu ve malzemenin sıcaklığının daha fazla olmasını bekliyordum. Malzemenin fazla ıslak olduğunu düşündüğüm için karıştırmaya karar verdim.










Malzeme tahmin ettiğim gibi biraz fazla nemliydi. İyice karıştırıp tekrar kovaya yerleştirdim ve mavi kovayı daha çok güneş gören tutuncu kovanın yanına koydum.

Kovaların ısılarını takip edip, sizleri haberdar edeceğim.

* Izmir'de yaşayanlar için bir bilgi vereyim: Konak katlı otopark arkasındaki sokakta laboratuvar malzemeleri satan dükkanlarda termometre ve laboratuvar malzemeleri bulabilirsiniz...

Perşembe, Temmuz 02, 2009

Evde Kompost Yapımı Denemesi - 3

İkinci haftasını tamamlayan kompost malzememiz hazır hale gelmek üzere. Yaklaşık 30 kilo kompostumuz olacak. Geçen hafta yıllık izinde olmanın avantajını kullanarak hemen her gün kovadaki malzemeyi karıştırma şansı buldum.

Geçen hafta başında kompost malzemesinin ısınması durdu. Kompost sürecinin tamamlanması için henüz erken olduğu için birşeylerin yanlış gidiyor olduğunu düşündüm. Karıştırmak üzere yere döktüğüm malzemenin gereğinden fazla ıslak olduğu dikkatimi çekti ve kovadaki malzemeyi yayarak birkaç saat güneşlendirdim. Bu işlemi iki boyunca tekrarladım. Üçüncü gün kompost kovasındaki malzeme yeniden ısınmıştı.

Bugün kompost kovasında küçük bir çukur açarak ısısını kontrol ettim, çok ısınmamakla birlikte malzeme hala ısınmaya devam ediyor. Bugün, yarın kompostum hazır hale gelecek.

Her pazar günü biçtiğim çimleri, toprak, karton parçaları ve kuru yapraklarla karıştırarak küçük kompost kovamda yeni sürece başlıyorum.

Deniz kıyısında oturmanın avantajını kullanarak yeşil deniz yosunlarını, talaş ve toprak ile karıştırarak yeni bir kompost denemesine başlamayı planlıyorum. Tabii yosunları sürece başlamadan önce yıkararak deniz suyundan arındıracağım.

Kompost yapımı süresinde yaşadığım bazı olayları sizlerle paylaşmak istiyorum.

* Çevremdeki bir çok kişi (2-3 ay öncesine kadar ben de dahil) kompostun ne olduğunu bilmiyor. Özellikle mutfak atıklarının kokuşmadan nasıl "toprağa" dönüştüğünü anlamakta zorlanıyorlar. Geçen hafta mutfakta bir naylon poşet içinde biriktirdiğim salatalık, marul yapraklarını kompost kovamın içine dökmeden poşeti ile birlikte kovanın yanına bıraktım. Veee unuttum. İki gün sonra poşeti açtığımda poşetin içindeki malzemenin sulanarak çok kötü kokmaya başladığını gördüm. Demek ki keramet, kompost kovasının içinde gerçekleşiyor.

* Kompost konusunu anlattığım Almanya'da doğup, büyümüş bir arkadaşım; "Ee ne var ki bunda, Almanya'da kompost olabilecek malzemeyi ayrı bir yere dökerdik ve bir kompost tepesi oluştururduk, zaman zaman bu tepeyi karıştırırlardı." dedi. Almanya geçmişi olanlara kompost konusunu sorduğumda kimse kompost ne demedi.

* Meyvelitepe'de anlatıldığı gibi "kompost" yapmayı deniyorum dediğim birçok kişi "komposto" yapmayı denediğimi düşündü.

* Kompost yapımı denememi "Kaç liralık malzeme ki, ne uğraşıyorsun, al gitsin." yaklaşımı ile değerlendiren materyalist bir kitleyi, görmezden geldim.

* Toprak solucanlarının kompost oluşum sürecini hızlandırdığını okuduğum için kompost kovalarımda yaşayacak kadrolu solucanlar edinmeye karar verdim. İlkbahar aylarında toprağı bellediğimde hemen her belde üç, beş solucan görürdüm ama bu aylarda sertleşen toprakta bel yapmak ile uğraşmak istemedim ve yol üzerinde sıklıkla gördüğüm balık yemi satan dükkanlardan birine girdim.
- Toprak solucanınız var mı? dedim
- Hangi balığı avlamak istiyorsun abi?
- Aslına bakarsan balık avlamak için kullanmayacağım, besleyeceğim onları.
Satıcının, nasıl yani? bakışını karşılıksız bırakmamak için devam ettim.
- Toprak solucanları kompost (gözlerinden neden bahsettiğini anlamadığını anladım ama üstelemedim) oluşum sürecini hızlandırıyor, onun için besleyeceğim onları dedim.
Şaşıran satıcı, "yok bulamazsın toprak solucanı satan bir yemci" dedi.

Sen öyle san, elbet biri satıyordur dedim ve dükkandan çıktım.

Yukarıdaki diyalogların benzeri üç, dört yem dükkanında daha yinelendi, ben yemcilerden ümit kestim, şimdilik tembellik yaptığım için bel ile solucan da aramıyorum.







Kompost süreci tamamlanmak üzere olan battal boy mavi kovayı Ozzi'nin Odasının yanına koydum. Kompost yapımına başlamadan mutfakta çıkan tüm organik atıkları gerçek bir çöp öğütücüsü olan Ozzi'ye veriyorduk. Ozzi bir köpeğin yemesini hayal etmediğiniz birçok şeyi yiyen bir köpek. Laf aramızda geçenlerde Ozzi'yi neredeyse süreci tamamlanmış kompost kabından bir kaç ısırık alırken gördüm.



Yeni malzemeyi biriktirdiğim turuncu kova daha falza güneş gören sebze çuvallarının yanında duruyor.



Yukarıdaki fotoğrafı bu haftabaşı çektim. Malzeme hem koku hem ısı olarak gayet iyi durumdaydı.




Yukarıdaki resmi bugün çektim. Kompost kovasındaki malzemede küçük bir çukur açtım, süreç neredeyse tamamlanmak üzere.

Perşembe, Haziran 25, 2009

Evde Kompost Yapımı Denemesi - 2

Evde Kompost Yapımı yazımızda anlatmaya başladığımız kompost yapımı denemesi başarı ile kompost haline geldi. Elde ettiğimiz kompostu çim alanımızdaki tuzlanan ve yosunlanan yerlere serdik.

Boşalan kabımızı bir miktar toprak karıştırdığımız, mutfak artıkları, çim, asma yapmakları, kurumuş çam iğneleri ve karton parçaları ile doldurduk ve yeni bir sürece başladık.

Gelişmeleri paylaşacağız...

05/Temmuz/2009 NOTU : Gelen yorumlar çerçevesinde neleri, nasıl yaptığım hakkında birkaç eklemenin daha sağlıklı olacağını gördüm. Aşağıya yeni ekleyediğim resim ve açıklamalar ile evde/balkonda kompost yapımı denemek isteyenlere yardımcı olmayı umarım.

Kompost yapımında kullandığım iki kovam var. Birinci kovayı biriktirme ve ön hazırlık kabı olarak kullanıyorum. Diğer kovaya olgunlaştırma kovası diyorum ve ön hazırlıktan gelen malzeme ile yeni malzemeyi karıştırarak kullanıyorum. Bu çerçevede işlemi biraz daha detaylı anlatayım.

BİRİKTİRME VE ÖN HAZIRLIK KOVASI:

Haftalık kestiğim çimi kompost malzemesinin başlangıcı olarak kullanıyorum. Küçük bir çim alanım olduğu için haftalık kestiğim çim küçük kova için yeterli oluyor. Çim, toprak, kuru yapraklar ve karton parçaları ile biriktirme kovamı dolduruyorum.








Mutfak artıklarını (salatalık, domates kabuğu, havuç artıkları, marul yaprakları, maydanoz sapları, mısır püskülleri ve kabuğu gibi) bir bahçe makası ile ufak parçalara ayırarak günlük olak biriktirme kovasına ilave ediyorum. Günlük mutfak artıklarını belirttiğim şekilde küçültüp biriktirme kovasının üzerine döküyorum. Bir, iki günde bir yaptığım karıştırmada yeni malzeme eski malzeme ile karışıyor.




Yukarıdaki fotoğraf başlangıcından sonra beşinci günündeki malzemenin durumunu gösteriyor. Çimler sararmaya başlamış, karton parçaları hala seçilebiliyor. Yere serdiğim malzemenin yüksek ısısı işlemin doğru yolda ilerlediğinin habercisi. Tüm malzemeyi bir-iki güne bir bu yere yayıp iyice karıştırdıktan sonra tekrar kovaya dolduruyorum. Malzemnin nem durumunu yeterli görüyorsam yeniden sulamıyorum ama malzeme kurumaya başlamışsa kabı doldurtuktan sonra yukarıdan nemlendirecek kadar suluyorum.

OLGUNLAŞTIRMA KOVASI :

Yedi gün boyunca mutfak ve bahçe artıklarını ilave ettiğim başlangıç kovasındaki malzemeyi yeni malzeme ile karıştırma zamanı...



* Kompost kabım ve durduğu yer: Matkap ile birçok delik açtığım sert plastikten bir çöp kovasını kap olarak kullanıyorum. Matkapla delik açarken çok baskı uygulamamanızı plastiği/kovayı çatlatmaması adına tavsiye ederim. Kovayı gerek temizliği kolay olması adına gerek altındaki deliklerden hava akışını sağlamak adına tahta bir ızgara üzerinde tutuyorum. Balkonda kompost yapımını denemek isteyenler için böyle bir ızgaranın temizliği kolaylaştıracağını düşünüyorum. Kompost içindeki malzemenin ıslaklığı azaladığında yukarından sulamayı çim alanım üzerinde yapıyorum. Böylelikle akan fazla suyun ziyan olmasını önlediğimi düşünüyorum ama balkon ortamında yukarıdan yaptığınız sulamanın altan akan fazla suyunu temizle kolaylığı açısından tahta bir ızgara işe yarıyacaktır.




Yaş ve kuru malzemenin karıştırılması : Biriktirme kovasındaki malzemeye yeni kesilen çim ve keserek ufalttığım yapraklarını yaş malzeme olarak olarak ilave ettim. Karıştırdığım malzemeye kurumuş çam iğnelerini(yapraklarını) ufalayarak ekledim.




Tüm malzemeyi karıştırdım.




Kuru malzemenin yetersiz olduğunu düşündüğüm için üzerinde baskı ve kaplama bulunmayan kartonları parçalayarak ilave ettim. Tüm malzemeyi kovaya koyarak yukarıdan çiçek sular gibi suladım.

Olgunlaşma kabındaki malzemeye bir daha yeni malzeme eklemiyorum. Bir, iki günde bir karıştırıyorum. Nem durumuna göre güneşlendirme yada su ilavesi yapıyorum.

İşlemin sonucunu Evde Kompost Yapımı Denemesi - 3 yazımızda görebilirsiniz.

Çarşamba, Haziran 10, 2009

Evde Kompost Yapımı Denemesi

Üç haftadır evde kompost yapma denemesi yapıyorum. Meyvelitepe sayfalarında okuduğum Kara Altın yazılarını ve Geri Kazanım Çaba Grubundaki Kompost Nedir? Nasıl Yapılır? yazısını okuduktan sonra denemeye karar verdim.

Orta boy, sert plastikten bir çöp kovası alıp, üzerine ve altına düzenli aralıklarla, 10 luk matkap ucunu kullanarak, delikler açtım. Kuru malzeme olarak kuru çam yapraklarını/iğnelerini, kuru zeytin yapraklarını, kuru sazlıkları ve bir miktar talaşı kullandım. Yaş malzeme olarak, çevredeki yeşil yabani otları ve mutfak artıklarını (salatalık kabuğu, havuç parçaları vb)kullandım. Kuru ve yaş malzemeyi elimden geldiğince küçük parçalara ayırarak, ormanlık araziden topladığım toprak ile karıştırdım. Tüm malzemeyi kovaya yerleştirip, malzemeyi çiçek sular gibi yukarıdan suladım. Kovanın yüzeyindeki ve altındaki deliklerden fazla su hemen dışarı aktı.

Günlük mutfak artıklarını ve bahçede kuruyan çiçek ve yaprakları ilerleyen günlerde kovaya ekledim. Her iki veya üç günde bir kovayı tamamen boşaltarak iyice yoğurup, karıştırdım. Malzemenin ıslaklığının azaldığını gözlemlediğim zaman, karıştıma sürecini tamamlayıp malzemeyi kovaya geri koyduktan sonra yukarıdan sulamaya devam ettim.

Birinci haftanın sonunda orta boy kovanın bana yeterli olmayacağına ve yeni malzemeyi sürekli eski malzeme ile karıştırmamaya karar verdiğim için battal boy bir çöp kovası alıp, üzerinde ve altında delikler açtım.

Yeni aldığım battal boy kovayı asıl kap olarak kullanıp, orta boy kovayı yeni malzemeyi biriktirmek için kullanmaya başladım.

Üçüncü haftanın sonunda battal boy kovadaki (mavi renkli) malzemenin doğru yolda ilerleyerek, kompostlaşma sürecine devam ettiğini gözlemliyorum. Kovadan boşalttığım malzemenin sıcaklığını eldivenli ellerim ile hissedebiliyorum. Malzemenin kokusu yağmur yağdıktan sonra ki toprak kokusu gibi.

Orta boy kovada (turuncu renkli) bahçeden kestiğim çim ile eski malzemeyi karıştırıp yeni bir kompost kabı hazırladım.

Gelişmeleri paylaşacağım.