Salı, Şubat 09, 2010

Saanen Keçisi


Birkaç gündür daha önce aldığım halde seyretmediğim YAYÇEP (Yaygın Çiftçi Eğitim Programı) CD'lerini seyrediyorum. Bağcılık ve Küçükbaş Hayvancılık konularında hazırlanan YAYÇEP CD'lerini seyrettim. YAYÇEP hakkında bir yazı yazmıştım. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Yayın Dairesi Başkanlığı sitesi sayfalarını incelediğimde 1990 larda hazırlanan YAYÇEP CD'lerinin yenilenmekte olduğunu sevinerek görüdüm. Neredeyse 20 yıl önceki bilgilerin ve teknolojilerin güncellenmesinin yapılması isabet olmuş. Bendeki CD'ler eski YAYÇEP CD'leri, bazı bölümlerdeki bilgiler komik kalmış.

Düzenli takip ettiğim bloglarda hayvancılık ile ilgili yazılar pek yayınlanmıyor. Alternatif Yaşam Çiftliğinde 5-10 küçükbaş olmasını planladığım için kendimce araştırmalar yapıyorum.

Koyunculuk ve Keçicilik CD'lerinden koyun yetiştiriciliği ile ilgili aklıma takılan ilk soru sadece dört ay süt verimi olan koyunculuk nasıl ekonomik olarak yapılabiliyor? oldu. Koyunlar sadece Şubat-Mart-Nisan ve Mayıs aylarında süt veriyormuş.(Bu cümleyi yazar yazmaz aklıma "Neredeyse 40 yaşıma geliyorum, durumun trajikliğine bakın ki, koyunları 365 gün süt veren makinalar olarak görüyorum." geldi.) Üretilen koyun peynirleri sadece dört ayda üretilip tüm yıl bu peynirler mi kullanılıyor? Seyrettiğim CD'den sonra koyun yetiştiriciliğinin pek aklıma yattığını söyleyemeyeceğim.

Koyunculuk ve Keçicilik CD'lerinde duyduğum bir cümle üzerine yaptığım araştırmada Saanen Keçisi hakkında birçok üretici site ve haber buldum.

Peki neymiş bu Saanen Keçisi?

Saanen Keçisinin özelliğini Saanen Keçi Çiftliği sitesinden aşağıya kopyaladım.
- - - - - - - - - - - - - - - - -
Sağlam kemik yapılı ve duruşu mumtazam olan Saanen keçileri, değişik çevre şartlarına iyi adapte olduklarından, dünyanın bir çok köşesinde yetiştirilebilmektedir. Saanen keçisi, sütçü ırklar arasında en erken gelişen bir tiptir ve ırk karakterlerini döllerine geçirme bakımından da üstündürler. Yapılan melezlerden anlaşılmıştır ki, Saanen ırkının beyaz rengi diğer renklere baskındır. Bu ırkta süt verimi en başta gelen özelliktir. İyi bakım – besleme şartlarında ve küçük sürülerde ortalama laktasyon verimi 800 – 900 kg etrafında olup 1500-2000 kg’a çıktığı görülmüştür. Sütte yağ oranı %3 –4’dür. Bu ırkta döl verimi de yüksektir, her doğuma ortalama 1.7 – 1.9 yavru düşer. Bir doğumda 3 – 4 yavru hatta 5 yavru
elde edildiği görülür.
Türkiye’de Saanen yetiştiriciliği üzerinde yapılan çalışmalarda, memleketimizde bu ırkın başarı ile yetiştirilebileceği ve özellikle iklim koşullarının Saanen için uygun olan bölgelerde çok iyi sonuçlar alındığı ortaya konmuştur. Bununla birlikte , ilk kademede melez yetiştirmeye önem vermek yerinde olur.
- - - - - - - - - - - - - - - - - -
Çanakkale'de merkezi ve Balıkesir'de şubesi bulunan Saanen Keçi Çiftliğinden alınan bilgileri aşağıya kopyaladım.

Ezine Saaneni keçilerine ait bazı özellikler

Ortalama Oğlak Doğum Ağırlığı - - - - - - 3,6 kg
Doğumda Göğüs Çevresi - - - - - - - - - - - - 37 cm
Sütten Kesim Yaşı - - - - - - - - - - - - - - - - 45 gün
Sütten Kesim Ağırlığı - - - - - - - - - - - - - - 14 kg
Ergin Keçi Ağırlığı - - - - - - - - - - - - - - - 60 kg
Ergin Teke Ağırlığı - - - - - - - - - - - - - - - 75 kg
Ergin Keçi Cidago Yüksekliği - - - - - - - - - 72 cm
Ergin Teke Cidago Yüksekliği - - - - - - - - - 84 cm
İlkine Tekeye Verilme Yaşı - - - - - - - - - - 7-8 ay
Keçi Başına Oğlak Sayısı (Oğlak Oranı) - - 1.6
Laktasyon Süresi - - - - - - - - - - - - - - - - - 280 gün
Laktasyon Süt Verimi - - - - - - - - - - - - - - - 500- 800 kg
0-2 Aylık Dönemdeki Ölüm Oranı - - - - - - - - % 5-6
Sütün Yağ İçeriği - - - - - - - - - - - - - - - - - - % 3,49
Sütün Kuru Madde Düzeyi - - - - - - - - - - - - % 9,65
Sütün Özgül Ağırlığı - - - - - - - - - - - - - - - 1,028 gr/cm 3

Çanakkale'de yer alan Saanen Çiftliği incelemenizi tavsiye edebileceğim bir başka üretici çiftlik.

Gelelim Saanen ile ilgili haberlere:

İlk haberimiz başarısız olan bir Saanen yetiştiriciliğinin neden başarısız olduğunu anlatmış. Üretici sitelerinde de vurgulanan bir özellik başarısızlık sebeplerinden biri olarak yazılmış. "Saanen keçisinin mera-odaklı beslenmediğini, kaba ve karma yemin barınaklarda verilerek beslendiğini bilerek yola çıkalım."

Başarılı Saanen yetiştiriciliği hakkında bolca haber bulmak mümkün, ilgilenenler bir tanesini bu linkden okuyabilirler.

Pazar, Şubat 07, 2010

5. Tarım ve Hayvancılık Fuarı - Izmir



19-22 Kasım 2009 da düzenlenen Izmir 5.Tarım ve Hayvancılık Fuarını ziyaret ettim. Geç kalan fuar yazısını bugün yazayım. Cuma günü iş çıkışı sınırlı zamanda gittiğim fuarı ertesi gün yeniden geleceğimi düşünerek üstün körü gezdim. Ve fakat ertesi gün fuara gidemedim. Yazacaklarım bir saatlik sınırlı zamanda edindiğim izlenimler olacak.

Olumlu düşünceye olan inancımı biliyorsunuz. Bir kez daha çalıştı... Fuar alanına girer girmez karşıma çıkan ilk sergide ceviz tutkumu pekiştiren Aşılı Ceviz Yetiştiriciliği ekibi vardı. Aşılı Ceviz Yetiştiriciliği kitabını okuduğumdan beri Düzce'ye gidip kitabın yazarı ile tanışmak istiyordum. Fırsat ayağıma geldi, kitabın yazarı Selami Bayrak'ın Kaliforniya'daki ceviz ve badem bahçesi izlenimleri ve uygulamaları ile genişletilmiş yeni basım kitabını yazarı Selami Bayrak'tan imzalı olarak aldım. Önceki basımları iyi bildiğim için yeni basımdaki farkları kolaylıkla anlayabildim. Kitapta Kaliforniya'daki kapama ceviz bahçesi fotoğraflarına imrenerek baktım. Fuara gitmeden bir hafta önce yanlışlıkla iki adet sipariş ettiğim Aşılı Ceviz Yetiştiriciliği kitabının birini bir dostuma hediye etmiştim, bir hafta sonra yeniden aynı kitaptan iki tane vardı elimde. Yine olumlu düşünce; "Vermekle elinizdekiler azalmaz..." Kitabın yeni basımını CD ilavesi ile birlikte linkinden sipariş edebilirsiniz. 200-400 rakım arasında kurulacak kapama ceviz bahçesi ve uygun ceviz türleri üzerine sohbet ettik. İthal bir tür olan ve Kaliforniya'da yaygın olarak ekilen Chandler cinsi cevizi önerdiler.

Bir sonra ki uğrağım Türk Tarım Dergisinin sergisiydi. İzmir merkezli dergiden daha önce haberdar olmadığım için kendimi ayıpladım. Kitap ve gazete satan yerlerde bulunmayan bu dergi tarım ve hayvancılık konusunda günceli takip etmek isteyenlere yardımcı olacaktır. Doğal olarak dergide bolca gübre ve ekipman reklamı var. Dergiyi incelemek isteyenler linkinden detaylara ulaşabilirler.

Sakarya'dan fuara katılan bir firma pepino, kivi, feijoa ve güneyfeneri fideleri satmaktaydı. Meyvelitepe'de okuduğum güneyfeneri yazıları aklıma geldi sergiyi gezerken.

Ekosorb sergisinde Duran Bey ile sohbet ettik. Yarın tekrar geleceğimi söyleyip (malesef gidemedim) gezmeye devam ettim.

Çapa makinaları ve küçükbaş hayvanlar için üretilen süt sağma makinalarını inceledim.

Güzel bir fuardı, seneye daha uzun zaman ayırarak fuarı gezeceğim.

Cumartesi, Ocak 30, 2010

TRT 2 - Bir Şey Yapmalı - Marmariç Ziyareti

Ocak 2010 TRT2 Bir Şey Yapmalı! programında Marmariç Köyü ve permakültür çalışmaları yayınlanmış. Ben programı seyredememiştim.

Marmariç'te neler yapılıyor ve permakültür nedir konularında kısa program süresinde elden geldiğince bilgi verilmiş.

Programı kaçıranlar Marmariç Sayfalarından izleyebilirler.

Değişim ve paylaşım süreci arttıkça gelişim de hızla artacak.

Önümüzdeki günlerde Marmariç ziyareti planlıyorum.

Perşembe, Ocak 28, 2010

Sahnedeyiz



Yarın gece sahnedeyiz.

22:00-24:00 saatleri arasında Kıbrıs Şehitleri Caddesi, Gazi Kadınlar Sokağındaki IZMİRA bardayız.

80-90'lar rock parçaları çalacağız, Cuma akşamı için programınız yoksa bekleriz.

Co-Part grubu bas gitaristi Faik Murat Ünel.

Pazar, Ocak 24, 2010

Kış Sebzeleri




- Şalgam -


- Brokoli fidesi -


- Karnıbahar ve Kara Lahana Fideleri -

Şimdiye kadar kış sebzesi yetiştirmeyi denememiştim, bu sene deneyeyim istedim. Tohumdan yetiştirdiğim 3 kök beyaz lahana, 2 kök karnıbahar, 2 kök şalgam, 2 kök turp, 1 kök brokoli ve 3 kök kara lahana fidesini bahçedeki çuvallara ektim.

Büyümeye başlayan turpların yaprakları şiddetli rüzgardan parçalanarak, bozuldular.
Beyaz lahanalardan birinin kocaman dış yaprakları oluştu ve iç yaprakları göbek oluşturmaya başlamıştı ki, Ozzi (Rotweiller cinsi köpeğim, biraz pis boğazdır kendisi) tüm lahanayı yedi.
Şalgamlar da turplar gibi şiddetli rüzgardan etkilendiler ve yaprakları parçalandı. Bugün parçalanan yaprakları çektim ve iki küçük şalgamı hasat ettim.

Yukarıda resimleri bu sabah çektim, çuvallardaki sebzelerin son durumlarını gösteriyor.

Tüm sebzeler neredeyse bir aydır aynı boydalar, büyümeleri durdu. Fazla fidelerimden verdiğim arkadaşlarım, toprağa diktikleri kara lahananın ve karnıbaharın gayet sağlıklı büyüdüğünü ve yumru oluşturduğunu söylediler. Çuvallarda kış sebzesi yetiştirmek başarısız bir deneme oldu, tüm bu sebzeleri toprağa dikmek gerekiyor.

Tohumdan ektiğim havuçları fide olarak ayırdım ve çuvallara ektim fakat seyrelttikten sonra büyümediler. Havuçlar seyreltme sevmiyor galiba. Havuçlar doğrudan toprağa mı dikilmeli acaba?

İlk sene denemesi için çıkardığım sonuçlar:
* Kışlık sebzelerin tohumlarını temmuz sonu, ağustos başı gibi dikmek gerek, ben 4 eylülde tohumları ektim, sebzelerin büyüme süreci normal gitseydi aralıktan önce sebzeleri yiyemeyecektim.
* Kış sebzelerini toprağa dikmek şart.

Cuma, Ocak 15, 2010

Zer0-M “Sürdürülebilir Kalkınma için Atıksu Yönetimi”


Dünkü yazımda bahsettiğim ECOSAN makalesinin sonunda yer alan Tübitak MAM da yürütülen Zer0-M projesi nedir merak ettim. Malum bu aralar vaktim bol :) verimli geçireyim istedim, araştırdım.

2008 yılında Tübitak MAM tarafından düzenlenen Sürdürülebilir Kalkınma için Atıksu Yönetimi eğitimi duyurusunu buldum.
Eğitimin içeriği "Avrupa Birliği Europaid programı çerçevesinde yürütülmekte olan “Sustainable Concepts Towards A Zero Outflow Municipality, Zer0-m, (http://www.zero-m.org )” projesi kapsamında, TÜBİTAK Kimya ve Çevre Enstitüsü tarafından yukarıda belirtilen tarihlerde katılımcı gruplara yönelik olarak “Sürdürülebilir Kalkınma için Atıksu Yönetimi” başlıklı eğitim düzenlenecektir. “Sustainable Concepts Towards A Zero Outflow Municipality” projesinin amacı, merkezi arıtma sistemlerine bağlı olmayan küçük belediyeler veya yerleşimler (örneğin turistik tesisler) için sürdürülebilir su yönetimini sağlayabilmek amacıyla tüm su kaynaklarının kapalı bir döngü içerisinde verimli kullanımını sağlayacak teknolojileri kullanmak ve bu uygulamaların yaygınlığını sağlamaktır. Bu bağlamda projede, atıksuyun geri kazanılması amacıyla yeni teknoloji geliştirilmesi yanında, su kullanımının azaltılması, atıksuların ayrı toplanması ve arıtılması, arıtılmış atıksuların sulama amaçlı ve/veya rezervuarlarda yeniden
kullanımı gibi konular ele alınmaktadır. Bu konularda sahip olunan bilgi ve deneyimlerin paylaşılması, yaygınlaştırılması, eğitim/gösteri merkezinde uygulamaya konulması projenin ana hedeflerini oluşturmaktadır."
diye tanımlanmış.

Zer0-M sayfasında epey bir gezindikten sonra çok değerli bilgilere ulaştım. Muhtemelen yukarıdaki eğitimde kullanılan sunumları Zer0-M sayfalarına eklemişler. Sunumlara BU LINK'ten ulaşabilirsiniz.

Sunumlar beş ana başlıkta toplanmış:
1)Temel konular
2)Atıksı Arıtımı
3)Atık suların yeniden kullanımı
4)Sıhhi tesisat
5)Yönetmelikler

Bir ana başlık altında en az iki alt konu başlığı var. Tüm sunumların toplam sayfa sayısı 400 sayfayı geçiyor. Bu nedenle geniş bir zamanınızda sunumları incelemenizi tavsiye ederim.

Temel konular başlığı altında ele alınan merkezi kanalizasyon sistemi sorunları ve merkezi olmayan kanalizasyon sistemi faydaları, yerelleşmenin atık yönetiminde bile önemli olduğunu vurguluyor. Kaynak Yönetimi dairesel sistemi sunumda uzun uzun anlatılıyor ve aşağıdaki şeklide özetleniyor.

Kaynak Yönetimi Dairesel Sistemi
• Sınırlar arasında atık transferinin minimize edilmesi,
• Bu, atık oluşturma işlemini en aza indirmek yoluyla gerçekleştirilir,
• Her bir daire (Hane halkı- Toplum/Komşuluk- Yerel Yönetim - Bölgesel Yönetim - Ulusal Yönetim) içinde maksimum yeniden işleme/yeniden kullanım faaliyetlerinin teşvik edilmesi,
• Atık yanlış yerleştirilmiş bir kaynaktır,
• Bu konsept uygulanarak dairesel sistem kirlenmeyi azaltır.

Atık su arıtma başlığı altındaki "Yapay Sulak Alanlarda Atıksu Arıtımı" ve "Çamur Arıtımı ve Berterafı" sunumları içindeki uygulamalar ve detaylı şemalar permakültür çalışmalarında uygulabilir.

Almanya'daki atıksu yönetimi uygulamaları cesaret verici.

Sıhhi Tesisat bölümünde idrar ayrıştıran tuvaletler ve kompost tuvaletler, üretici detayları, kesit çizimleri ve tesisat çizimleri ile anlatılmış.

Dün ECOSAN yazısını okuduktan sonra kanalizasyona ne gerek var, belediyeler uyuyor mu diye yazmıştım. Evet belediyeler uyuyor ama ECOSAN ve zer0-M çalışmalarını okuduktan sonra birilerinin atık yönetimi konusunda önemli çalışmalar yaptığı görüyorum.

Tübitak MAM inceledim ama Zer0-M ile ilgili güncel bilgi bulamadım. Tübitak MAM ile yazışıp çalışmaların şu an ki durumunu öğrenmeyi planlıyorum. Eğitimler devam ediyor mu? Uygulamalar ne kadar başarılı olmuş? Öğrenip sizlerle paylaşayım.

Perşembe, Ocak 14, 2010

ECOSAN - Gri Su - Sarı Su - Kahverengi Su


Yağmur suyu toplama araştırmalarından sonra bir de gri su araştırması yapayım dedim.

"Gri su, evde kullanılan tuvalet sularının dışında kalan tüm atıksuları ifade eden bir tanım. Evsel atıksu fraksiyonlarının içinde kirlilik yönünden en düşük seviyede bulunan ve en az kirletici içeren akım gri sudur. Pratik olarak tuvalet sularının haricindeki tüm evsel atıksu akımlarını kapsayan bu akımın başlıca kaynakları, mutfak atıksuları, banyo, lavabo ve çeşitli yıkama sularıdır. %75’lik pay ile hacimsel olarak evsel atıksuyun en büyük yüzdesini oluşturur."

Permakültür eğitim notlarda, içinde tahta parçaları, talaş ve çakıltaşlarının bulunduğu küçük havuzlarda dinlendirilen gri suyun nasıl arındırılacağı anlatılmıştı. Arındırılan gri su bahçe sulamada kullanılabilecek kaliteye geliyordu.

Türkçe yaptığım (Anahtar Kelimeler: evsel atık su, gri su, su verimliliği, gri su prosesi)aramalarda tatmin edici sonuçlar buldum. Gri su arıtması konusunda anahtar teslim hizmet veren bir firma var. Arama sonuçlarının bir çoğu sizi bu firma ile ilgili haberlere götürüyor. Firmanın web sayfalarında gri su artıma sistemi hakkında detaylı bilgi ve şema bulabilirsiniz. Bu sistemi kullanarak şebeke suyu kullanımınızı %50 azaltabiliyorsunuz.

IX.Ulusal Tesisat Mühendisliği Kongresinde yayınlanan bir makalede gri su hakkında aydınlatıcı bilgi bulunuyor. Bu makaleden sistem maliyeti konusundaki bölümü aşağıya ekledim.

Yatırım maliyetleri isletme büyüklüğüne göre farklılık gösterir. Sistem büyüdükçe daire başına düşen maliyetler azalır ve amortisman süresi düşer. On beş/Yirmi dairelik binalara sistemin kurulması daire başı yaklaşık 600 Euro’dur. Bu rakam 500 dairenin üzerindeki sitelerde 200 Euro’lara kadar düşmektedir. Ek olarak gri su ve kullanım suyu tesisatlarını ayırma işleminin maliyeti bölgesel şartlara göre hesaplanmalıdır.

Gelelim bu araştırmalar çerçevesinde bulduğun en ilginç makaleye. İTÜ Dergisi/e de yayınlanan makalede ECOSAN (Ecological Sanitation kelimelerinin birleşiminden oluşan bir kelime)gri su, sarı su ve kahverengi su hakkında bilgi verilmiş. İTÜ makalesine kadar siyah su olarak adlandırılan tuvalet atık suyu bu makalede kahverengi su olarak adlandırılmış. Sarı su, tahmin edebileceğiniz gibi idrar olarak atılan suyu ifade ediyor. ECOSAN sisteminde her üç atık su farklı şekilde toplanıp, farklı arıtmalardan sonra geri kullanılabiliyor. Sarı suyu ayrı toplamak için özel üretilmiş tuvalet ve pisuvar sistemi kullanılmış.
Sarı suyun kullanımı ile ilgili bir alıntı yapayım;
"Kaynağında ayrı toplanmış insan idrarından oluşan sarı suyun, evsel atıksulardaki nütrientlerin büyük bir kısmını içermesi nedeniyle tarımda gübre olarak kullanımı önerilmektedir. Bu çerçevede yapılan çalışmaların büyük bir çoğunluğu doğrudan uygulama şeklinde olmuş ve çeşitli çalışmalarda toprağa doğrudan uygulanan idrardan gübreleme fonksiyonu açısından olumlu sonuçlar elde edilmiştir."
Kahverengi su ayrı olarak toplanıp, kompost olarak değerlendirilebiliyor. Kuru tuvaletler hakkında yazıları Bostancık ve Küçük Evim sayfalarında okumuştum.

Yağmur suyu toplama sistemi ve ECOSAN incelemesini yaptıktan sonra Faik Murat der ki;
* Bina (apartman yada müstakil ev) alt yapısı konusunda hiç bir şey bilmiyormuşuz,
* Belediyecilik zaten kimlerin elinde malum. Araştırmayan incelemeyen, araştırana destek olmayan bir anlayışla ha bire sokakları kazar kanalizasyon çalışması, kanalizyon tamiri yaparız. Arıtma tesislerine büyük yatırımlar yapmak zorunda kalırız. Yağmur suyu toplama sistemi ve ECOSAN ile yapılan binalar neden teşviklerle ile desteklenmez? Bir site hayal edin tamamı yağmur suyu toplama sistemi ve ECOSAN sistemlerine sahip olsun. Bu siteye kanalizasyon götürmenize gerek var mı?
* Sıcak su hattı ile soğuk su hattını bile ayıramayarak yanlış bağlantı yapan "yetenekli" tesisatçılarımızla bu kadar farklı toplama ve geri dönüş tesisatını nasıl kurarız? kurduğumuz tesisat ne kadar sağlıklı çalışır? ayrı ve düşünelesi bir durum.

Sonuç : Her Koyun Kendi bacağından Asılır, biz kendi mikro çözümlerimizi uygulayalım ve alternatif yaşam çiftliğindeki evimizi yaparken yağmur suyu toplama sistemine, ECOSAN'a ve özellikle TESİSAT'çıya dikkat edelim.