Dünya Ekmek Derdine Düştü başlıklı haberi okuyalım:
Dünya piyasalarında gıda fiyatlarında artış hız kesmiyor. BM, artışın kalıcı olduğunu belirterek, milyonlarca kişinin tehdit altında olduğu uyarısını yaptı. Açları doyurmak için acilen ihtiyaç duyulan paraysa sadece 500 milyon dolar.
Başta pirinç olmak üzere birçok üründe yaşanan fiyat artışları hız kesmiyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) son raporuna göre, uluslararası pirinç fiyatları, Ocak ayından bugüne kadar ortalama yüzde 20 oranında arttı.
Yüksek kaliteli Tayland pirinci, Mart 2007’ye kıyasla yüzde 68 oranında artarken, Şubat 2008’e kıyasla yüksek kaliteli pirincin fiyatında yüzde 13 oranında artış görüldü. Uzmanlara göre, tonu 800 dolara yaklaşan pirincin fiyatı önümüzdeki üç ay içinde 1000 doları bulacak. Ancak fiyatları hızla artan tek ürün pirinç değil. FAO, gıda maliyetlerinin 2006’dan 2007 yılına kadar dünya genelinde yüzde 23 arttığını bildirdi. Bu dönemde tahıl fiyatları yüzde 42, yemeklik yağın fiyatı yüzde 50, süt ürünlerinin fiyatı ise yüzde 80 yükseldi.
Pirinç fiyatları Türkiye’de dünya piyasalarının oldukça üzerinde yüzde 130’a varan oranlarda zam gördü. Yoksul yiyeceği olarak görülen bulgur fiyatı da Türkiye’de kuraklık gerekçe gösterilerek son 1 yılda yüzde 155 oranında arttı. Son haftalarda bulgur satışları önemli ölçüde artış gösterirken, pirinç satışlarında azalma yaşanıyor.
‘PİRİNÇ SATIŞLARI DURMA NOKTASINDA’
Karaman’da kurulu Duru Bulgur Satın Alma Müdürü Mehmet Ali Orduoğlu, baldo pirincin perakende fiyatının marketlerde 7,00 ile 7,50 YTL, bulgurun ise 2 ile 2,50 YTL civarında satıldığını belirterek, “Pirinç satışları adeta durma noktasına geldi. Bulgur eski cazibesine tekrar kavuştu. Pirinç satamıyoruz ancak bulgur satışlarımız çok iyi” diye konuştu.
FAO: FİYATLARDAKİ ARTIŞ KALICI
Gıda fiyatlarının geleceğine ilişkin senaryolar pek olumlu görünmüyor. FAO, küresel çapta kargaşayı tetikleyen gıda fiyatlarının tırmanmasının büyük olasılıkla kalıcı olduğunu ve dünya çapında günde bir dolar ve altında yaşayan milyonlarca kişiyi tehdit ettiğini belirtti.
Değişmeyen talep, stok azlığı ve yeni ihracat kısıtlamaları sonucu tahıl fiyatlarının arttığı kaydedilirken, yine de sıkı bir tedarik durumuyla sıkıntının azaltılabileceği ve dünyada tahıl üretiminin bu yıl yüzde 2.6 artırılarak rekor düzey olan 2.16 milyar tona çıkmasının beklendiği de belirtildi.
MISIR VE HAİTİ’DE 6 KİŞİ ÖLDÜ
Birleşmiş milletler, bu önlenemeyen artışın, dünya çapında siyasi istikrarsızlığa ve şiddet dalgasına yol açmak üzere olduğu uyarısında bulunuyor. Bazı ülkelerde yaşanan protestolar da BM’nin uyarısını haklı kılıyor.
Mısır’da hafta başındaki iki gün süren gösterilerde 1 kişi ölmüş, Haiti’de gıda fiyatlarındaki artışı protesto gösterilerinde yağmalamalar ve polisle çatışmalar olmuş ve 5 kişi hayatını kaybetmişti.
Tunus’un orta kesimlerinde Redeyef’te, hayat pahalılığı ve işsizliği protesto eylemlerinde polisle göstericiler arasında üç gündür çatışmalar meydana geldiği haber veriliyor.
ACİLEN 500 MİLYON DOLAR GEREK
Zengin ülkelere, krize müdahale etmeleri için çağrı üzerine çağrı yapılıyor. Açları doyurmak için acilen ihtiyaç duyulan paraysa 500 milyon dolar düzeyinde.
KİMİ BENZİN DERDİNDE, KİMİ...
Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick, son gelişmelerle ilgili olarak şunları söyledi: “Birçok kişi benzin depolarını doldurmanın derdine düşerken, birçok kişi de karınlarını doyurmak için uğraş veriyor. Bu her geçen gün zorlaşıyor. Son iki ayda pirincin fiyatı yüzde 75 yükseldi. Buğdayın fiyatı geçen yıl yüzde 120 arttı.”
FİYATLAR NEDEN ARTIYOR?
Özellikle Çin ve Hindistan’ın artan talebi, küresel ısınmanın etkileri, petrol fiyatındaki önlenemez yükseliş ve hububatın biyoyakıt üretimine hammadde yapılması, gıda fiyatındaki artışın temel nedenleri olarak sıralanıyor.
- - - - - -
Alternatif Yaşam Planlaması ve hayata geçecek Alternatif Yaşam Çiftliğinin gerekliliği şehirden kaçmayı istemek, doğada yaşamak, doğal beslenmek, emeğinin sömürülmemesi, üretken olmak gibi nedenlerle desteklenebilir. Ve fakat işin bir de 2012'de olması muhtemel gelişmeler, (ki bu aralar piyasada/medyada bu konu hakkında ipe sapa gelmez yazılar var) küresel ısınma ve yukarıdaki haberde olduğu gibi açlık boyutu da var.
Henüz vaktimiz varken(???), küresel bir kargaşadan EN AZ etkilenmenin yolunun, yaşamsal ihtiyaçları devasa zincir marketlerden temin etmek olmadığını fark etmemiz ve kendi ürettiğimiz ile yaşamsal ihtiyaçlarımızı karşılayabildiğimiz bir yaşam biçimi oluşturmak olduğunu görmemiz gerekiyor.
Gitmekte olduğumuz yönde Alternatif Yaşam bir özlem değil, bir ihtiyaçtır.
Gönüllü sadeliğin ve kendine yeterliliğin planlaması. http://www.youtube.com/user/faikmuratunel
Pazartesi, Nisan 14, 2008
Çarşamba, Nisan 02, 2008
Alternatif Yaşam Planlaması Nereye Gidecek? "Biz" Nereye Gidiyoruz?
Günlüğümüze bırakılan bir yorum konusunda yazmak istiyorum.
Bobo kullanıcı isimli okurumuz Japonya’da Doğal Tarım başlıklı yazımıza yapmış. Bobo’nun yorumunu aşağıya kopyalıyorum.
SANIRIM YAKLAŞIK BİR YILI AŞKIN BLOĞUNUZU TAKİP EDİYORUM. HER ŞEYİ İNCEDEN İNCEYE HESAPLIYOR VE SAĞLAM ADIMLARLA GİDİYORMUŞ GİBİ BİR GÖRÜNTÜ VERİYORSUNUZ. DÜŞLEDİĞİNİZ YAŞAMI KURDUNUZ MU BİLMİYORUM AMA GERÇEKTEN MERAK EDİYORUM. BU YAŞAM KURULMUYORSA NEDEN KURULMUYOR? UĞRAŞIYOR MUSUNUZ GERÇEKTEN? SORUN NEREDE? YOKSA SİZDE EKOKÖY GRUBU GİBİ ORGANİK DUT YEMEYİ ORGANİK DÜŞLER KURMAYI, DÜŞLERİNİZİ YAŞAMAKTAN DAHA MI ÇEKİCİ BULUYORSUNUZ. ELEŞTİRMEK DEĞİL AMACIM. SAMİMİ OLDUĞUMU BİLİYORUM.
Uzun süredir ertelediğim bir konuyu yazmama vesile olduğu için bobo kullanıcı isimli okurumuza teşekkür ediyorum.
Alternatif Yaşam’da nereye geldik? Nereye gideceğiz?
Alternatif Yaşam Planlaması kendi ayakları üzerinde durabilen bir genç artık. Ancak hala sanal/teorik. Başlangıçta arkadaşım Mehmet Kış ile planladığımız üzere bilgi biriktirmeye “mecburen” devam ediyoruz.
Alternatif Yaşam Çiftliği neden henüz hayata geçmedi, geçemiyor?
Gelin Alternatif Yaşam Çiftliği için neye ihtiyacımız olduğunu düşünelim:
1) Çiftlik için bir arazi.
2) Bir ev, ağıl, kümes ve depo olarak kullanılabilecek birkaç yapı.
3) Düzenli bir gelirimizin olması için kuracağımız Ceviz Bahçesi.
4) Ceviz bahçesinden gelir elde edinceye kadar (tahminen yedi sene) yaşamsal giderlerimizi karşılayacak birikim/anapara.
İhtiyacımız olan kalemlerin rakamsal boyutuna girmeden elimizde (Faik Murat ve Mehmet Kış) ne var bir bakalım?
Tek gelir kaynağımız ay başında aldığımız maaşımız. Zorunlu ihtiyaçlarımızı bile karşılamakta zorlandığımız maaşımız ile tasarruf yapabilme şansımız bulunmuyor. Alternatif Yaşam Çiftliğini nasıl kuracağız? ? ?
Ekoköy girişimleri çerçevesinde birçok görüşün, ortak yaşam biçiminin, kooparatifleşmenin çözüm olarak sorgulandığını ancak bir türlü ortak hareket edecek sağlıklı bir biçimin oluşturulamadığı biliyoruz. Kaldı ki Alternatif Yaşam Planlaması bireysel bir çözüm arayışı.
Örnek Modeller başlığı altında alternatif bir yaşam oluşturmayı başaranları incelediğimizde belli bir birikim ve yatırım maliyeti ile bu işe başladıkları anlaşılabiliyor.
Peki bizim için çözüm ne?
İçinde bulunduğumuz tünelin sonunda ışık şimdilik görünmüyor ancak bu bizi tünelin içinde yol almaktan vazgeçirmemeli, vazgeçirmiyor da. Alternatif Yaşam Planlaması teorik olarak geliştikçe yeni açılımlar olabilir. Birgün tünelin sonunda ışık görünebilir.
Maddiyat göreceli bir kavram, bizim için erişilmez gibi görünen Alternatif Yaşam Çiftliğini oluşturacak kadar maddi kaynak, bir başkanın oğluna aldığı son model spor araba bedeli olabiliyor.
Bobo kullanıcı isimli okurumuz Japonya’da Doğal Tarım başlıklı yazımıza yapmış. Bobo’nun yorumunu aşağıya kopyalıyorum.
SANIRIM YAKLAŞIK BİR YILI AŞKIN BLOĞUNUZU TAKİP EDİYORUM. HER ŞEYİ İNCEDEN İNCEYE HESAPLIYOR VE SAĞLAM ADIMLARLA GİDİYORMUŞ GİBİ BİR GÖRÜNTÜ VERİYORSUNUZ. DÜŞLEDİĞİNİZ YAŞAMI KURDUNUZ MU BİLMİYORUM AMA GERÇEKTEN MERAK EDİYORUM. BU YAŞAM KURULMUYORSA NEDEN KURULMUYOR? UĞRAŞIYOR MUSUNUZ GERÇEKTEN? SORUN NEREDE? YOKSA SİZDE EKOKÖY GRUBU GİBİ ORGANİK DUT YEMEYİ ORGANİK DÜŞLER KURMAYI, DÜŞLERİNİZİ YAŞAMAKTAN DAHA MI ÇEKİCİ BULUYORSUNUZ. ELEŞTİRMEK DEĞİL AMACIM. SAMİMİ OLDUĞUMU BİLİYORUM.
Uzun süredir ertelediğim bir konuyu yazmama vesile olduğu için bobo kullanıcı isimli okurumuza teşekkür ediyorum.
Alternatif Yaşam’da nereye geldik? Nereye gideceğiz?
Alternatif Yaşam Planlaması kendi ayakları üzerinde durabilen bir genç artık. Ancak hala sanal/teorik. Başlangıçta arkadaşım Mehmet Kış ile planladığımız üzere bilgi biriktirmeye “mecburen” devam ediyoruz.
Alternatif Yaşam Çiftliği neden henüz hayata geçmedi, geçemiyor?
Gelin Alternatif Yaşam Çiftliği için neye ihtiyacımız olduğunu düşünelim:
1) Çiftlik için bir arazi.
2) Bir ev, ağıl, kümes ve depo olarak kullanılabilecek birkaç yapı.
3) Düzenli bir gelirimizin olması için kuracağımız Ceviz Bahçesi.
4) Ceviz bahçesinden gelir elde edinceye kadar (tahminen yedi sene) yaşamsal giderlerimizi karşılayacak birikim/anapara.
İhtiyacımız olan kalemlerin rakamsal boyutuna girmeden elimizde (Faik Murat ve Mehmet Kış) ne var bir bakalım?
Tek gelir kaynağımız ay başında aldığımız maaşımız. Zorunlu ihtiyaçlarımızı bile karşılamakta zorlandığımız maaşımız ile tasarruf yapabilme şansımız bulunmuyor. Alternatif Yaşam Çiftliğini nasıl kuracağız? ? ?
Ekoköy girişimleri çerçevesinde birçok görüşün, ortak yaşam biçiminin, kooparatifleşmenin çözüm olarak sorgulandığını ancak bir türlü ortak hareket edecek sağlıklı bir biçimin oluşturulamadığı biliyoruz. Kaldı ki Alternatif Yaşam Planlaması bireysel bir çözüm arayışı.
Örnek Modeller başlığı altında alternatif bir yaşam oluşturmayı başaranları incelediğimizde belli bir birikim ve yatırım maliyeti ile bu işe başladıkları anlaşılabiliyor.
Peki bizim için çözüm ne?
İçinde bulunduğumuz tünelin sonunda ışık şimdilik görünmüyor ancak bu bizi tünelin içinde yol almaktan vazgeçirmemeli, vazgeçirmiyor da. Alternatif Yaşam Planlaması teorik olarak geliştikçe yeni açılımlar olabilir. Birgün tünelin sonunda ışık görünebilir.
Maddiyat göreceli bir kavram, bizim için erişilmez gibi görünen Alternatif Yaşam Çiftliğini oluşturacak kadar maddi kaynak, bir başkanın oğluna aldığı son model spor araba bedeli olabiliyor.
Cumartesi, Mart 08, 2008
Japonya'da Dogal Tarim
Üye olduğum ekoköy grubundan gelen bir mesajı sizlerle paylaşmak istiyorum. Ben bir mucize olmazsa bu etkinliğe katılamayacağım...
- - - - - - -
Shumei Vakfi'nin Istanbul'daki temsilcileri olan Satoru ve Chikako Nakano
28 Mart Cuma gunu Saat 18:30-20:30' da
Cihangir Cad. No.6 Muhsine Palas D:4 Beyoglu, Istanbul
Tel: 0212-293-0603
adresinde Japonya'da Dogal Tarim yapan Yasunori Sako'yu misafir edecekler. Yasunori Sako Shumei Dogal Tarim ciftligi Shigaraki'nin direktoru ve 10 yildir dogal tarimi uyguluyor. Shigaraki Ciftligi'nde mumkun oldugunca surdurulebilir yasam ilkelerine uygun yasiyorlar.
Konuyla ilgilenen herkesi davet ediyorlar. Gelmek isteyenlerin 23 Mart'a kadar kendilerini haberdar etmelerini rica ediyorlar.
- - - - - - -
Shumei Vakfi'nin Istanbul'daki temsilcileri olan Satoru ve Chikako Nakano
28 Mart Cuma gunu Saat 18:30-20:30' da
Cihangir Cad. No.6 Muhsine Palas D:4 Beyoglu, Istanbul
Tel: 0212-293-0603
adresinde Japonya'da Dogal Tarim yapan Yasunori Sako'yu misafir edecekler. Yasunori Sako Shumei Dogal Tarim ciftligi Shigaraki'nin direktoru ve 10 yildir dogal tarimi uyguluyor. Shigaraki Ciftligi'nde mumkun oldugunca surdurulebilir yasam ilkelerine uygun yasiyorlar.
Konuyla ilgilenen herkesi davet ediyorlar. Gelmek isteyenlerin 23 Mart'a kadar kendilerini haberdar etmelerini rica ediyorlar.
Perşembe, Şubat 28, 2008
Kıdem Tazminatı
Birçoğumuz para kazanmak ve bir şekilde hayatımızı sürdürebilmek için yapmaktan çok haz etmediğimiz işlerde çalışıyoruz. Yeni sosyal güvenlik yasası ile kıdem tazminatı kaldırılıyor. Biz sadece haberleri dinliyoruz. Eylem yok.
Sonumuz karanlıksa neden çalışıyoruz? Birbuçuk (fikrin çıkış noktası on yıl öncesine kadar gider) yılı aşkın süredir mevcut sisteme alternatif ne yapabiliriz sorusuna, yazılarımızla cevap arıyoruz. Kurguladığımız Alternatif hayatın önemi ve gerekliliği giderek artıyor. Köle olarak yaşayıp, sefil olarak ölmek için yedi yaşından itibaren, kölelik sistemine kaynak oluşturacak eğitim algılamamız çerçevesinde, kendimizi, çocuklarımızı bir diploma, bir sıfat sahibi olması için şartlıyoruz. Tek bir yaşam biçimi var. Üniversitede oku, mezun ol. Al sana sonuç.
Yoğun çalışma tempomuzda kaçış planına vakit ayıracak zamanı bulamıyoruz. Yoksa bulmak mı zor geliyor? Evet yoğunum ama alternatif aramama, kitap okumama, yazı yazmama, ülkemin ve kızım geleceği için tepki vermeme lüksüm yok. Daha az televizyon seyretmeli, daha az gezmeli, daha az uyumalıyım.
Alternatif Yaşam Planlamasında daha seyrek yazmaya başladım. Düzenli takip edenlerin fark edeceği üzere, Alternatif Yaşam Planlamasında yazar sayımız artıyor. Yeni yazarlarımızın makaleleri ve çevirileri ile Alternatif Yaşam Planlaması gelişmeye devam ediyor. Yazarlarımız ile yapılan işbölümü sayesinde yeni çeviriler ve makaleler yayınlanmaya devam edecek.
Alternatif Yaşam Planlaması, her nekadar günlük ortamında yer alan bir site olsa da, içerik olarak belirli konuların yazılabildiği, bilgi paylaşımını amaçlayan ve içerik olarak günlük formatından uzak bir site. Ve fakat ben ara sıra günlük tadında yazılar da yazmak istiyorum. İş bu nedenle, bir süredir “ Politika, müzik, ezoterik bilgiler, elalemin derdi beni gerdi, edebiyat ve kitaplar üzerine, yer yer Youtube destekli, serbest atışlar.” başlığı ile tanımladığım Beyin Labirentimden Odacıklar günlüğünde de yazıyorum.
Haber vereyim istedim.
Sonumuz karanlıksa neden çalışıyoruz? Birbuçuk (fikrin çıkış noktası on yıl öncesine kadar gider) yılı aşkın süredir mevcut sisteme alternatif ne yapabiliriz sorusuna, yazılarımızla cevap arıyoruz. Kurguladığımız Alternatif hayatın önemi ve gerekliliği giderek artıyor. Köle olarak yaşayıp, sefil olarak ölmek için yedi yaşından itibaren, kölelik sistemine kaynak oluşturacak eğitim algılamamız çerçevesinde, kendimizi, çocuklarımızı bir diploma, bir sıfat sahibi olması için şartlıyoruz. Tek bir yaşam biçimi var. Üniversitede oku, mezun ol. Al sana sonuç.
Yoğun çalışma tempomuzda kaçış planına vakit ayıracak zamanı bulamıyoruz. Yoksa bulmak mı zor geliyor? Evet yoğunum ama alternatif aramama, kitap okumama, yazı yazmama, ülkemin ve kızım geleceği için tepki vermeme lüksüm yok. Daha az televizyon seyretmeli, daha az gezmeli, daha az uyumalıyım.
Alternatif Yaşam Planlamasında daha seyrek yazmaya başladım. Düzenli takip edenlerin fark edeceği üzere, Alternatif Yaşam Planlamasında yazar sayımız artıyor. Yeni yazarlarımızın makaleleri ve çevirileri ile Alternatif Yaşam Planlaması gelişmeye devam ediyor. Yazarlarımız ile yapılan işbölümü sayesinde yeni çeviriler ve makaleler yayınlanmaya devam edecek.
Alternatif Yaşam Planlaması, her nekadar günlük ortamında yer alan bir site olsa da, içerik olarak belirli konuların yazılabildiği, bilgi paylaşımını amaçlayan ve içerik olarak günlük formatından uzak bir site. Ve fakat ben ara sıra günlük tadında yazılar da yazmak istiyorum. İş bu nedenle, bir süredir “ Politika, müzik, ezoterik bilgiler, elalemin derdi beni gerdi, edebiyat ve kitaplar üzerine, yer yer Youtube destekli, serbest atışlar.” başlığı ile tanımladığım Beyin Labirentimden Odacıklar günlüğünde de yazıyorum.
Haber vereyim istedim.
Cuma, Şubat 15, 2008
Topraklarımız
Yaşadığımız günleri, tartıştığımız konuları, ülkemin gittiği yeri düşününce Kenya'nın kurucusu Jomo Kenyatta'nın bir sözünü hatırlatmak istiyorum.
Misyonerler geldiklerinde, Afrika'lıların toprakları, misyonerlerinse incilleri vardı. Misyonerler bize gözlerimiz kapalı nasıl dua edeceğimizi öğrettiler. Gözlerimizi açtığımızda misyonerlerin toprakları, bizimse incilimiz vardı.
"When the Missionaries arrived, the Africans had the Land and the Missionaries had the Bible. They taught how to pray with our eyes closed. When we opened them, they had the land and we had the Bible."
Gözlerimiz kapalı dua ediyoruz, bakalım açınca ne göreceğiz?
Misyonerler geldiklerinde, Afrika'lıların toprakları, misyonerlerinse incilleri vardı. Misyonerler bize gözlerimiz kapalı nasıl dua edeceğimizi öğrettiler. Gözlerimizi açtığımızda misyonerlerin toprakları, bizimse incilimiz vardı.
"When the Missionaries arrived, the Africans had the Land and the Missionaries had the Bible. They taught how to pray with our eyes closed. When we opened them, they had the land and we had the Bible."
Gözlerimiz kapalı dua ediyoruz, bakalım açınca ne göreceğiz?
Perşembe, Şubat 14, 2008
Güneş enerjisiyle çalışan ocaklar
İKİ AYARLI PANELLİ OCAK
Ekvator’a çok yakın bir ülke olan Malezya’da yaşarken, güneşin yüksekliği çok fazla olduğu zamanlarda el yapımı ocağımın (Cookit) performansı çok da etkili olmuyordu. Bu durum daha çok, yazın tropikal bölgelerde ve ılıman kesimlerde görülüyordu. Bunun sebebi ise güneşin yükseklik derecesinin, sabit ayarlı bir ocağın verimli bir şekilde çalışabilmesini engelleyecek kadar çok fazla olması olabilir. İşte, iki ayarlı ocaklar bu etkiyi azaltmak ve güneşin yüksekliğine göre güneş ışınlarına daha iyi konsantre olabilmek için tasarlanmışlardır.
İki ayarlı panelli ocaklar bir tarafı alüminyum folyo ile kaplanacak biçimde 4mx3m boyutlarındaki bir mukavvadan veya plastik bir kesitten yapılır. Yapımı ucuz, basit ve kolaydır hatta çok kolay bir şekilde seri üretimi de yapılabilir.
Ocağın yukarıdaki planına göre ilk örneği 4mx3m boyutlarındaki bir mukavvadan yapılmıştır. İlk olarak planımıza göre mukavvayıkesiksiz çizgiler boyunca kesin ve kesikli çizgiler boyunca da katlayın. Tüm kenarların düzgün bir şekilde kesilip katlandığından emin olun ki daha sonra ocak kurulduğunda rahatlıkla kendine özgü şeklini alabilsin. Merkez yuvanın genişliğini birbirine eklenmiş iki yaprak mukavvanın kalınlığına eşit tutun. Daha sonra alüminyum folyoyu hazırladığınız kesitin üzerine yapıştırın. İşte pişiriciniz kullanıma hazırdır.
Düşük güneş yüksekliği, yani 65 derece altı, isteyen yemeklerde, iki adet üçgen paneli yamuk tabanlı kesitin altına her biri ocağın bir kanadını oluşturacak şekilde yerleştirin. (Aşağıdaki fotoğrafa bakınız.). Bu tip ayarda, iki ayarlı panelli ocağımızın fonksiyonları aşağı yukarı “Cookit”le eşdeğerdedir.
Diğer dikdörtgen panel ise zemine de yatırılabilir, gerekli olan düzgün yansıma açısı için küçük bir nesneyle de desteklenebilir.
Yüksek güneş yüksekliği, yani 60 derece üstü, isteyen yemeklerde ise üçgen panelleri, yine her biri ocağın bir kanadını oluşturacak şekilde, yamuk tabanlı kesitin üzerine yerleştirin. Aşağıdaki fotoğrafta da görüleceği üzere iki küçük kanat ocağın şeklini koruması için merkez yuvanın içine tam oturtulacaktır. Bu tip ayarda ise iki ayarlı ocağımız ekstra panellerle daha verimli çalışır.
Eğer mümkünse, iki ayrı üçgen kanadı kısa bir iple birbirine bağlamak bu panelleri birbirine daha çok yakınlaştırır ve sıkı durmasını sağlar.
Yemeği pişirmek için öncelikle iki ayarlı ocağımızı güneşin yüksekliğine göre yapılandırın. Ocağın yüzünü güneşe doğru döndürün. Yiyecekleri siyah metal bir kabın içine koyun ve kabı bir çantayla veya güveçle kapatın. Kabı sarmalanmış haliyle ocağın zeminine yerleştirin. Kabı, ocağın merkezine düzgün bir şekilde yerleştirmek için bir nihale veya tel kafes yardımıyla 2 parmak kadar yukarda tutun. Yüksek güneş yüksekliği ayarı için, kabı 20cm kadar yüksekte tutun çünkü ön tarafa sonradan eklenen
Ekvator’a çok yakın bir ülke olan Malezya’da yaşarken, güneşin yüksekliği çok fazla olduğu zamanlarda el yapımı ocağımın (Cookit) performansı çok da etkili olmuyordu. Bu durum daha çok, yazın tropikal bölgelerde ve ılıman kesimlerde görülüyordu. Bunun sebebi ise güneşin yükseklik derecesinin, sabit ayarlı bir ocağın verimli bir şekilde çalışabilmesini engelleyecek kadar çok fazla olması olabilir. İşte, iki ayarlı ocaklar bu etkiyi azaltmak ve güneşin yüksekliğine göre güneş ışınlarına daha iyi konsantre olabilmek için tasarlanmışlardır.
İki ayarlı panelli ocaklar bir tarafı alüminyum folyo ile kaplanacak biçimde 4mx3m boyutlarındaki bir mukavvadan veya plastik bir kesitten yapılır. Yapımı ucuz, basit ve kolaydır hatta çok kolay bir şekilde seri üretimi de yapılabilir.

Ocağın yukarıdaki planına göre ilk örneği 4mx3m boyutlarındaki bir mukavvadan yapılmıştır. İlk olarak planımıza göre mukavvayıkesiksiz çizgiler boyunca kesin ve kesikli çizgiler boyunca da katlayın. Tüm kenarların düzgün bir şekilde kesilip katlandığından emin olun ki daha sonra ocak kurulduğunda rahatlıkla kendine özgü şeklini alabilsin. Merkez yuvanın genişliğini birbirine eklenmiş iki yaprak mukavvanın kalınlığına eşit tutun. Daha sonra alüminyum folyoyu hazırladığınız kesitin üzerine yapıştırın. İşte pişiriciniz kullanıma hazırdır.
Düşük güneş yüksekliği, yani 65 derece altı, isteyen yemeklerde, iki adet üçgen paneli yamuk tabanlı kesitin altına her biri ocağın bir kanadını oluşturacak şekilde yerleştirin. (Aşağıdaki fotoğrafa bakınız.). Bu tip ayarda, iki ayarlı panelli ocağımızın fonksiyonları aşağı yukarı “Cookit”le eşdeğerdedir.
Diğer dikdörtgen panel ise zemine de yatırılabilir, gerekli olan düzgün yansıma açısı için küçük bir nesneyle de desteklenebilir.
Yüksek güneş yüksekliği, yani 60 derece üstü, isteyen yemeklerde ise üçgen panelleri, yine her biri ocağın bir kanadını oluşturacak şekilde, yamuk tabanlı kesitin üzerine yerleştirin. Aşağıdaki fotoğrafta da görüleceği üzere iki küçük kanat ocağın şeklini koruması için merkez yuvanın içine tam oturtulacaktır. Bu tip ayarda ise iki ayarlı ocağımız ekstra panellerle daha verimli çalışır.
Eğer mümkünse, iki ayrı üçgen kanadı kısa bir iple birbirine bağlamak bu panelleri birbirine daha çok yakınlaştırır ve sıkı durmasını sağlar.

Yemeği pişirmek için öncelikle iki ayarlı ocağımızı güneşin yüksekliğine göre yapılandırın. Ocağın yüzünü güneşe doğru döndürün. Yiyecekleri siyah metal bir kabın içine koyun ve kabı bir çantayla veya güveçle kapatın. Kabı sarmalanmış haliyle ocağın zeminine yerleştirin. Kabı, ocağın merkezine düzgün bir şekilde yerleştirmek için bir nihale veya tel kafes yardımıyla 2 parmak kadar yukarda tutun. Yüksek güneş yüksekliği ayarı için, kabı 20cm kadar yüksekte tutun çünkü ön tarafa sonradan eklenen
Pazartesi, Şubat 11, 2008
Ekolojik Şehir: Masdar City
-------------
(Alıntıdır)
Dünyanın ilk ekolojik şehri böyle olacak
Dünyanın sadece "yenilenebilir enerji kullanan" ilk ekolojik şehri (üstte planları görülüyor) Abu Dabi emirliğinde kuruluyor. "Masdar City"nin (Kaynak Şehir) inşaatı dün başladı. 6.5 kilometrekarelik alana kurulacak şehir 22 milyar dolara mal olacak. Proje 2015'te tamamlanacak. Şehirde yaşayacak 50 bin kişinin enerji ihtiyacı, güneş enerjisi dahil sırf yenilenebilir kaynaklardan sağlanacak ve şehir, atmosfere hiç karbon gazı salmayacak. Denize yakın bir bölgeye inşa edilecek olan şehir, çöl rüzgârları ile Abu Dabi Havaalanı'nın gürültüsünden yüksek bir çevre duvarıyla korunacak.
------------
Bu şehir hakkında daha geniş bilgiye aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.
Aslında fikir olarak güzel geliyor ilk başta, bu zaten bizim de istediğimiz birşey; ekolojik yaşam. Ama bir de kötü senaryo geliyor insanın aklına...
Etrafı duvarlarla çevrili bu kentte, çok özel(!) insanlar yaşayabilecektir büyük ihtimalle; geçmişin derebeyliklerindeki toprak sahiplerini anımsatıyor, dışarıdaki kötü koşullarda ise tarlalarda çalışanlar kalacak şekilde tasarlanmış sanki bu şehir. Havaalanına yakınlığı da gözardı edilmemiş, yazlık olarak kullansınlar değerli insanlarımız.
http://www.news.com/8301-11128_3-98Yazıyı Yayınla53581-54.html
http://www.masdaruae.com/
http://www.enn.com/pollution/article/29161
(Alıntıdır)
Dünyanın ilk ekolojik şehri böyle olacak
Dünyanın sadece "yenilenebilir enerji kullanan" ilk ekolojik şehri (üstte planları görülüyor) Abu Dabi emirliğinde kuruluyor. "Masdar City"nin (Kaynak Şehir) inşaatı dün başladı. 6.5 kilometrekarelik alana kurulacak şehir 22 milyar dolara mal olacak. Proje 2015'te tamamlanacak. Şehirde yaşayacak 50 bin kişinin enerji ihtiyacı, güneş enerjisi dahil sırf yenilenebilir kaynaklardan sağlanacak ve şehir, atmosfere hiç karbon gazı salmayacak. Denize yakın bir bölgeye inşa edilecek olan şehir, çöl rüzgârları ile Abu Dabi Havaalanı'nın gürültüsünden yüksek bir çevre duvarıyla korunacak.
------------
Bu şehir hakkında daha geniş bilgiye aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.
Aslında fikir olarak güzel geliyor ilk başta, bu zaten bizim de istediğimiz birşey; ekolojik yaşam. Ama bir de kötü senaryo geliyor insanın aklına...
Etrafı duvarlarla çevrili bu kentte, çok özel(!) insanlar yaşayabilecektir büyük ihtimalle; geçmişin derebeyliklerindeki toprak sahiplerini anımsatıyor, dışarıdaki kötü koşullarda ise tarlalarda çalışanlar kalacak şekilde tasarlanmış sanki bu şehir. Havaalanına yakınlığı da gözardı edilmemiş, yazlık olarak kullansınlar değerli insanlarımız.
http://www.news.com/8301-11128_3-98Yazıyı Yayınla53581-54.html
http://www.masdaruae.com/
http://www.enn.com/pollution/article/29161
Etiketler:
Alternatif Yaşam Üzerine,
Enerji,
Örnek Modeller
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
