Pazartesi, Mayıs 28, 2012

Cevizde Dünya Nereye Gidiyor? Biz Neresindeyiz?

Ceviz uzun süre yaşayan bir ağaç ve uzun süre boyunca verimli kalıyor. Bu nedenle Ceviz Projemde gelecek 30-40 yılda ceviz konusunda Türkiye'de ve Dünyada neler olabileceğini öngörmem ve araştırmam gerekiyordu.

FAO (Food and Agriculture Organization of UN) web sitesinin çok detaylı ve kolay anlaşılır istatistikleri cevizin 30 yıllık değişimini anlamamda çok yardımcı oldu. Verileri FAO sayfalarından aldım, excel tablosunda birleştirip, değerlendirdim. Aşağıdaki tabloyu ben hazırladım.



İncelemeyi onar yıllık dönemlerde yaptım. 1980 - 1990 - 2000 ve 2010 yılı üretim verileri inceledim.

1980 yılında ceviz üretiminde dünya ikincisiyiz. Çin bizden biraz daha az ceviz üretimi yapıyor. İran'ın ceviz üretimi yok sayılır. Ukrayna 1980'de ve 1990'da ceviz üretmiyor gibi görünse de bunun sebebi o dönem FOA verilenin SSCB verileri altında tutuyor olması.

2010 yılına geldiğimizde, 30 yıl içinde Çin'in %600'ün üzerinde artışla dünya birinciliğine geldiğini görüyoruz. İran %4500 artışla dünya üçüncüsü oluyor. Biz ikincilikten dördüncülüğe düşüyoruz. 30 yıl içerisindeki üretim artış miktarımız diğer ülkelerin yayında yok sayılabilecek kadar az.

Son yıllarda ceviz ağacı dikimi artıyor. TUİK istatistiklerinden Türkiye'nin yıllara göre ceviz ağacı sayısına ve verimine ulaşmak mümkün. 2008 - 2010 yılları arasında ceviz ağacı artış miktarı her yıl %10 seviyesinde. 

Önümüzdeki 30-40 yıllık dönemi öngördüğümüzde üzerinde çalıştığım Ceviz Bahçesi Porjesi gibi makro bir proje olmadıkça Türkiye'nin ceviz üretiminin ani bir sıçrama yapmasını beklemiyorum. Türkiye'de hala bireysel girişimler ile, çoğu 1000 dönümden küçük ceviz bahçeleri kuruluyor.   

Kişi Başı Ceviz Tüketim Miktarımız Ne Kadar

Ceviz Bahçesi projem üzerinde çalışırken ceviz ile ilgili epeyce istatistik bilgi topladım. 

Türkiye'de kişi başı ceviz tüketimi ne kadar? 
Ceviz üretim miktarımız ve ceviz tüketimimiz ne kadar? 

projemde cevaplamam gereken sorulardandı. 

Aşağıda 2010-2011 yılı Sert Kabuklular Denge Tablosunu bulabilirsiniz. (Kaynak TUIK)




Görüldüğü üzere Badem ve Ceviz'de tüketim kadar üretim yapamıyoruz.

Yukarıdaki rakamlara bir de kaçak ceviz miktarını eklememiz gerekiyor. Adı üstünde "Kaçak." Ne kadar olduğunu bilmek pek mümkün değil ama kaçak ceviz Türkiye için göz ardı edilmeyecek bir miktar. Yani ceviz tüketim miktarımız yukarıdaki rakamlardan fiilen daha fazla...

Tabloda çarpıcı veri kişi başı ceviz tüketim miktarımız. Kişi başı 2,61 kg ceviz tüketiyoruz. Mutfak kültürümüzde ceviz önemli yer tutuyor.

Dünyanın en büyük ceviz ihracatcısı ve ikinci en büyük ceviz üreticisi olan Amerika'da kişi başı tüketim 250 gr seviyesinde. Amerikan ceviz üreticileri birlikleri ceviz tüketimini arttırmak için ciddi lobi çalışmaları yapıyorlar. Amerika'da programı en çok izlenen kişilerden olan Dr Oz, programlarında sık sık cevizin faydalarından bahsediyor. Mc Donald salata çeşitleri arasına cevizli salatayı ekleyerek Amerika'daki ceviz tüketimini arttırıyor.

Yukarıdaki tabloda dikkatimi çeken bir başka konu Fındık üretim miktarımız. %621 üretim fazlamız varken neden 200 gr lık fındık paketini marketten 8 liraya aldığımı anlayabilmiş değilim.

Pazar, Nisan 15, 2012

Pivot Ayağı

Büyük bir özür ile başlayayım... Uzun zamandır yazmıyordum... Beni takip edenleri uzun süre habersiz bıraktım. Özür diliyorum...

Yazı başlığım yaşamakta olduğum süreci anlatan güzel bir metafor. Markafoni kurucusu Tolga Tatari'nin katıldığı Güzelyalı Rotaract Girişimcilik etkinliğinde duydum başlıktaki tanımı. Pivot Ayağı: Basketbolda bir ayağınızı yerden kaldırmadan kendi etrafınızda farklı yönlere dönebilmek için kullanılan bir tanım. Bir girişimcinin de benzer şekilde güzel bir fikrin etrafında dönebilmesi gerektiğini vurgulamak için anlattı Tolga Tatari.  

Alternatif Yaşam Planlamasının kurgusunu sınırlı ve hatta yok bir bütçe üzerine kurmuştum. Sanırım bunu değiştirmenin vakti geldi. Elimde iyi bildiğim ve Alternatif Yaşama kaynak olabilecek gelir sağlayacak bir proje var. Aslında bu projeyi farklı şekillerde yazılarımda belirttim. Şimdi pivot ayağım üzerinde farklı bir yöne dönüp, bir yatırımcı aramamın vakti geldi. 

Düzenli takip edenlerin bildiği üzere Alternatif Yaşam Planlamasında ceviz hakkında epeyce detaylı ve zengin içerik var. Ceviz bahçeleri üzerinden farklı bir kurgu ile yatırımcılar ile görüşmeye yakın zamanda başlayacağım. Şu an için büyük bir holdingten ve bir finans kurumundan toplantı sözü aldım. Sürecin ilerleyen dönemlerinde sizlerden doğru kişilere ulaşmak adına yardım isteyebilirim. 

Sunumu hazırlarken ceviz hakkında bazı detaylara ihtiyacım oldu. TUİK sayfalarında her türlü meyve, sebze hakkında istatistik veri bulmak mümkün. 

http://www.tuik.gov.tr/bitkiselapp/bitkisel.zul linkini kullanarak sorgulama yapabilirsiniz.

Türkiye toplam üretimi için aşağıdaki ekran görüntüsündeki alanları doldurarak sorgulama yapabilirsiniz.


İsterseniz ilçe bazında bile detaylı sorgulama yapabiliyorsunuz. İlçe bazında sorgulama için ekran görüntüsünü de aşağıya ekliyorum.



Sorgulama yaparken Excel kutucuğunu seçerseniz aşağıdakine benzer bir bilgi elde ediyorsunuz.



Türkiye'nin yıllara göre ceviz üretim miktari nedir? Yıllara göre ceviz fiyatları sorularının cevaplarını TUİK sayfalarında bulmak mümkün.

Salı, Ağustos 23, 2011

Güneşe Patent Alabilir Misiniz? Dr Jonas Salk


Bu konudaki idolüm Nicola Tesla idi. (Hangi konu?)
Nicola Tesla elektriği kablosuz ve ücretsiz olarak herkese ulaştırmayı hedeflemiş. Bu hedefi fark edilince maddi destekçileri paralarını çekmişler ve Tesla hak etmediği bir hayat yaşamış. Tesla, ölümünden  yıllar sonra değeri bir nebze olsun anlaşıldı ve ödüllendirildi. Tesla ile ilgili bir yazıyı 2006 yılında yazmıştım.
Jonas Salk adını duydunuz mu? Ben ilk defa Michael Moore’un Capitalisim: A Love Story  filminde duydum.
Edward Murrow              : Çocuk felci aşısının patenti kime ait?
Jonas Salk                          : Hımm, insanlığa ait diyebilirim. Patenti yok. Güneşe patent alabilir misiniz?
Edward R. Murrow: Who owns the patent on this vaccine?
Jonas Salk: Well, the people, I would say. There is no patent. Could you patent the sun?
CBS Television interview, on See It Now (12 April 1955)
Jonas Salk çocuk felci aşısını bulan doktor. Seyrettiğim filmde yukarıda yer verdiğim diyalogu izledikten sonra Salk hakkında araştırma yaptım. Genelde kısa bilgiler buldum. “Salk çocuk felcini bulmuştur.” İçeriğinden daha fazla bilgi vermeyen yazılardı birçoğu. Türkçe kaynaklardan sadece bir tanesinde Salk’ın aşıya patent almadığı ve aşıyı insanlığa verdiği yazıyordu. İngilizce kaynaklarda da durum çok farklı değildi, sadece bir kaynakta Edward Murrow’un Dr Salk  ile yaptığı röportajdan yukarıdaki alıntı yapılmıştı. Salk’ın aşıyı insanlığa ücretsiz vermesi, aşıyı bulması kadar önemli  ve Salk’ı anlatan her yazıda bu bilgi de verilmeli. Ve fakat verilmiyor! Bilinsin istenmiyor demek ki!
İlaç sektörü, silah ve petrol’den sonra dünya’daki üçüncü büyük sektör. Doğan her bebek, çocuk felci aşısı oluyor ve doğan her bebek çocuk felci aşısı olacak. Elde edilebilecek zenginlik sınırsız. Salk ne yapmış? “Güneşe patent alabilir misiniz?” demiş aşıya patent almamış.
Salk ve Tesla gibi insanlar yerine köşe dönücü zihniyet vitrinlere konuyor. Her gün bir dünya çerçöp adamın, kadının, zenginliklerini, evlerini, arabalarını, hayatlarını izliyoruz televizyonda. Salk ve Tesla’yı anlatan yok. Yanlış değerleri (değer demek yanlış) parlatıyor, anlatılması  gerekenleri örtüp, görünmez hale getiriyorlar.
Önce İnsanlık diyen, kendi çıkarını ve zenginliğini düşünmeyen örnek insanlardaki tek idolüm Tesla idi. Şimdi Tesla’nın yanında Dr.Jonas Salk’ı da ekliyorum.

Salı, Nisan 26, 2011

Permakültüre Giriş



Bağlantılar bölümünde yer alan Sinek Sekiz'in yayınladığı Permakültüre Giriş kitabı bugün elime ulaştı. Kitabı Sinek Sekiz'le yazışarak edinebileceğiniz gibi pasaj.com adresinden de alabilirsiniz. 

Henüz kitabı okumaya başlamadım ama şimdiden okumak için heyecanlanıyorum.   

Alınması, okunması ve kütüphanede mutlaka bulunması gerek bir kitap.

Pazar, Şubat 13, 2011

Evde Lightbox Nasıl Yapılır?


Stüdyoda çekilen fotoğraflar ile ev ortamında çekilen fotoğraflar arasında dağlar kadar fark vardır. Ben evde kolay ve ucuz bir yolla stüdyo ortamına yakın ortam oluşturulamaz diye düşünüyordum. Geçenlerde google görsellerde gezinirken Lightbox diye bir şey gördüm, biraz araştırınca evde kolay ve ucuz bir şekilde stüdyo ortamına yakın bir şekilde fotoğraf çekimi yapılabileceğini fark ettim.

İnternette kolay ve ucuz lightbox yapım yolları bulmak mümkün, benim aklıma uygun gelen su boruları ile yapılan uygulama oldu. Benim okuduğum sayfadaki lightbox sökülüp takılamıyor. Ben aynı uygulamanın kolaylıkla sökülüp bir kenara koyulabilecek bir hale geleceğini düşündüm ve lightbox ı bu şekilde yaptım. 85 cm  uzunluğunda, 85 cm yüksekliğinde ve 55 cm genişliğindeki lightbox söküldüğünde 8 adet boru kadar yer kaplıyor.

Malzeme listesi:
* 4 adet ayak olarak kullanılacak alüminyumlu su borusu ( 100 - 125 cm olsa iyi olur)
* 4 adet T ( ayaklara sabitlenecek )
* 4 adet dirsek ( ayaklara, T lere sabitlenecek )
* 2 adet alüminyumlu su borusu, uzunluk olarak kullanılacak (80 - 100 cm olabilir )
* 2 adet alüminyumlu su borusu, genişlik olarak kullanılacak (75- 100 cm olabilir )
* 3 adet okuma lambası
* Lightbox'ın 3 tarafını kapatmaya yetecek kadar beyaz renklik kumaş. (Mermerşahi kumaş olabilir)


İşin püf noktası su tesisatçısında... Yazacaklarımı bir su tesisatçısına tarif ettiğinizde kolaylıkla nasıl bir şey yapılacağını anlayacaktır ve size benim lightbox ıma benzer bir lightbox hazırlayacaktır.

4 adet T parçasını ayak olarak kullanacağınız su borularını sabitlettirin. Su tesisatçılarının kullandığı ısıtmalı makine ile boru ve T boru birbirine sabitlenecektir. T boruların sabitlenmesinden sonra dirsekleri T sabitlenmiş ayaklara borulara yerleştireceğiz. İşin en püf noktalarından biri burası. Dirsekleri karşılıklı doğru sabitletmelisiniz ki her yanı eşit bir dikdörtgen elde edebilesiniz. Aşağıdaki resimde doğru yerleştirilmiş dirsekler ile oluşturulan lightbox çatısını görebilirsiniz.


T ve dirsekleri ayaklarımıza sabitledik. Şimdi sıra sökülüp, takılabilecek uzunluk ve genişlik borularında.

Bu boruları, su tesisatçınıza, ayaklara sabitlecekmiş gibi ısıttırın fakat boruları birbirine geçirmeden soğumaya bırakın. Benim tesisatçım soğuyan uzunluk ve genişlik borularının uçlarını özel bir çeşit boru genişletme aracı ile ayaklara daha kolay girip, çıkabilir hale getirdi. Borular ne çok kolay takılıyor ne de çok kolay çıkıyor.

Lightbox yapımı tamamlanınca ilk denemelerde yere sağlam bir şekilde basmadığını fark ettim. Bu noktada marangoz tarafımın hemen çözüm buldu.


4 adet 15x15 cm tahta kestim. Ortalarına 16 cm uzunluğunda 10 luk kavalye yerleştirdim. Kavalyenin yaklaşık 1-1,5 cm bölümü tahtanın ortasındaki deliğe geçerek, tutkalla sabitlendi.


Böylelikle lightbox ın ayaklarını geçirebileceğim destek tahtalarım oldu.

Destek tahtaları lightbox ı rahatlıkla taşıyorlardı ama evdeki dumbell ağırlıklarımın ayaklara çok uyumlu olduğunu görünce onlarıda destek ayaklarına geçirdim. Lightbox artık taş gibi...


İşte size lightbox da çektiğim ilk deneme resimlerinden birkeç örnek. Ham haldeki aşağıdaki resimlerin arka fonu fotoshop da hafif düzeltildiğinde evde çekildiği neredeyse belli olmayacak kalitede resimler elde ediyorsunuz.





Hanım sağolsun, lightbox ın kumaşını üç tarafından dikti ve beni her seferinde kumaşı lightbox a gerdirme derdinden kurtardı.

Sonuç olarak: 20 dakika su tesisatçısında, 20 dakika marangozda ve 20 dakika terzide zaman harcarsanız, çok kaliteli ve güzel resimler çekebileceğiniz sökülebilir bir lightbox'a sahip olabilirsiniz.

Perşembe, Kasım 11, 2010

Ağ Günlüğü (BLOG) Sayfası Görünümü Nasıl Zenginleştirilir?

Ağ günlüğü (blog) yazısı nasıl olurda bir genel ağ sitesi sayfası gibi görünebilir?

Birçok ağ günlüğü okuyorum ve üç ağ günlüğü yazıyorum. Yazılarımın hepsi ve okuduğum ağ günlüklerindeki yazıların hepsi bize sunulan standart yazılım sayfasının imkanları ile yazıldıkları için görünüm özellikleri  sınırlı. Yazılarımın görünümleri "Ben ağ günlüğü yazısıyım" diye bağırıyor.  

Ağ günlüğü yazılarını bir genel ağ sayfası gibi görüntülünecek şekilde yazmak mümkün mü?

Ağ günlüğünde "Yeni Kayıt" oluştururken, hep kullandığımız ve word görünümüne benzeyen "Oluştur" sekmesinin yanındaki "HTML'yi Düzenle" sekmesi ne işe yarıyor?

HTML ne işimize yarıyor?
HTML öğrenmek zor mudur?
Bir ağ günlüğü yazarı HTML öğrenmeli midir?
* * *
Takip edenler bilecektir, bir süredir genel ağ sitesi (web) tasarımı konusunda ders alıyorum. Genel ağ sitesi tasarımı için açık kaynak uygulaması olan Drupal programını öğrenmeyi tercih ettim. Drupal konusunda daha önce açıklayıcı bir yazı yazmıştım.

Yazacaklarım html yazmayı bilenler için;
"Ne var ki bunda, bu kadar temel şeyleri mi bize anlatıyorsun." diyecekleri nitelikte.

Gel gelelim, ben dahil birçok ağ günlüğü yazarlarının html bilgisi yok yada sınırlı. Ağ günlüğü okurlarının büyük bölümü aynı zamanda ağ günlüğü yazarı. Bu nedenle öğrendiklerimi sizlerle paylaşmak istedim. Siz de benim gibi blog editörünün bize sunduğu görünüm ve yazım imkanları dışında başka görünüm ve yazı yerleştirme yapmayı bilmiyorsanız, yazım sizi ilgilendirecektir.

Hadi, ağ günlüğü yazılarımızı biraz daha canlı, daha anlaşılabilir, daha görsel, daha genel ağ sayfasıymış haline getirmeyi öğrenelim. HTML öğrenelim.
* * *
İki saatlik Html dersinden sonra "html hiç de zor değilmiş" dedim. Bana Drupal ve html öğreten hocam İlker Kalaycı'nın ders anlatmakta ki becerisini belirtmezsem hakkını yemiş olurum. Kendisi çok iyi bir öğretmen. Dersleri Camtasia Studio programını kullanarak kaydediyor ve ders bitiminde bana veriyor. Bu ders videoları unutma ihtimalim olan birçok şeyi kolaylıkla hatırlamama ve evde dersi tekrar etmeme yarıyor.

TAVSİYEM ŞU:
1) Size html anlatacak birini bulun,
2) Html dersinin anlatıldığı bilgisayarda MUTLAKA Camtasia Studio programının olmasını ve dersi (ekran görüntülerini) kaydetmesini isteyin.
3) Öğrendiğiniz html bilgisini kullanarak "Yeni Kayıt" altındaki "HTML'yi Düzenle" bölümüne istediğiniz görünümü sağlayacak html kodlarını yazın.

Ben aşağıdaki örnekleri iki saatlik html dersinden sonra ders videosunu seyrederek yaptım.

İlk örnek etrafı çerçeveli tablo halinde resim ve yanında resim ile ilgili metin yazısı uygulaması.






Bu Örnekte görüldüğü gibi resimli ve açıklamalı tablolar yapabilmek mümkün

İkinci örnek, ağ günlüğü sayfamızın içinde farklı renk ve biçimlerde, ister çerçeveli ister çerçevesiz yazı alanları oluşturmak. Alıntıları yada yazımızda özellikle belirtmek istediğimiz bölümleri bu uygulamayı kullanarak yazabiliriz.



Div kullanarak yazı içinde farklı renk ve görününde paneller oluşturulabiliyor.



Son örnek, bir tablo uygulaması. Yine bu uygulamada da renk, yazı, çerçeve gibi öğeleri değiştirmek mümkün.

Faik Murat ÜnelBas gitar çalarKlasik rock sever
Bu birtablo uygulamasıdenemesidir.