Cuma, Temmuz 20, 2012

Şehir Fırsatı (Groupon) Çocuklu Aile İstemiyor Mu?

Şehir Fırsatı (Groupon) ile yaşadığım deneyimi paylaşmak istiyorum. Önce Groupon destek hattı ile yaptığım yazışmaları YORUMSUZ olarak ekleyeyim, sonra yorumlarımı ve gözlemlerimi yazacağım.
---------------------------------------------------------------------------------------------
Ben:

XXXX Otel ile gerçek bir ege deneyimi başlıklı kampanyanız hakkında bir sorum var.

3 yaşında ve 6 yaşında iki çocuğum var.

Eşim ile birlikte kampanyadan faydalanmak istiyorum. Eşim, çocuklarım ve benim için kaç adet giriş almam gerekiyor? 2 adet giriş almam yeterli mi?

Bu soruyu XXXX otel ile görüştüm, kendileri sizin bilgi verebileceğinizi söyledi.

Cevabınızı beklerim.

İyi çalışmalar.
 
Groupon :
 
Değerli Üyemiz;
0-2 yas çocuklar için ücretsizdir.Sizin kişi bası olarak fırsatı satın almanız gerekmektedir.

Saygılarımızla

Groupon ŞehirFırsatı
 
Ben:

Mesajınızın çözüm odaklı bir yaklaşım olduğunu düşünmüyorum. 0-2 yaş ücretsiz bilgisini ilan içeriğinde OKUYABİLİYOR ve ANLAYABİLİYORUM.

Ve fakat,

3 ve 6 yaşlarındaki iki çocuğa "KİŞİ BAŞI" 85 TL vermeyi anlayamıyorum. Otellerde çeşitli yaşlar için çeşitli fiyat aralıkları ve fiyat indirimleri vardır. Sizler bunu neden düşünmüyorsunuz? Böyle bir uygulama çözüme yönelik bir yaklaşım olmaz mı?

Ben satın almama özgürlüğümü kullanacağım,

Siz de nasıl olsa birilerine satarım, satamasam da bana ne. Gün sonunda ben aldığım maaşıma bakarım rahatlığı içinde mesaj cevaplar, sorgulamadan denileni yapmaya devam edersiniz.

Ve fakat,

Ben bu tecrübeden sonra hiç bir Şehir Fırsatı almayacağım gibi çevreme de "Yaklaşımınız ve Zihniyetinizden" bahsedeceğim.

ÖZETLE : Çocukluysan Şehir Fırsatından uzak dur...

İyi çalışmalar.

Groupon :

Değerli Üyemiz;

Müşteri memnuniyetini her zaman ön planda tutan çalışma anlayışına sahip bir firma olarak, müşterilerimizden gelen tüm taleplerin her zaman büyük bir hassasiyetle değerlendirildiğini özellikle belirtmek isteriz.Öneriniz ilgili birimimize iletilecektir.

Saygılarımızla

Groupon ŞehirFırsatı

--------------------------------------------------------------------------

Groupon müşteriye geri dönme konusunda hızlı, bu yönlerini takdir ediyorum. Yukarıdaki yazışmalar iki saatten az sürede tamamlandı. Ancak gelen mesaj içeriklerine bakınca standart cevap verdikleri kolaylıkla anlaşılıyor.  İkinci mesajıma henüz çözüm sayılabilecek bir cevap gelmedi, beklentim, ingilizcede kullanıldığı şekli ile "bla, bla,bla" yani "Şöyledir, böyledir, hadi size iyi günler" tadında bir mesaj almak.

Yazışmamdan sonra üşenmedim, Groupon'daki tatil kampanyalarını tek tek inceledim. Beklediğim gibi hiçbirinde çocukların nasıl fiyatlandırıldığı konusunda bir bilgi yoktu. Eminim bunun bir çok "Mazereti / Sebebi" vardır. Ama sebep ne olursa olsun bu çocuklu ailelerin Groupon fırsatlarını değerlendiremeyeceği gerçeğini değiştirmiyor.    

Ben Groupon'a gönderdiğim mesajımda belirttiğim gibi hiçbir kampanyalarından faydalanmayacağım. Çocuklu ailelerin de faydalanabileceğini sanmıyorum.
 
Tabii 3 yaşındaki çocuğunuza bir kişi ücreti vermeye razıysanız o ayrı.

25 - Temmuz - 2012 Notu :
Groupon'un beni "utandırdığını" belirtterek başlayayım. Yazımda belirttiğim geçiştirme cevaptan daha yapıcı ve çözüm sağlayabilecek bir mesajı Groupon Genel Müdürü Sn.Onur Aydın'dan az önce aldım. Mesajı aşağıya kopyalıyorum.
Her isteğimizin, her zaman yerine gelmesi beklenen bir durum değil ancak çözüm için çalışıldığını bilmek, sonuç istediğim gibi olsun yada olmasın beni mutlu edecek. 
-------------------------------------------------------
Murat Bey Merhaba,

Blogunuzda yazdığınız konuyu okuduk. Ekip olarak bu konuda nasıl bir değişiklik yapıp konuyu çözeceğimizi değerlendiriyoruz. Önümüzdeki bir kaç gün içinde özellikle tatil sayfasında bu açıklamalara daha net yer verip standardlara uygun hale getireceğiz.

Öneriniz için teşekkür ederiz.     
-----------------------------------------------------------

Çarşamba, Temmuz 04, 2012

Çam Fıstığı Nasıl Toplanır?

Genel ağın bilgiye ulaşmayı ne kadar kolaylaştırdığından bahsetmeme gerek yok. Ancak bir o kadar da kirli ve yetersiz bilgi kaynağı da oldu. Kolonya Nasıl Yapılır? başlıklı yazımda yetersiz (gereksiz de aynı zamanda) bilgiye örnek vermiştim. Bugün yazacağım "Çam Fıstığı Nasıl Toplanır?" yazısından önce bu başlığı arama motorunda aradım. Bulduğum yazılarda okuduklarımdan nasıl fıstık toplayacağımı anlamadım. "Çam Fıstığı Nasıl Toplanır?" sorusunun cevabını ben yazsaydım şöyle bir yazı hazırlardım: 

Çam fıstığı toplama mevsimindeyiz... Birkaç haftadır bahçemdeki tek çam ağacından topladığım kozalakları ayıklıyor, fıstıkları biriktiriyorum. Mevsimi kaçırmadan çam fıstığı nasıl toplanır sizlerle paylaşayım istedim. Belki siz de her gün önünden geçip gittiğiniz çam ağaçlarından mutfağımıza kadar uzanan keyifli bir yolculuğa çıkarsınız.

1 - Hangi kozalakları toplamalıyım? 
Ağaç üzerinde yeşil renkli ve kahve renkli kapalı halde çam kozalakları bulunuyor. Yeşil renkli olanlan henüz olgunlaşmamış olanlar, bunları toplamıyoruz. Kahve rengi ve kapalı haldeki kozalakları topluyoruz. Aşağıdaki resimde rengi çok net belli olmasa da yeşil renkli kozakları görebilirsiniz. 

  
2 - Topladığım kozalakları ne yapacağım? 
Kahve rengi ve kapalı kozalakları topladık. Bu kozalakları güneş gören bir yere koyuyoruz. 



3 - Çam fıstıkları kozalağın neresinde ?
İşte büyülü an burada. Kapalı haldeki kozalaklarımız birkaç gün içinde açılmaya ve fıstıklar görünmeye başlıyor. Aşağıdaki resimde kozalak çanaklarının açılmaya başladığını ve siyah renkli kabuklu çam fıstıklarını görebilirsiniz.


4 - Çam fıstıklarını nasıl topluyoruz? 
Daha kolay bir yolu var mıdır bilmiyorum. Ben sınırlı sayıda kozalak ile uğraştığım için sıkılmadan ve zevkle çanakları tek tek kırıp, tüm fıstıkları ayırdım. 

  
Tüm çanakları kırıp, fıstıkları çıkardım. Kırdığım çanakları saksılarda malçlama ve dekoratif amaçlı kullanmak için biriktiriyorum. Küçük boy bir çam kozalağından aşağıdaki resimde görüldüğü kadar (yarım avuca yakın) fıstık çıktı. 



5-Çam fıstıklarını kabuklarından nasıl ayıracağız? 
Gelelim kötü habere... Topladığımız kabuklu fıstıkların en az yarısının içi boş. 2010 yılında Çam Fıstığı başlıklı yazıyı yazdığım günlerde dolu, boş bilmeden tüm fıstıkları kırıyordum. Ardı ardına boş fıstıkları görmek sinir bozucuydu. Çam Fıstığı yazıma Sühan Yüksekışık'ın bıraktığı değerli yorumlar sayesinde dolu ve boş fıstıkları kırmadan anlamanın kolay bir yolu öğrendim.  

   
Tüm fıstıkları su dolu bir kaseye koyun. İçi boş olanlar suyun yüzüne çıkıyor. Evet sayıları epeyce fazla, üzülmeden atın gitsin hepsini. 



Kalan sağlar bizimdir...

Bu kozalaktan elde ettiğim fıstıkları, daha öncekiler ile birleştirdim. Boş bir zamanında hepsini tek tek kıracağım.



Şimdilik kırma aşaması ile ilgili resimleri eklemiyorum. Mevsimi kaçırmadan sizleri çam fıstığı nasıl toplanır konusunda bilgilendirmek istedim. Fıstıkları kırdıktan sonra son resimleri ekler, bu yazımı güncellerim.

Kendi topladığınız fıstıklar ile yapacağınız fıstıklı dolmaları, fıstıklı pilavları, fıstıklı tatlıları yerken, kulaklarımı çınlatırsınız. 

Afiyet olsun.  

Salı, Temmuz 03, 2012

Tesadüf Yoktur

Aşağıdaki resmi 2007 yılında yayınladığım "Dünya'nın En Büyük Tarihi Ahşap Binası" başlıklı yazımda kullanmıştım. Çelik Erengezgin'in sitesinden almıştım bu resmi. Eski ahşap binaların ne kadar güzel ve büyük olabileceğinin güzel bir örneğiydi.  




Haziran ayı başında bir iş seyahati için İzmir'den Karadeniz Ereğli'ye gidiyordum. Bursa'dan çıktım, ana yolda ilerlerken, doğru yol olduğumdan emin olmadan,  "Sakarya" yol levhasından saptım, ana yoldan ayrıldım. Her iki yanı zeytin ağaçları ile kaplı dar köy yollarında, göl manzarası eşliğinde ilerledim. Gitmekte olduğum yol doğru yol muydu hala bilmiyordum. "En nihayetinde bir yere çıkacak bu yol en fazla bir kaç saat geç giderim istediğim yere" diye düşünerek, yolun keyfini sürdüm. 

Köyün isminden emin değilim, Göllüce Köyü diye hatırlıyorum. Köy meydanınından geçtim, sola sert bir virajı döndüm. Yavaş ilerlediğim için sağımda kalan binayı net bir şekilde süzdüm. Bina kafama kazındı. Viraj çıkışında müsait bir yere arabayı park ettim. Arabadan inip, binayı hayranlıkla inceledim. "Bu binayı gördüm, biliyorum." dedim kendime. "Bu binanın bir resmini bir yazımda kullandım." 

Binanın aşağıdaki resimlerini çektim. 


        

Binanın bir bölümü hala kullanılıyor sanırım. Çok güzel ve ihtişamlı bir bina.

Fırsatını bulunca eski yazılarımı inceledim ve tahmin ettiğim gibi bu binanın resmini bir yazımda kullandığımı fark ettim.   

Sakarya yazılı tabeladan niye saptığımı bilmiyordum, şimdi bu binayı görmek için bilmeden için saptığımı düşünüyorum. Koskoca Türkiye'de bu binanın önünden geçme ihtimalim nedir? Tesadüf Yoktur :) 


Sinek Sekiz Yayınevi Kitapları

Bugün sizlere Sinek Sekiz ağ günlüğü ve Sinek Sekiz Yayınevi kitapları hakkında bilgi vereceğim.

Sinek Sekiz'e ağ günlüğüne Bağlantılar bölümünden ulaşabilirsiniz. Sinek Sekiz Yayınevinden çıkan Permakültüre Giriş kitabı ile ilgili yazıyı 2011 yılında yayınlamıştım.  Bu kitap başlı başına bir temel eser niteliğinde ve mutlaka okunmalı.  

Bir süredir Sinek Sekiz Yayınevini takip edemiyordum. Bugün web sitelerini ziyaret edince fark ettim ki üzerinde çalıştıkları kitapların birçoğunu yayınlamışlar.

Sinek Sekiz kitaplarına ulaşabileceğiniz kitapevlerini ve internet sitelerini Sinek Sekiz web sitesinde bulabilirsiniz. 

Ben Pandora Kitapevinin internet sitesinden tüm kitapları sipariş ettim. Permakültüre Giriş kitabını bir arkadaşıma hediye etmek için ikinci kez aldım.   

"Yayınevi Arama" bölümünden Sinek Sekiz araması yaparsanız tüm kitaplara ulaşmanız mümkün.




Sinek Sekiz Yayınevi kitaplarını okumanızı tavsiye ederim.

Emeğinize, bilginize ve elinize sağlık Sinek Sekiz.

   

Perşembe, Haziran 28, 2012

2011 Ceviz Üretim Verileri Açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu (TUIK) 2011 Tarımsal Üretim verilerini geçtiğimiz hafta yayınladı. TUIK istatistiklerine nasıl ulaşabileceğimizi Pivot Ayağı başlıklı yazımda anlatmıştım.  Benim özellikle ilgilendiğim konu ceviz olduğu için hemen ceviz verilerini inceledim. Beklediğim gibi 2011 yılında da bir önceki yıllardan farklı ve dikkat çekici büyüme yok.


2006 - 2011 yıllarına ait ceviz üretimi verilerini hazırladığım yukarıdaki tabloda bulabilirsiniz.

Genel ağda ceviz üretimi hakkında bir çok yazı bulunuyor. Doğrusunu isterseniz birçok yazı işkembeden sallamaktan, çevresinde gördüğü üç-beş bahçe durumuna göre kanaat oluşturmaktan öteye gitmeyen, sayısal dayanağı olmayan yazılar. Sayısal veriler yukarıdaki tabloda, evet ceviz üretimi ve yeni ağaç ekimi artıyor ancak Türkiye'nin ceviz tüketimi için hala yetersiz. 

Ceviz ile ilgili detaylı bir iş planını tamamladım. Bir süredir Alternatif Yaşam Planlamasında tamamladığım iş planından bazı tabloları  paylaşıyorum, paylaştığım sayısal verilerin çok daha detaylı hali iş planımda yer alıyor. Çok içime sinen ve cevizdeki fırsatları tüm yönleriyle gösterdiğine inandığım bir iş planı oldu. İş planıma maddi destek için yatırımcılar ile iş modelimi paylaşmaya başladım. Yakın zamanda müjdeli haber alacağıma inanıyorum.         

Cuma, Haziran 22, 2012

Kolonya Nasıl Yapılır ?

Dün gece bahçemdeki hanımelinin güzel kokusu ile heyecanlanıp, "Hanımeli kolonyası yapabilir miyim?" dedim.

Kulaktan dolma bilgim ile evde bulduğum yarısı dolu, küçük etil alkol şişesinin içerisine, tıka basa hanımeli çiçeklerini doldurdum. Tüm çiçekler etil alkol içinde kaldı. 

Sabah kalkar kalmaz, etil alkol şişesini açtım ve kokladım. Şimdilik güzel bir koku yok.

Kolonya nasıl yapılır? diye genel ağda bir arama yaptım. Bulduğum sonuçlar,
Domates nasıl yetişir? sorusuna,
"Migros sebze reyonundan, domatesleri seçer, torboya koyarsınız" cevabına eşdeğer nitelikteydi.

Etil alkolun içine, limon esansını koyarmışım, karıştırırmışım, işte kolonyam hazırmış.
Bu yazıları yazanlar limon çiçeği nedir, nasıl kokar biliyor mu acaba? Limon esansı ne? Uzaydan, göktaşı ile beraber gelen bir madde mi?  

Kolonya nasıl yapılır araştırmaya devam edeceğim ama ola ki sizler biliyorsunuzdur diye sormak istedim.

Kolonya nasıl yapılır bilen var mı?
     

Salı, Haziran 12, 2012

İri Ceviz ve fakat Yetersiz İç Ceviz



Akhisar'da bir benzinciden aldım bu yazının konusu cevizleri. 5,5 cm büyüklükleri ile dikkat çekiciydiler. Yarım kiloluk bir paket 15 liraydı. Kasiyer kıza cevizleri nereden aldıklarını sordum. Denizli'den alındığını söyledi.   


Cevizin iç verimi dışındaki heybete oranla yetersizdi. Daha büyük bir iç ceviz bekliyordum. Muhtemelen ceviz  geçen sene Ekim-Kasım ayından kalmaydı, iç cevizin kalitesi ve büyüklüğü bu nedenle azalmış olabilir. 

Ülkemizde yeşil kabuklarından ayrılan cevizleri kurutan ve iç ceviz kalitesini arttıran modern bir ceviz kurutma işletmesi yok. Ceviz kurutma doğal yollar ile yapılmaya çalışılıyor ve bu iç cevizin kalitesini önemli ölçüde etkiliyor.

Resimdeki heybetli cevizler modern bir kurutma tesisinde işlem görseydi iç kalitesi ve büyüklüğünün heybetiyle orantılı olabileceğini düşünüyorum.