Tarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Ağustos 27, 2024

Yıllar Geçiyor, Eski Projeleri Birileri Hayata Geçiriyor. İzliyorum.

Alternatif Yaşam Planlaması Blogu 2006 yılında yazılmaya başlanmıştı. Dört kişilik bir ekibin projesi ve idealleriydi. Youtube'un hayatımıza girmesiyle blog yazıları videolara evrildi. 

Alternatif Yaşam Planlamasında "Ben bunu demiştim" projeler arasında başaramamış/yapamamış olmaktan dolayı en çok üzüldüğüm proje "Ceviz Bahçeleri Projesidir" Ceviz Bahçeleri Projesi üzerinden 14 yıl geçti, o günlerde 100 dönüm (ideali 1000 dönüm ve üzeri) ve üzeri bir ceviz bahçesi kurabilmiş olsaydım bugün her yıl önemli miktarda gelire sahip olacaktım. Son yıllarda düzenli araştırma ve yazı yayınlamıyorum ama tam da yazılarımda bahsettiğim ve dünyada örnekleri olan, yüzlerce dönüm arazide her aşaması makinalı, ceviz bahçesinin Türkiye'de hayata geçirildiğini okumuştum. 

Yıllarca önce denemelerini yapıp, tecrübe ettiğim ve bugünlerde gündemde olan ve yakın zamanda atık yönetimi konusunda ana akım olacak kompost Alternatif Yaşam Planlamasının bir diğer önemli projesiydi. Tek kullanımlık plastik malzemelerin yerine doğa dostu tek kullanımlık malzemelerin kullanılması yasalarla zorunlu hale geliyor. Atıkların geri dönüştürülmesi ve organik atıkların kompost yapılmasının zorunlu olacağı bir döneme başlıyoruz. Şeker kamışı küspesi, buğday ve arpa sapı gibi atık malzemelerden yapılan tek kullanımlık, endüstriyel ve ev tipi kompost yapılmaya uygun, mutfak malzemeleri önemli değişimlerinden biri. İngiltere'de bu konuda kurulan "Compostable Coalition UK" bu sürecin tüm dünyada zaman içinde gideceği yöne model oluyor. Koalisyonda tek kullanımlık kompost edilebilir ürün üreticileri, çöp toplayıcıları ve kompost yapma tesisleri yer alıyor.
Yağmur suyu toplama sistemleri, elektrik şebekesinden bağımsız evler de Youtube'da sıkça gördüğüm hayata geçen projelerden. 

2021 başından beri hidrojen enerjisinin başta ağır sanayi ve ağır vasıta yakıtı olarak kullanılması hakkında araştırmalar yapıyor, proje geliştiriyorum. 2021 yılında projemi anlattığım bir çok kişi elektriğin ana enerji kaynağı olacağını, hidrojenin bir çok sebepten dolayı ana enerji kaynağı olmasının mümkün olmadığını söylüyordu. Bu ay içerisinde izlediğim iki video rüzgarın hidrojen lehine dönmeye başladığını gösteriyor. 

İlk video TOYOTA CEO: THIS NEW ENGINE WILL END ELECTRIC CARS," SAYS TOYOTA CEO ABOUT HIS CREATION başlıklı video. Toyota uzun zamandır ticari olarak hidrojenli araç satışını artan miktarlarda devam ettiriyor. 

İkinci video Elon Musk: "I am releasing My New Water Engine TODAY" başlıklı video. Elon Musk videoda da bahsettikleri üzere hidrojenli araçları "Aptallık" olarak görmekteydi. 
Yazdıklarımın, projelendirklerimin, zaman içinde birer birer günün gerçekleri, zorunlulukları olmasını üzülerek/sevinerek izlemekle yetiniyorum.

Cuma, Nisan 05, 2013

CAM BAHÇE www.cambahce.com - Işığı ve Renkleri Yansıtın


Uzun süre üzerinde kafa yorup, çalıştıktan, ithalat için birçok yerle yazıştıktan ve anlaştıktan sonra Türkiye'de pek bilinmeyen ve uygulanmayan yeni örtü (malç) malzemesi, geri dönüşüm cam şişelerden yapılan örtü ürünleri, satışı için hazırladığım siteyi açtım. 

Cam Bahçe - www.cambahce.com ürünleri dünyada bir çok ülkede bahçe ve saksı dekorasyonunda yaygın olarak kullanılıyor. Yaygın kullanım alanı dekoratif amaçlı olmasına rağmen örtüleme (malç) konusunu bilenlerin tahmin edeceği üzere tarımda da cam örtü (malç) kullanılıyor. Cam Bahçe sitesinde, Lincoln Üniversitesinde asma bahçelerinde, cam örtünün üzüm verimi ve kalitesi üzerine olumlu sonuçları hakkında yazı ve videolar bulmak mümkün. Cam örtü ışığı yansıtma özelliği nedeni ile tarımda verim artışı sağlıyor. 

Özel tamburlarda işlenmiş cam örtü kesici ve delici özelliğini kaybediyor. Başlangıçta bilincim cam parçacıklarını tehlikeli ve yasak kabul ediyordu. Avucumda renkli, minik cam parçacıklarını güvenle ovuşturmak bana yasaklı bir şeyi yapıyormuşcasına keyif veriyor. 
2-4 MM boyutundaki ürünlerin üzerinde çıplak ayakla güvenle yürünebiliyor. Youtube da çıplak ayakla cam üzerinde yürüme videolarını izlemiştim, ben de denedim, sorunsuz yürünebiliyor. 

Cam Bahçe sitesinden bir alıntı ile yazımı bitireyim.

Cam Bahçe ürünlerine sitedeki iletişim bilgilerinden ulaşabilirsiniz.  

Cam Bahçe toprak örtü ürünleri, geri dönüşüm şişelerinin özel tamburlarda işlenmesi ile üretilmiştir. 
  • Renkli ve kalıcıdır. Camın doğada çözülmesi 1000 yılı bulmaktadır. 
  • Bilinen toprak örtü malzemelerine (taş, tüf gibi) renkli bir alternatif olabileceği gibi, mevcut toprak örtü malzemeleri ile birlikte de yaratıcı ve renkli tasarımlar yapmanızı sağlar. 
  • Çimento veya seramik yapıştırma malzemeleri ile karıştırılarak moziak olarak kullanılabilir.
  • Yabancı otların önlenmesi için örtü malzemesi olarak kullanılır. 
  • Serildiği yerden salyangozlar geçemez.    

1 ton cam örtü elde etmek için : 
  • 7.200 adet soda şişesi (200 ml)
  • 5.300 adet kola şişesi (33 cl)
  • 4.000 adet bira şişesi (50 cl)
  • 2.700 adet şarap şişesi (70 cl)
  • 1.700 adet meyve suyu şişesi ( 1 litre)
kullanılmaktadır.  
       


Salı, Nisan 02, 2013

Paylaşım Bahçeleri Bu Nedenle Hayata Geçmedi !


Takip edenlerin iyi bildiği üzere ceviz bahçesi kurmak en büyük hedeflerimden biri. Ve fakat planladığım ölçekte ceviz bahçesi kuracak kadar birikimim bulunmuyor. Paranın, doğru proje için, tedarik edilebilir bir unsur olduğunu iyi bildiğim için ceviz bahçesi kurmak için kapsamlı bir proje hazırladım. 

Özetle : Asgari 1000 dönün büyüklüğünde ceviz bahçeleri kurulacak ve bu ceviz bahçelerinin 1 dönüm hissesi, 10 sene boyunca aylık düzenli ödemeler karşılığı benim gibi kişilere satılacaktı. 5-10 dönüm ceviz bahçesi kurmak karlı bir yatırım değilken, 1000 dönümlük bahçenin 2-3 hissesini almak karlı, hem de çok karlı, bir gelecek yatırım aracı olarak hesaplanıyordu. Bu projeyi Paylaşım Bahçeleri olarak adlandırdım.  

Paylaşım Bahçeleri için tüm fizibilite çalışmaları inanılmaz derecede karlı sonuçlanıyordu. Paylaşım Bahçeleri getirisini kıyaslayabilmek için bireysel emeklilik getirileri verilerini kullandım. Mevcut bireysel emeklilik sistemi benim olan parayı 30 sene sonra bana geri veriyordu. Bana göre değildi, Paylaşım Bahçeleri kesinlikle çok başarılı bir projeydi. 

AMA, bir noktadan sonra Paylaşım Bahçeleri projesine yatırımcı aramayı bıraktım. Paylaşım Bahçeleri projesi için para sağlayacak yatırımcıdan önce güvenilir bir yatırımcı arıyordum. Paylaşım Bahçeleri için en büyük endişem bu işin "Saadet Zinciri", "Kar Ortaklığı" gibi Türkiye'de defalarca yapılmış kötü niyetli girişimlere alet olmasını istemiyordum. Bu nedenle Paylaşım Bahçeleri projesinin basılı kopyalarını kütüphanemde bir yere kaldırdım. 

Yukarıda geçen hafta Dünya Gazetesinin baş sayfası var. Çiftlikte Saadet Zinciri başlıklı haber özetle Paylaşım Bahçeleri için taşıdığım endişenin ne kadar haklı olduğunu gösteriyordu. 

Paylaşım Bahçeleri çok başarılı bir proje. Şu an için benzer getiri sağlayacak bir gelecek yatırım aracı yok. AMA Türkiye'de kötü niyetli çok insan var.... 

Neyse....      

Pazar, Şubat 17, 2013

Kolay Yoldan Toprak Testi Nasıl Yapılır?


Gaia Education Ekoloji dersinde son konu yeşil mimari. Cob Construction (Toprak Yapılar), Rammed Wall (Sıkıştırılmış Duvar) öğrendiğimiz konulardan ikisi. Crystal Waters Ekoköyünde toprağa %5-7 oranında çimento karıştırılarak duvar yapıldığını ve evlerin bu duvardan yapıldığını okumuştum. "Nasıl yani?" demiştim. Meğer işin püf noktası toprağın yapısının nasıl olduğuymuş. 

%25 Kil İdeal
Toprak kullanarak duvar yapmak için toprağınızın en az %10 killi toprak olaması gerekiyor. Toprak yapı için ideal kil miktarı %25.     

Toprak Testi
Peki toprağımızın ne kadar killi olduğunu nasıl öğreneceğiz? Şaşırtıcı derecede kolay bir yolla toprağımızın ne kadar iri kum, ince kum ve kilden oluştuğunu öğrenmek mümkün. 
Yukarıdaki resimde görünen kavanozu yarısına kadar toprak ile doldurdum. (Toprağı yüzeyden değil yüzeyin bir miktar altından almak gerekiyor.) Yarısına kadar toprak doldurduğum kavanozun 3/4 ünü su ile doldurup, bir çimtik tuz ilave ettim. Kavanozu kapattım, iyice çalkaladım ve kavanozu dinlenmeye bıraktım. Birkaç saat sonra kavanoz içindeki toprak katmanlarına ayrıldı. 


Kavanoz içindeki toprak katmanlarını işaretleyin ve tüm toprak miktarına göre katmanları göz kararı oranlayın. 

Örneğin yukarıda benim örneğimde %20 iri kum, %40 alüvyon ve %40 kil katmanları oluştu. 

Benim evimin yakınındaki toprak ile toprak duvar yapmam gerekirse toprağa kum ilave etmem gerekecek. 

%5-7 oranında çimento karıştırarak toprak tuğlalar yapıp, sağlamlıklarını denemeyi düşünüyorum. 




       

Salı, Ocak 01, 2013

Petrol Bitti. Şimdi Ne Olacak?


Gaia Education'daki eğitmenim izlememiz ve yorumlamamız için sınıfa bir belgesel önerdi. Belgeselin adı : The Power of Community. How Cuba Survived Peak Oil. (Toplumun Gücü. Küba Peak Oil krizinden nasıl kurtuldu.) 4 Ocak'a kadar belgesel hakkında bir yorum yazıp, sunmam gerekiyor. 

Bir sabah kalktınız ve artık petrolün ülkenizde olmadığını öğrendiniz. Nasıl olur? Birden petrol mü biter? diyeceksiniz. Petrol birden bitmemiş ama 1990 yılında Rusya'nın Küba'ya petrol vermeyi durdurmasıyla Küba için zorunlu petrolsüzlük dönemi bir anda ve hazırlıksız başlamış. Belgesel 1990 - 2004 arasında,  petrolsüz dönemde Küba'da neler yaşandığını anlatıyor. İngilizce bilenler filmi Youtube'dan izleyebilirler. Belgeselin Türkçe alt yazısı var mı diye biraz araştırdım ama bulamadım.

Belgeseli İngilizce izleyemeyecek olanlar için belgeselden bazı çarpıcı noktaları bu yazıda paylaşmak istiyorum.      

Belgeseli izlerken Türkiye'de aynı şey olsaydı diye düşündüm ve belgeseli izlerken bir yandan da kafamda bu hayali filmi izledim. Kara mizah keyifli bir film izledim kafamda.

1989 yılına kadar Rusya, Küba'ya yılda 13-14 milyon ton petrol veriyor. Değişen ve dağılan Rusya yönetimi, ani bir kararla, bundan böyle Küba'ya eskide olduğu kadar petrol vermeyeceğini ve bundan sonra yılda 1 milyon ton petrol verebileceğini belirtiyor. Bir anda %93 lük azalma. Bu noktadan sonra Küba'da neler olduğunu, petrol bağımlılığının hangi sektörleri ne şekilde etkilediğini, Küba halkının durumu nasıl çözüme dönüştürdüğünü anlatıyor belgesel.
Şimdi Küba'da olanların Türkiye'de olsaydı ne olurdu düşüncesiyle yazdıklarımı okuyun. Ben belgeseli bu gözle izledim ve trajik komik bir tat aldım.

Petrol girişi durunca ilk ve en önemli sorun beslenme oluyor. Traktörlerde kullanılacak petrol bulunmuyor, tarımda kullanılan gübre ve ilaçlar petrol türevli olduğu için üretimleri önemli ölçüde düşüyor. Kırsal alanda yetiştirilen ürünlerin şehirlere taşınması mümkün olmuyor ve şehir halkı açlıkla mücadele etmeye başlıyor. Bebeklerde ve hamilelerde ciddi sağlık sorunları görülüyor. 1994 yılına gelindiğinde Küba'daki insanların ortalama kilosu kriz öncesine göre 9,5 kilo azalmış oluyor.
Ülke elektiriğinin büyük bölümü petrolden sağlandığı için ülke genelinde 14-16 saat süren elektirik kesintileri oluyor. Tropikal bir iklimde olan Küba'da bu kadar süre elektiriksiz kalmak buzdolaplarındaki birçok gıdanın bozulmasına yol açıyor.
Toplu taşımada ve az sayıdaki özel araçta kullanılacak yakıt olmadığı için insanlar işlerine gidemiyorlar. Çin'den birbuçuk milyon bisiklet getiriliyor, kendi kaynakları ile de beşyüzbin bisiklet üretip, halka bisiklet dağıtıyorlar.
Küba petrolsüzlüğün getirdiği sorunlar ile uğraşırken Amerika'nın baskısıyla 1992 yılında Küba'ya uygulanan ambargo daha da sıkılaşıyor. Küba limanlarına uğrak yapan bir gemi altı ay boyunca Amerikan limanlarına giremez kuralı getiriliyor. Bu yasak konteyner gemilerinin Küba'ya uğraklarını durdurmasına yol açıyor. Konteyner gemilerinin bir ülkeye uğramaması demek 15-20 ton gibi küçük ölçekli yüklerin ülkeye girememesi ve ülkedeki ürün çeşitliliğinin olmaması anlamına geliyor. Küba'ya gelen gıda ithalatı %80 azalıyor. Tohum, hayvan yemi, yedek parça, gübre, tarımsal ilaç ithalatı duruyor.
Para alım gücünü kaybediyor ve karne günleri başlıyor.
Beslenmeye çözüm olmak için şehirlerde yaşayan halk bulabildiği her alanda tarım yapmaya başlıyor.   Kimyasal gübre ve tarım ilacı bulunamadığı için herkes zorunlu olarak organik tarım yapmak zorunda kalıyor. Ve fakat şehirli halkın tarım bilgisi olmadığı için yetiştiricilikte ciddi sorunlar yaşıyorlar. Öğrenmenin tek yolu deneme, yanılma.
Devlet, sınırlı alanda doğal yollar ile tarım yapmayı öğretmek için Avusturalya'dan iki permakültür eğitmeni getirtiyor. 400 Küba'lı permakültür eğitmeni eğitimi alıyor ve öğrendiklerini halka öğretiyorlar. Evlerin damlarında, sokak aralarında, bahçelerde bulabildikleri her yerde tarım yapıyorlar. Çiftçilik birden en itibar gören meslek haline geliyor. Tüm bu süreçte herkes bildiğini ve öğrendiğini birbiri ile paylaşıyor.
Ürünler şehirde ve şehrin kenarında yetiştirildiği için taşınma zorunluluğu olmadan yerel pazarlarda satılıyor.
Yıllar boyunca kimyasal gübre ve tarım ilaçları ile bozulan toprağı düzeltmek ve verimli hale getirmek beş yıl zamanlarını alıyor. Evsel atıklar kompost ve verikompost (solucan kullanılarak yapılan kompost uygulaması) olarak değerlendirilip, gübre olarak kullanılıyor.
Tarım için sınırlı alanları olduğu için birçok ürünü yan yana ekiyorlar. Ürün çeşitliliği beraberinde canlı çeşitliliğine getirdiğinden zararlılar ile mücadele eden doğal düşmanları da aynı ortamda yer alıyor. Kimyasal ilaç kullanmaya gerek kalmadan ürün zararlılarını doğal düşmanları yok ediyor. (Bizim Uğur Böceği olarak bildiğimiz sevimli böcek, yaprak biti düşmanıdır ve bulunduğu ortamdaki zararlıları yer.)
Zamanla üretilen biogübre (kompost, solucan toprağı) diğer Latin ülkelerine ihraç edilecek kadar artıyor. 1980 yılında Küba'da yılda 21.000 ton tarımsal ilaç kullanılırken, 2004 yılında sadece 1.000 ton tarımsal ilaç kullanılmaya başlanıyor.
Traktör kullanamadıkları için yeniden öküz kullanarak toprağı işlemeye başlıyorlar.
Ülkede toprak reformu yapılıyor ve hazineye ait olan çiftliklerin %40'ı halk tarafında oluşturulan tarım kooperatiflerine veriliyor. Binlerce dönüm hazine arazisi küçük çiftçilere veriliyor. Kendilerine verilen arazide ekim yaptıkları sürece bu araziler sahiplerinde kalıyor.
Ülkede bisiklet kullanımı ve yürüme arttığı için Küba halkının genel sağlığı iyileşiyor.      
--------------------------------------------------------------------------
Belgeselden çarpıcı bir cümle ile devam edeyim: Bir gün hepimizin karşılaşacağı sorunla ilk karşılaşan ülke Küba oldu. 

Belgesel Peak Oil kavramının ne olduğunu açıklayarak başlıyor. Peak Oil'in ne olduğunu bu bağlantıdan öğrenebilirsiniz. Yaşadığımız dönem ucuz petrol dönemi olarak biliniyor. Petrol üretimi tepe noktasına ulaştıktan sonra geçen her gün petrol bitimine doğru gideceği için petrol fiyatları her geçen gün artacak. Küba'nın zorunlu ve erken olarak yaşadığını bir gün hepimiz yaşayacağız.

Bu noktada kaos senaryoları yerine petrolün sınırlı bir kaynak olduğunun bilinci ile yukarıda örnekleri verilen bir çok uygulamayı şimdiden hayatımıza geçirerek petrole olan ihtiyacımızı azaltmak ve kalan petrolü çok daha uzun süre kullanmak önemli.

ODTÜ 'de yapılan toplantıda Prof Dr Ali Gökmen, Ankara halinden alınan istatistiklere dayanarak, Ankara'nın  %95 gıda ihtiyacının Ankara dışındaki illerden taşınma yolu ile Ankara'ya geldiğini belirtmişti.

Bizler sonu bilenen bir oyunda nelerin peşinde koşuyoruz? Neleri öğreniyoruz? Çocuklarımıza neler öğretiyoruz? (Alternatif Yaşam Planlaması okurları, kardeş siteler yazarları ve emek verenleri hariç...)        

Cumartesi, Eylül 22, 2012

47,5 C Kompost Isısı !

Bir hatırlatma ile başlayayım: Kompost yapımı hakkında epeyce bir yazı yayınlamıştım. Alternatif Yaşam Planlamasının sağ üst köşesinde yer alan (Bu Blogda Ara) bölümünde Kompost kelimesi ile arama yaparsanız tüm yazılara ulaşabilirsiniz.  

Bu sene kompost yapımında bahçemden kestiğim çimler ile ince talaş kullandım. Şu an olgunlaşma süreci devam eden 300-350 kilo kadar kompost malzemem bulunuyor. Bahçeden kestiğim çimleri önce sandıklarda bekletiyor sonra kompost kovalarına alıyorum. Kovalardaki malzemeyi belirli aralıklar ile karıştırmak olgunlaşma sürecini hızlandırıyor. Karıştırmayı belirli zaman rutinine, dört günde- beş günde bir karıştırmak gibi, bağlayarak yapmak mümkün. Kompostun iç ısını bir termometre ile takip ederek karıştırma zamanını belirlemek ise bir başka yöntem. Kompost kovasındaki iç ısıyı ölçmek için özel bir termometrem var. Aşağıdaki resimde gri renkli kovanın üzerinde termometremi görebilirsiniz. İğne tipi olarak tanımlanan ve 25 cm uzunluğunda iğne şeklinde bir çubuğa bağlı dijital bir termometre. Bu özelliği ile kompost kovalarında bulunan deliklerden içeri kolaylıkla sokulabiliyor.   


Dün akşam ortam ısısı 27 dereceyken kovaların iç ısılarını ölçtüm. Kırmızı ve en küçük boyunttaki kovanın içi ısı 39.1 derece, gri ve orta boyuttaki kovanın iç ısısı 43.5 dereceydi.




Mavi renkli en büyük kovada kompost yapmaya başladığımdan beri gördüğüm en yüksek ısıyı gördüm. Mavi kovanın iç ısısı 47.5 dereceydi.

İçinde sadece kesilmiş çim, ince talaş ve biraz toparak bulunan bir kabın kendiliğinden 47,5 dereceye kadar çıkan ısı üretmesi çok ilginç ve keyifli.

Dün yorgun hissediyordum ve üç kovayı döküp, karıştırmak ve hafif ıslattıktan sonra geri kovalara doldurmak zor geliyordu. Bu rekor seviyede ısıları görünce kovaları karıştırma gereği olmadığı için mutlu bir şekilde eve girdim.

Pazartesi, Temmuz 23, 2012

Paylaşım Bahçeleri



On yıldan fazla süredir üzerinde çalıştığım ve Alternatif Yaşam Planlamasında birçok yazı yayınladığım ceviz ile ilgili projemin iş planını tamamladım. Projenin amacını aşağıdaki cümle ile özetledim:

AMAÇ : Paylaşım Bahçeleri ile birikimi olmayan, sabit ve düzenli geliri olan kişiler aylık küçük taksitler ile birkaç dönüm büyüklüğünde ceviz bahçesi sahibi olabilecekler. 2-3 dönüm ceviz bahçesi kurmak ve bakımını yapmak ekonomik değilken, büyük bir ceviz bahçesinden 2-3 dönüm hisse sahibi olmak dikkate değer gelir sağlayacaktır.
Gelecek için yatırım bahçeleri olacak bu projeye Paylaşım Bahçeleri adını düşündüm. Proje gerek bahçe kurup hisse satışında bulunacak tüzel kişilik için, gerekse gücü oranında hisse satın alan, istikbalini düşünen, yatırımcı için karlı ve alternatifsiz bir ürün.
Hisse ortaklı yatırım ürünlerinde Türkiye'de yaşanılan kötü tecrübeler malumunuz. Bu nedenle bu projede ilk önem verdiğim konu para sağlayacak yatırımcıdan önce GÜVEN ve para sağlayacak bir yatırımcı bulmak. Türkiye'de tanınan, güvenilen, kalıcı olduğuna inanılan ve uzun vadeli yatırımda güvenilecek bir yatırımcı, bir marka arıyorum.
Yatırımcının güvenilir olmasının yanında bu projenin sahibi olan benim de güvenirliğim sorgulanmalı diye düşündüm. Belki ben yatırımcıya kötü niyetle yaklaşan ve vur-kaç planlayan biriyim. Bu noktada Alternatif Yaşam Planlamasında yazdıklarım ve yıllardır sürdüdüğüm yaşam şeklim benim en büyük destekçim oldu. Alternatif Yaşam Planlaması yirmi gün sonra altı yaşını dolduracak. Dolandırıcı olmak için altı sene hazırlık yapmak, yazılar yazmak (zor iştir yazmak :) ), olmadığım biri gibi görünmeye çalışmak pek aklıma yatmadı. "Demek ki ben yatırımcı için güven duyulabilecek biriyim ve Alternatif Yaşam Planlaması bunun en önemli ispatı" diye düşündüm, yatırımcılar ile Paylaşım Bahçeleri iş planını paylaşmaya başladım.
Takip ettiğiniz üzere Paylaşım Bahçeleri iş planında yer alan ceviz hakkındaki bazı istatistikleri sizlerle paylaştım. Doğrusu iş planı çok etkileyici ve ikna edici oldu. 
Ben Paylaşım Bahçeleri için sadece parası olan yatırımcı değil, "Güven" duyulan bir yatırımcı ararken, geçen hafta iş adresime gelen bir mesajla şaşırdım. Paylaşım Bahçeleri ile neredeyse birebir aynı iş modeline sahip bir iş modeli ile kurulacak ceviz bahçelerine hissedar arayan web sitesinin tanıtım mesajını okudum. İlk aklıma gelen Paylaşım Bahçeleri iş modeli paylaştığım birilerinin beni devre dışı bırakarak, projeyi başka kanaldan yapmaya çalıştığı oldu. Hemen linki verilen siteye girdim. İş modeli ve hatta projenin adı bile çok benzerdi. Sitede denilene göre bu iş modeli işin Copyright daha önceden alınmıştı. En azından projem çalınmadı diye düşündüm ancak şimdi Copyright sorunu ile yüzyüze kaldım. Aklıma geçen sene yazdığım Dr Jonas Salk yazısı geldi. Fikri korumak ve bununla ilgili yasalar ilginç bir hale geldi. Paylaşım Bahçelerinin temel fikirlerini Alternatif Yaşam Planlamasında yıllardır herkesle paylaşıyorum, kolaylıkla üzerine kafa yorularak Paylaşım Bahçeleri iş modeline ulaşmak mümkün. (Bu yazıda anlattığım olayı eşimle paylaşınca, "Ben sana herşeyi blogunda yazma, bilgiyi kendine sakla demiyor muyum" diye dert yandı.) 
Bahse konu iş modelinin tanıtım ve satış sitesini inceledikçe işin fikirsel sahipliği konusundan daha önemli bir sorun ile karşı karşıya olduğumu fark ettim. Site bilgi anlamında bomboştu, ceviz ve iş modeli hakkında neredeyse hiç bir bilgi yoktu. Paylaşım Bahçeleri iş modeli için en çok önem verdiğim güven ve buna dayalı iyi niyet bu sitede yoktu. Site her haliyle benim algılanmaktan korktuğum, iyi niyetten yoksun bir ortaklık yapısı hissi oluşturdu bende. Ortaklık yapısı ile kurulacak bir tarım projesinde olası kötü niyet, benim projem ile birlikte gelecekte mükemmel şekilde farklı ürünlere uyarlanabilecek tarım projelerin de sonu olacak. Atatürk'ün havacılık için belirttiği sözden uyarlama ile "İstikbal tarımdadır". İlk olacak kötü bir uygulamayı bu ülke kaldıramaz.
Uzun süre farklı bir yaşam modeline kafa yormuş, cevizi araştırmış ve yazmış biri olarak, ceviz bahçesi hissesi satın alma yapmadan önce araştırma yapacak ve bu yazıyı bulacak kişileri uyarmak istiyorum. Bu kadar az bilgi bana güven vermiyor, iyi niyetli olduklarını düşünmüyorum. Keşke benim düşündüğüm gibi sağlam ve güvenilir bir yatırımcı ile bu projeyi yapsalar, ben hisse almaya hazırım. Doğru insanların elinde bu iş modeli (fikir sahibi kim olursa olsun) herkesin kazandığı bir gelecek yatırım aracı olacak. 
Bekleyip görelim, neler olacak ?








  



Çarşamba, Temmuz 04, 2012

Çam Fıstığı Nasıl Toplanır?

Genel ağın bilgiye ulaşmayı ne kadar kolaylaştırdığından bahsetmeme gerek yok. Ancak bir o kadar da kirli ve yetersiz bilgi kaynağı da oldu. Kolonya Nasıl Yapılır? başlıklı yazımda yetersiz (gereksiz de aynı zamanda) bilgiye örnek vermiştim. Bugün yazacağım "Çam Fıstığı Nasıl Toplanır?" yazısından önce bu başlığı arama motorunda aradım. Bulduğum yazılarda okuduklarımdan nasıl fıstık toplayacağımı anlamadım. "Çam Fıstığı Nasıl Toplanır?" sorusunun cevabını ben yazsaydım şöyle bir yazı hazırlardım: 

Çam fıstığı toplama mevsimindeyiz... Birkaç haftadır bahçemdeki tek çam ağacından topladığım kozalakları ayıklıyor, fıstıkları biriktiriyorum. Mevsimi kaçırmadan çam fıstığı nasıl toplanır sizlerle paylaşayım istedim. Belki siz de her gün önünden geçip gittiğiniz çam ağaçlarından mutfağımıza kadar uzanan keyifli bir yolculuğa çıkarsınız.

1 - Hangi kozalakları toplamalıyım? 
Ağaç üzerinde yeşil renkli ve kahve renkli kapalı halde çam kozalakları bulunuyor. Yeşil renkli olanlan henüz olgunlaşmamış olanlar, bunları toplamıyoruz. Kahve rengi ve kapalı haldeki kozalakları topluyoruz. Aşağıdaki resimde rengi çok net belli olmasa da yeşil renkli kozakları görebilirsiniz. 

  
2 - Topladığım kozalakları ne yapacağım? 
Kahve rengi ve kapalı kozalakları topladık. Bu kozalakları güneş gören bir yere koyuyoruz. 



3 - Çam fıstıkları kozalağın neresinde ?
İşte büyülü an burada. Kapalı haldeki kozalaklarımız birkaç gün içinde açılmaya ve fıstıklar görünmeye başlıyor. Aşağıdaki resimde kozalak çanaklarının açılmaya başladığını ve siyah renkli kabuklu çam fıstıklarını görebilirsiniz.


4 - Çam fıstıklarını nasıl topluyoruz? 
Daha kolay bir yolu var mıdır bilmiyorum. Ben sınırlı sayıda kozalak ile uğraştığım için sıkılmadan ve zevkle çanakları tek tek kırıp, tüm fıstıkları ayırdım. 

  
Tüm çanakları kırıp, fıstıkları çıkardım. Kırdığım çanakları saksılarda malçlama ve dekoratif amaçlı kullanmak için biriktiriyorum. Küçük boy bir çam kozalağından aşağıdaki resimde görüldüğü kadar (yarım avuca yakın) fıstık çıktı. 



5-Çam fıstıklarını kabuklarından nasıl ayıracağız? 
Gelelim kötü habere... Topladığımız kabuklu fıstıkların en az yarısının içi boş. 2010 yılında Çam Fıstığı başlıklı yazıyı yazdığım günlerde dolu, boş bilmeden tüm fıstıkları kırıyordum. Ardı ardına boş fıstıkları görmek sinir bozucuydu. Çam Fıstığı yazıma Sühan Yüksekışık'ın bıraktığı değerli yorumlar sayesinde dolu ve boş fıstıkları kırmadan anlamanın kolay bir yolu öğrendim.  

   
Tüm fıstıkları su dolu bir kaseye koyun. İçi boş olanlar suyun yüzüne çıkıyor. Evet sayıları epeyce fazla, üzülmeden atın gitsin hepsini. 



Kalan sağlar bizimdir...

Bu kozalaktan elde ettiğim fıstıkları, daha öncekiler ile birleştirdim. Boş bir zamanında hepsini tek tek kıracağım.



Şimdilik kırma aşaması ile ilgili resimleri eklemiyorum. Mevsimi kaçırmadan sizleri çam fıstığı nasıl toplanır konusunda bilgilendirmek istedim. Fıstıkları kırdıktan sonra son resimleri ekler, bu yazımı güncellerim.

Kendi topladığınız fıstıklar ile yapacağınız fıstıklı dolmaları, fıstıklı pilavları, fıstıklı tatlıları yerken, kulaklarımı çınlatırsınız. 

Afiyet olsun.  

Perşembe, Haziran 28, 2012

2011 Ceviz Üretim Verileri Açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu (TUIK) 2011 Tarımsal Üretim verilerini geçtiğimiz hafta yayınladı. TUIK istatistiklerine nasıl ulaşabileceğimizi Pivot Ayağı başlıklı yazımda anlatmıştım.  Benim özellikle ilgilendiğim konu ceviz olduğu için hemen ceviz verilerini inceledim. Beklediğim gibi 2011 yılında da bir önceki yıllardan farklı ve dikkat çekici büyüme yok.


2006 - 2011 yıllarına ait ceviz üretimi verilerini hazırladığım yukarıdaki tabloda bulabilirsiniz.

Genel ağda ceviz üretimi hakkında bir çok yazı bulunuyor. Doğrusunu isterseniz birçok yazı işkembeden sallamaktan, çevresinde gördüğü üç-beş bahçe durumuna göre kanaat oluşturmaktan öteye gitmeyen, sayısal dayanağı olmayan yazılar. Sayısal veriler yukarıdaki tabloda, evet ceviz üretimi ve yeni ağaç ekimi artıyor ancak Türkiye'nin ceviz tüketimi için hala yetersiz. 

Ceviz ile ilgili detaylı bir iş planını tamamladım. Bir süredir Alternatif Yaşam Planlamasında tamamladığım iş planından bazı tabloları  paylaşıyorum, paylaştığım sayısal verilerin çok daha detaylı hali iş planımda yer alıyor. Çok içime sinen ve cevizdeki fırsatları tüm yönleriyle gösterdiğine inandığım bir iş planı oldu. İş planıma maddi destek için yatırımcılar ile iş modelimi paylaşmaya başladım. Yakın zamanda müjdeli haber alacağıma inanıyorum.         

Pazartesi, Mayıs 28, 2012

Cevizde Dünya Nereye Gidiyor? Biz Neresindeyiz?

Ceviz uzun süre yaşayan bir ağaç ve uzun süre boyunca verimli kalıyor. Bu nedenle Ceviz Projemde gelecek 30-40 yılda ceviz konusunda Türkiye'de ve Dünyada neler olabileceğini öngörmem ve araştırmam gerekiyordu.

FAO (Food and Agriculture Organization of UN) web sitesinin çok detaylı ve kolay anlaşılır istatistikleri cevizin 30 yıllık değişimini anlamamda çok yardımcı oldu. Verileri FAO sayfalarından aldım, excel tablosunda birleştirip, değerlendirdim. Aşağıdaki tabloyu ben hazırladım.



İncelemeyi onar yıllık dönemlerde yaptım. 1980 - 1990 - 2000 ve 2010 yılı üretim verileri inceledim.

1980 yılında ceviz üretiminde dünya ikincisiyiz. Çin bizden biraz daha az ceviz üretimi yapıyor. İran'ın ceviz üretimi yok sayılır. Ukrayna 1980'de ve 1990'da ceviz üretmiyor gibi görünse de bunun sebebi o dönem FOA verilenin SSCB verileri altında tutuyor olması.

2010 yılına geldiğimizde, 30 yıl içinde Çin'in %600'ün üzerinde artışla dünya birinciliğine geldiğini görüyoruz. İran %4500 artışla dünya üçüncüsü oluyor. Biz ikincilikten dördüncülüğe düşüyoruz. 30 yıl içerisindeki üretim artış miktarımız diğer ülkelerin yayında yok sayılabilecek kadar az.

Son yıllarda ceviz ağacı dikimi artıyor. TUİK istatistiklerinden Türkiye'nin yıllara göre ceviz ağacı sayısına ve verimine ulaşmak mümkün. 2008 - 2010 yılları arasında ceviz ağacı artış miktarı her yıl %10 seviyesinde. 

Önümüzdeki 30-40 yıllık dönemi öngördüğümüzde üzerinde çalıştığım Ceviz Bahçesi Porjesi gibi makro bir proje olmadıkça Türkiye'nin ceviz üretiminin ani bir sıçrama yapmasını beklemiyorum. Türkiye'de hala bireysel girişimler ile, çoğu 1000 dönümden küçük ceviz bahçeleri kuruluyor.   

Kişi Başı Ceviz Tüketim Miktarımız Ne Kadar

Ceviz Bahçesi projem üzerinde çalışırken ceviz ile ilgili epeyce istatistik bilgi topladım. 

Türkiye'de kişi başı ceviz tüketimi ne kadar? 
Ceviz üretim miktarımız ve ceviz tüketimimiz ne kadar? 

projemde cevaplamam gereken sorulardandı. 

Aşağıda 2010-2011 yılı Sert Kabuklular Denge Tablosunu bulabilirsiniz. (Kaynak TUIK)




Görüldüğü üzere Badem ve Ceviz'de tüketim kadar üretim yapamıyoruz.

Yukarıdaki rakamlara bir de kaçak ceviz miktarını eklememiz gerekiyor. Adı üstünde "Kaçak." Ne kadar olduğunu bilmek pek mümkün değil ama kaçak ceviz Türkiye için göz ardı edilmeyecek bir miktar. Yani ceviz tüketim miktarımız yukarıdaki rakamlardan fiilen daha fazla...

Tabloda çarpıcı veri kişi başı ceviz tüketim miktarımız. Kişi başı 2,61 kg ceviz tüketiyoruz. Mutfak kültürümüzde ceviz önemli yer tutuyor.

Dünyanın en büyük ceviz ihracatcısı ve ikinci en büyük ceviz üreticisi olan Amerika'da kişi başı tüketim 250 gr seviyesinde. Amerikan ceviz üreticileri birlikleri ceviz tüketimini arttırmak için ciddi lobi çalışmaları yapıyorlar. Amerika'da programı en çok izlenen kişilerden olan Dr Oz, programlarında sık sık cevizin faydalarından bahsediyor. Mc Donald salata çeşitleri arasına cevizli salatayı ekleyerek Amerika'daki ceviz tüketimini arttırıyor.

Yukarıdaki tabloda dikkatimi çeken bir başka konu Fındık üretim miktarımız. %621 üretim fazlamız varken neden 200 gr lık fındık paketini marketten 8 liraya aldığımı anlayabilmiş değilim.

Pazartesi, Eylül 13, 2010

Sandık Seralara Kışlıklar Ekildi


Sandık Seralarda yaz sezonunu tamamladım. Bu sene birçok kişide olduğu gibi benim domatesler de hastalandılar buna rağmen sandık seraların genel performansından memnunum. Yukarıdaki resim pek net değil ama sandık seradaki biberler ile arka bahçedeki biberlerin durumunu göstermek istedim. Sandık seradaki biberler arka bahçedeki biberlere göre iki, üç kat daha fazla büyüdüler ve hala biber vermeye devam ediyorlar. Biberleri eylül sonuna kadar sökmeyeceğim. 

   
Söktüğüm domateslerin yerine, üç sandık seraya, minik turp ve havuç ektim ve seraların naylon örtülerini kapattım. Sandık seraların kış performanslarını merakla bekliyorum.   


Arka bahçede çiçeklerin yanına ektiğim biberiyeyi taze taze yemeklerde kullanıyorum. Biberiyeyi birçok et yemeğinde, sosta ve salatada kullanmak mümkün.   



Arka bahçe düzenlenmesini geçen sene farklı yazılar ile anlatmıştım. Geçen sene kullandığım keten çuvallar görsel olarak güzellerdi ancak ürün yetiştirmek konusunda pek başarılı olmadılar. Bu sene çuvalları kaldırdım,  çiçekler için ahşap uzun saksılar hazırlarım. Sebzeleri sandık seralara diktim. Geçen seneye göre daha kullanışlı bir bahçe oldu. Bahçenin arka duvarına ektiğim limon selviler seneye büyür ve gelişirlerse rüzgarı önemli ölçüde keseceklerdir. Bir sonraki seneye daha kullanışlı ve verimli bir bahçe bekliyorum.    

Cuma, Ağustos 13, 2010

Örtüleme (Malçlama) - 2

Örtüleme (Malçlama) hakkında ilk denemeyi ve yazıyı Mart ayında yapmış ve detayları yayınlamıştım. İlk deneme yazısını okuyamayanlar bu linkten yazıya ulaşabilirler.

Mart ayında altını örtülediğim (malçladığım) begonvilin yeni fotoğrafı aşağıda. Mart ayında çektiğim fotoğraf ile neredeyse aynı fotoğraf.



Mart ayından beri sadece bir iki kez kestiğim çimleri mevcut kuru ot tabakasının üzerine ilave ettim. Mart ayından beri begonvilin altından tek bir ot bile çıkmadı.

Evin girişindeki çiçekliğin tamamının altını daha önce denediğim ve ilk yazımda resimleri ile anlattığım şekilde yabancı otlardan temizledikten sonra bir kaç sıra yatay ve dikey karton ile kapattım. Kartonları iyice ıslattım. Kartonların üzerine kestiğim çimleri koydum. Kuruyan çimler zamanla hacmen azaldığı için her yeni kestiğim çimi eskilerinin üzerine koydum. Bahçenizde çim varsa kestiğiniz çimleri örtüleme için kullanabilirsiniz.





Perşembe, Ağustos 05, 2010

Kapama Badem Bahçesi


Badem Bahçesi Blogunda gördüğüm fotoğrafları algılayabilmekte zorluk yaşadığımı itiraf edeyim.

Ben ve tanıdıklarımın bahçe için konuştukları arazi büyüklüğü 20 dönüm - 50 dönüm - hadi bilemediniz 100 dönüm olduğu için 8400 dönümlük kapama bir bahçenin gerçek olduğuna inanabilmekte zorlandım. Türkiye'de bu büyüklükte kapama her hangi bir meyve bahçesi var mı acaba?

Yazımın başlangıcında verdiğim linkten bahçenin tüm fotoğraflarını görebilirsiniz.

Neden Amerika'dan badem ithalatı yaptığımızı şimdi daha iyi anladım.

Çarşamba, Temmuz 21, 2010

Domatesler




Topu topu dört kök olan domateslerim hastalandı. Yukarıdaki resimde görüldüğü üzere altlarından karardılar. Yeşil haldeyken hastalanan domateslerin büyümeleri durdu, domatesler kızardı fakat altlarındaki lekeli bölüm olduğu gibi kaldı.

Neden hastalandılar bilmiyorum, resimlerden teşhis koyabilirseniz gelecek sene için hazırlık olur. Zira bu seneki domates hasadını tamamlamak zorunda kaldım.

Cumartesi, Haziran 05, 2010

Sandık Sera - IV





Sandık seralarda deneysel sebze yetiştirme çalışmam devam ediyor.

Yukarıdaki ilk resimde yer alan sandıkları saat yönünün tersine göre anlatırsam, birinci sandıkta dört kök kiraz domates var. Kiraz domates sandığında toprak seviyesinden sandık seranın üstüne olan bir metrelik mesefa neredeyse dolmak üzere. Bitkilerin üzerinde epeyce domates oluştu, kızarmalarını bekliyorum.
İkinci sandıkta dört kök börülce var. Gelişimleri biraz yavaş ilerliyor.
Üçüncü sandığa üç kök tarla domates ektim. Domatesler güzel gelişiyorlar ve bitkilerin üstleri çiçek dolu. Ancak şimdiden sandığın genişliği yetersiz gelmeye başladı.
Dördüncü sandığa 5 kök biber ektim.
Son sandıkta maydonoz yetiştiriyorum.

Her sandığa sebzelerin yanına kadife çiçekleri ve fesleyen ektim. Özellikle fesleyenler hızla büyüdüler.

Sandıkların elli santimetreliklik genişlikleri ön naylonları kapandığında yetersiz gelmeye başladı. Neyseki sandıkları sadece rüzgarın şiddetini arttırdığı zamanlarda kapatıyorum. Naylona temas eden yapraklar uzun süre bu şekilde kalırlarsa yapraklarda sararma başlıyor.

Sandıkların ön yüzünü şablon (stencil) kullanarak süsledim. Kırmızı renkli şerit bahçeye ve sandıklara renk kattı.

Sandık seralardaki bitkilerin gelişiminden memnunum ama gelişmeleri devam ettikçe sandıklara sığmayacaklarını düşünüyorum. Bakalım ürün verimi nasıl olacak?

Salı, Mayıs 04, 2010

Buğday Çimi

İnternette ve televizyonlarda buğday çiminin faydalarından sıklıkla bahsediliyor. "Buğday çiminin faydaları" arama kelimeleri ile arama yapıldığında birçok yazıya ulaşılabiliyor, ben faydaları alıntı yaparak yazımda kullanmıyorum, kendi buğday çimi tecrübelerimi paylaşmak istiyorum.

Bir kilo buğday alarak denemeye başladım.
Satıcı "Bir liralık yapayım mı?" dedi,
"Yapın" dedim. Demek ki buğdayın kilosu bir liradan ucuz.

Aldığım buğdayın yarısını, internette okuduğum üzere ekmeden önce, 48 saat suda beklettim. Suda beklettiğim buğdayların suyunu süzdüm.



Bir metre uzunluğunda, 15 cm genişliğinde ve 15 cm derinliğindeki saksılara perlitle karıştırdığım toprak koydum. Tohumların yatağı olacak yere ince bir katman perlit serdim. Hemen hatırlatayım, perlit şart değil, elimde fazla perlit olduğu için ben kullandım. İnternette okuduğum yazılarda sadece suda yada pamukta bile buğday çimi yetiştirenler olduğunu okudum.



Buğdayları saksılara serdim ve üzerini coco peat ile kapattım. Coco peat, hindistan cevizi kabuklarının öğütülmüş hali, Meyvelitepe'de okumuştum. Coco peat örtü, buğdayların ıslak kalmalarını ve filizlerin kolaylıkla dışarı çıkmalarına yardım ediyor. İngilenler için internet üzerinden sıkıştırılmış coco peat temin etmek mümkün. İzmir'de yaşayanlar, Urla'dan Çeşmealtı'na giden ağaçlı yoldaki NEMA çiçekçilikten temin edebilirler. Yalnız firmada çalışanlar sattıkları ürünün Coco Peat olduğunu bilimiyorlar, torf diye satılan torbalarda coco peat var. Ben şanslıydım (yada olumlu düşüncemin faydaları) "Coco peat var mı?" sorusunu sorduğum sırada firma sahibi yanımdan geçmekteydi ve torf diye sattıkları şeyin coco peat olduğunu söyledi.



Tüm saksılara buğdayı ekip, coco peat ile üzerlerini kapattım. Derin de elinden geldiğince bana yardım etti.



Ekimden sonra her gün düzenli buğdayları suladım. Bir hafta içinde buğday çimleri aşağıdaki kadar uzadılar.






Dün gece buğday çimlerini katı meyve suyu sıkma makinasında sıktım. Alışa geldiğim üzere makinanın meyve hazmesini doldurabildiğim kadar buğday çimini sıkıştırarak doldurdum. Makinayı çalıştırdım. Makina pek verimli çalışmadı. Meyve hazmesinin sıkıştırılarak doldurulması verimli çalışmadığı için ikinci seferde makinayı çalışır durumda tutarken meyve haznesine azar azar buğday çimleri attım. Bu denemede daha verimli sıktım.

Beş saksıdan topladığım buğday çimlerinden, yarım çay bardağı kadar koyu yeşil renkli buğday çimi suyu elde ettim.

Gelelim tadına... İnternette buğday çiminin faydalarıydı, şuyuydu buyuydu birçok bilgi var, okuduklarım içinde buğday çimi suyunun tadı hakkında bir bilgi okumadım.
Tek bir tadının olmadığını söyleyerek başlayayım. Üç farklı tadı var buğday çimi suyunun. Ağızıma aldığım ilk anda çimen kokusu ve toprak tadı hakimdi, hemen ardından çok tatlı bir şurubu içiyor olduğumu düşündüm ve son olarak yudumu yuttuğunda ekşimsi, mayhoş bir tat ağızımda kaldı. Tavsiyem buğday suyunu küçük küçük yudumlar halinde içmeniz. Eylenceli bir deneyim.

Buğday çimlerinin bugünkü durumuna bakarak çimlerin iki güne bir sıkım yapacak kadar hızlı büyüdüklerini söyleyebilirim.

Son bir not; buğday çimini makinada sıktıktan bir kaç saat sonra bile ev mis gibi çimen kokuyordu.

29 / EYLÜL / 2012 NOTU : Buğday çimi yerine buğday filizi yetişmek daha kolay. Buğday filizi salatalarda daha lezzetli. Buğday Filizi yetiştirmek hakkındaki yazıya bu linkten ulaşabilirsiniz.

Cumartesi, Nisan 24, 2010

Sandık Sera - III





Sandık seralar tamamlandı. Ön taraflardan açılıp kapan sandık seraların üç tarafı sabit. Açılıp kapanan ön taraf, naylona sabitlenen sandık uzunluğundaki tahtanın, sandıktan çıkan civatalara sabitlenmesi ile çalışmakta.

Açılıp kapanan ön taraf naylonunu sandığın üst orta yatay tahtasına sabitledim. Açma kapama naylonunun alt tarafını bir tahtaya dolayarak sandık uzunluğundaki tahtaya sabitledim. Civataların yerlerini doğru belirlemek için kapalı durumda tuttuğum naylon sabitlenen tahtayı, iki ucundan, sandığın iç tarafına kadar deldim. Civataları yerlerine yerleştirip düzgün çalıştığını gördüm.

Civataların açma kapama tahtasının kapatılması sırasında sandığın içine kaçmaması için sandıkların iç tarafından bir şekilde desteklenmeleri gerekiyordu.



Yukarıdaki resim: Takoz olması için kısa tahtalar kestim. Tahtayı ortasından civata başlarının sığabileceği kalınlıkta, ve yeterli derinlikte deldim.



Yukarıdaki resim: Çekiç yardımı ile civataları takozlardaki deliklere yerleştirdim.



Yukarıdaki resim: Civataları sabitlenen tahta takozları sandığın iç tarafına vida ile sabitledim.



Yukarıdaki resim: Naylonlaması tamamlanan sandık seralar toprak ile doldurulmaya hazır hale geldi. Sandıkların iyi su derenajı yapabilmesi için en alt tarafına bir miktar tüf koydum.

Sırada sandıkların özel toprak karışımı ile doldurulması ve ardından fidelerin ekilmesi var.