Perşembe, Kasım 11, 2010

Ağ Günlüğü (BLOG) Sayfası Görünümü Nasıl Zenginleştirilir?

Ağ günlüğü (blog) yazısı nasıl olurda bir genel ağ sitesi sayfası gibi görünebilir?

Birçok ağ günlüğü okuyorum ve üç ağ günlüğü yazıyorum. Yazılarımın hepsi ve okuduğum ağ günlüklerindeki yazıların hepsi bize sunulan standart yazılım sayfasının imkanları ile yazıldıkları için görünüm özellikleri  sınırlı. Yazılarımın görünümleri "Ben ağ günlüğü yazısıyım" diye bağırıyor.  

Ağ günlüğü yazılarını bir genel ağ sayfası gibi görüntülünecek şekilde yazmak mümkün mü?

Ağ günlüğünde "Yeni Kayıt" oluştururken, hep kullandığımız ve word görünümüne benzeyen "Oluştur" sekmesinin yanındaki "HTML'yi Düzenle" sekmesi ne işe yarıyor?

HTML ne işimize yarıyor?
HTML öğrenmek zor mudur?
Bir ağ günlüğü yazarı HTML öğrenmeli midir?
* * *
Takip edenler bilecektir, bir süredir genel ağ sitesi (web) tasarımı konusunda ders alıyorum. Genel ağ sitesi tasarımı için açık kaynak uygulaması olan Drupal programını öğrenmeyi tercih ettim. Drupal konusunda daha önce açıklayıcı bir yazı yazmıştım.

Yazacaklarım html yazmayı bilenler için;
"Ne var ki bunda, bu kadar temel şeyleri mi bize anlatıyorsun." diyecekleri nitelikte.

Gel gelelim, ben dahil birçok ağ günlüğü yazarlarının html bilgisi yok yada sınırlı. Ağ günlüğü okurlarının büyük bölümü aynı zamanda ağ günlüğü yazarı. Bu nedenle öğrendiklerimi sizlerle paylaşmak istedim. Siz de benim gibi blog editörünün bize sunduğu görünüm ve yazım imkanları dışında başka görünüm ve yazı yerleştirme yapmayı bilmiyorsanız, yazım sizi ilgilendirecektir.

Hadi, ağ günlüğü yazılarımızı biraz daha canlı, daha anlaşılabilir, daha görsel, daha genel ağ sayfasıymış haline getirmeyi öğrenelim. HTML öğrenelim.
* * *
İki saatlik Html dersinden sonra "html hiç de zor değilmiş" dedim. Bana Drupal ve html öğreten hocam İlker Kalaycı'nın ders anlatmakta ki becerisini belirtmezsem hakkını yemiş olurum. Kendisi çok iyi bir öğretmen. Dersleri Camtasia Studio programını kullanarak kaydediyor ve ders bitiminde bana veriyor. Bu ders videoları unutma ihtimalim olan birçok şeyi kolaylıkla hatırlamama ve evde dersi tekrar etmeme yarıyor.

TAVSİYEM ŞU:
1) Size html anlatacak birini bulun,
2) Html dersinin anlatıldığı bilgisayarda MUTLAKA Camtasia Studio programının olmasını ve dersi (ekran görüntülerini) kaydetmesini isteyin.
3) Öğrendiğiniz html bilgisini kullanarak "Yeni Kayıt" altındaki "HTML'yi Düzenle" bölümüne istediğiniz görünümü sağlayacak html kodlarını yazın.

Ben aşağıdaki örnekleri iki saatlik html dersinden sonra ders videosunu seyrederek yaptım.

İlk örnek etrafı çerçeveli tablo halinde resim ve yanında resim ile ilgili metin yazısı uygulaması.






Bu Örnekte görüldüğü gibi resimli ve açıklamalı tablolar yapabilmek mümkün

İkinci örnek, ağ günlüğü sayfamızın içinde farklı renk ve biçimlerde, ister çerçeveli ister çerçevesiz yazı alanları oluşturmak. Alıntıları yada yazımızda özellikle belirtmek istediğimiz bölümleri bu uygulamayı kullanarak yazabiliriz.



Div kullanarak yazı içinde farklı renk ve görününde paneller oluşturulabiliyor.



Son örnek, bir tablo uygulaması. Yine bu uygulamada da renk, yazı, çerçeve gibi öğeleri değiştirmek mümkün.

Faik Murat ÜnelBas gitar çalarKlasik rock sever
Bu birtablo uygulamasıdenemesidir.

Perşembe, Kasım 04, 2010

Nar Çekirdeğinin Faydaları


İki senedir evde nar ekşisi yapıyorum, yapım süreçlerini daha önceki yazılarımda sizlerle paylaşmıştım.

Nar ekşisi yapımı sırasında posada kalan nar çekirdeklerini kurutup, öğüterek yoğurt veya bala karıştırarak yiyorum. Alternatif Yaşam Planlaması ağ günlüğümde alıntı yazı kullanmamaya çalışıyorum ancak nar ekşisi yazılarıma gelen mesajlar ve yorumlar üzerine nar çekirdeğinin faydaları konusunda alıntı bir yazı hazırlamamın doğru olacağını düşündüm.   

Öncelikle nar çekirdeklerini kurutma sürecinden biraz bahsedeyim. Geçen sene biraz geç kaldığım için hava kötülemişti ve çekirdekleri dışarıda kurutma imkanım olmamıştı. Bu nedenle akşam saatlerinde fırının fan bölümünde,  50 derecede, 30 dakika kadar ara ara karıştırarak çekirdekleri fırınladım. Sabaha kadar bekleyen çekirdeklerin ıslaklık durumuna göre fırınlama işlemini sabah, akşam bir kaç kez tekrarladım. Bu sene hava güzel olduğu için kurutma işlemini bahçede güneşte yapıyorum. Kurutma sürecinde çekirdekleri ara ara karıştırmak gerekli.
Son bir not; kurutma süresi boyunca kurutma yaptığınız yerde ekşimiş maya kokusuna yakın bir koku oluyor. Katlamak gerekiyor...

Aşağıdaki yazı dogalveguzel.com adresinden alınmıştır.
Öğütülmüş nar çekirdeği faydalarını şöyle sıralayabiliriz.

- Cildi sıkılaştırır, tazeler, yaşlanmayı geciktirir (Anti-Aging)
- Kalp krizi riskini azaltır.
- Çok güçlü Antioksidandır.
- İçerdiği polyphenol, tannin, anthocyanin gibi antioksidanlar, zarar görmüş hücrelerin yenilenmesine yardımcı olarak kansörojen hücrelerle savaşır ve kanser riskini azaltmaya yardımcı olur. Prostat ve meme kanserinde etkili olduğu düşünülmektedir.
- Sigara, alkol, kirli hava vs. gibi maddelerin vücut üzerindeki tahribatını azaltır.
- Selülit ve varis gibi sorunlarda tedaviye yardımcı olur.
- C vitamini, demir ve potasyum açısından çok zengindir.
- Menopoz döneminde çok faydalıdır. Bitkisel östrojen içerdiği için bu özelliği ile menepozda görülen sıkıntıların azalmasına yardımcıolur.
- Doğum kontrol haplarının yan etkilerini azaltmaya yardımcı olur.
- Kötü kolesterolü ve hiper tansiyonu düzenler.
- Şekeri dengeler.
- İshali keser.

Aşağıdaki yazı gonlumungulu.com adresinden alınmıştır.
MENOPOZ DÖNEMİ ve DOĞUM KONTROL HAPI SIKINTILARINA KARŞI

Nar östrojen yönünden bilinen en zengin meyvelerden biridir. Yapılan laboratuar çalışmalarında Nar Çekirdeği'nin %25'inin östrojenik etki gösterdiği bulunmuştur. Bu etki menopoza girilmesini geciktirir, menopoz dönemi sıkıntılarına yardımcı olur. Özellikle birçok kadının korkusu olan, menopozun neden olduğu kemik erimesini, içerdiği elajik asit sayesinde engeller ve bedene destek, güç sağlar. Doğum kontrol hapı kullanımı sırasındaki yan etkileri hafifletir.
(E. Shui Heftman, D.B. Raymond, Identification of Estrone in Pomegranate Seeds, Phytochemistry, 5,1337-39.)

CİNSEL SOĞUKLUĞU GİDERİCİ
Yapılan bilimsel araştırmalar Nar Çekirdeği Ekstraktının afrodizyak etkiye sahip olduğunu saptamıştır. Yüksek ölçüde östrojen içermesi nedeniyle, kandaki östrojen miktarını çoğaltarak, sağlıklı bir cinsel yaşamın kapılarını açar.

STRES AZALTICI
Vücudumuzdaki her hücre günlük ortalama 10.000 serbest radikalin hücumuna maruz kalır. Bu saldırılar hem fiziksel hem de zihinsel sağlığımızı tehdit eder. Bu saldırılara karşı antioksidan oranı yüksek besinler tüketilmelidir. Organik nar çekirdeği Ekstraktı, Portakal, greyfurt, elma, armut ve yeşil çaydan katlarca fazla antioksidan içerir. Zihinsel sağlığımızı korur, rahatlatıcı etkisi vardır.


Kullanımı :
Günde 2 defa 1 tatlı kaşığı öğütülmüş nar çekirdeği yoğurt, süt, salata, bal veya pekmezle karıştırılıp yenilebilinir, sade sevenler hiçbir şey katmadan da yiyebilirler…

Çarşamba, Kasım 03, 2010

Nar Ekşisi Nasıl Yapılır?


Geçen sene yaptığım nar ekşisi deneyimi ile bu sene daha çok miktarda nar ile nar ekşisi hazırladım. Yukarıdaki şişelerdeki nar ekşisini 26 kilo ekşi nardan yaptım.

Güzel havayı fırsat bilerek narları bahçede ayıkladım. Geçen sene öğrendiğim üzere narları ortalarından ikiye böldükten sonra arkalarına tahta kaşık ile vurarak taneleri döktüm. Nar ekşisi yapımının zorlu süreçlerinden birini, taneleri ayıklamayı, bu yöntemele kısa sürede yapabildim. Bir uyarı yapmakta fayda var; narların arkalarına vurularak yapılan tane ayıklamasında etrafa epey nar suyu sıçrıyor, ben bu işi bahçede yaptığım için etrafın kirlenmesinden pek etkilenmedim.


Ayıkladığım nar tanelerini bir kese içerisine koyarak ahşap mengenenin metal haznesine yerleştirdim. Geçen sene tanelerin sıkımını katı meyve presinde yapmıştım, isteyen sıkım işlemini katı meyve presinde de yapabilir. Katı meyve presinin posa haznesinde biriken taneleri bir süzgece dökerek bir miktar daha nar suyu elde etmek mümkün.

Narenciye preslerinde de nar sıkmak mümkün ancak bildiğiniz üzere bu yöntemle elde edilen nar suyunun tadı biraz farklı oluyor, muhtemelen bu tad nar ekşisine de geçecektir. Ve fakat narenciye sıkacağı kullanarak elde ettiğiniz nar suyu ile yapacağınız nar ekşisi her durumda piyasadaki nar ekşilerinden kat be kat güzel olacaktır. İmkanı olmayanlar için narenciye sıkacağı bir alternatif olabilir.







Sıktığım nar suyunu büyükçe bir tencereye koyup, kaynatmaya başladım.



Beş buçuk saat bir kepçe ile nar suyunu havalandırarak kaynaktıktan sonra nar suyu, nar ekşisi kıvamına ve tadına ulaştı. Tabanı daha güzel bir tencerede ve daha büyük bir ocakta bu süre biraz daha kısalacaktır.


26 kilo nardan yaklaşık 2,5 litre nar ekşisi elde ettim. Bugünlerde ekşi narın kilosu pazarda 1 ila 1,5 lira arasında değişiyor. 26 kilo narı ben 30 liraya aldım.

Sıkım sonrası kalan nar çekirdeklerinin atılmadığını ve kurutulup, un haline getirilerek kullanıldığını hatırlatmak isterim. Nar çekirdeğinin faydalarını bu linkten öğrenebilirsiniz.

Biraz zahmetli olsa da hala vakit varken kendi nar ekşinizi yapmanızı tavsiye ederim.

Sürecin Özeti : Sık ve kaynat. 
Afiyet Olsun.

Sahnedeyiz


Cuma gecesi sahnedeyiz.


22:00-24:00 saatleri arasında Kıbrıs Şehitleri Caddesi, Gazi Kadınlar Sokağındaki LUNA BLUE bardayız.

80-90'lar rock parçaları çalacağız, Cuma akşamı için programınız yoksa bekleriz.

Co-Part grubu bas gitaristi Faik Murat Ünel.

Perşembe, Ekim 21, 2010

Televizyonda Yorumculuk Yapan Ağ Günlüğü (Blog) Yazarı


Nihayet Türkiye'de de bir ağ günlüğü yazarının önemsendiğini, yazar ve yorumcu olarak değer verildiğini gördüm. 


SKYTURK Kanalında yayınlanan Blogspor programında yorumcu Emre Özcan bir ağ günlüğü yazarı. Başarılı bir ağ günlüğü yazarı olduğu için programa yorumcu olarak katılıyor ve referans olarak da ağ günlüğünün adresi, yazarın isminin altında veriliyor.

Programı izledikten sonra tardinibufe.blogspot.com ağ günlüğünü ziyaret ettim. Spor yazılarının, ağırlıklı olarak futbolun, yer aldıiğı bir ağ günlüğü. Şimdiye kadar 1.094.837 kez ziyaret edilmiş.

Bir ağ günlüğü yazarının Türkiye'de "şöhret" olabildiğini görmek, "meşhur" olabildiğini görmek ve "para kazanabildiğini" görmek beni mutlu etti.

Cumartesi, Ekim 16, 2010

Sandık Sera Mantar Açtı






Maydanozların olduğu sandık sera mantar açtı!..

Bugün maydanoz kesmek için sandığa gittiğimde maydanozların arasında iki tane mantarın çıktığını gördüm. Birkaç gün öncesinde mantarlar yoktu, çok hızlı büyümüş olmalılar. 

Görünüm olarak kültür mantarlarına benziyorlar, doğal mantarlar konusunda hiçbir bilgim olmadığı için mantarlar zehirli mi? değil mi? bir fikrim yok. 

Resimlerden mantarlar hakkında bilgi verebilecek biri olabilir düşüncesiyle bu yazıyı ekledim.  

Cumartesi, Ekim 09, 2010

Evde Sıkım Zeytinyağı - Sandık Seralar -



Sıkım aşamalarını önceki yazımda anlattığım zeytinyağını karasuyundan ve posasından ayırdım.
Sıkım sonrası birbuçuk literlik pet şişedeki karasu-zeytinyağı karışımını 500 ml'lik pet şişeye aldım. Yukarıdaki ilk resim büyük şişeden küçük şişeye alınan zeytin yağına ait. Bu resimde de şişenin dibindeki çok az miktardaki karasuyu görebilirsiniz. Bu şişedeki zeytinyağını bir kez daha ayırdım ve yukarı resimde sağ taraftaki karasu ve posadan ayrılmış zeytinyağını elde ettim. Sol taraftaki şişede hala bir miktar yağ var. Dipteki karasudan ve posadan ayrılması gerekiyor. 

Resimde gördüğünüz posayı kağıt kahve filtresi ile süzmeyi denedim ancak başarılı olmadı. Mecburen posalı bölümü de dökmek zorunda kaldım. Pamuklu filtre ile posanın süzülebileceğini okudum ama nasıl yapılır tam olarak öğrenemedim. Hammaddeler.com adresinde zeytinyağı filitreleri var ama fiyatları küçük ölçekli üretimler için pek uygun görünmüyor.    

Geçen sene katıldığım zeytinyağı tadım eğitimi izlenimlerini yazımda anlatmıştım. Süzülen siyah zeytin yağının kokusunda zeytin ağır basıyor, yağda kusur olarak değerlendirilecek bir koku mevcut değil. Yeşil zeytinden sıktığım zeytinyağındaki taze çiçek kokusunu bu yağda yok. Yağ, dili ve gırtlağı yakmayan kolay bir içime sahip. Lezzetli bir yağ oldu. 

Zeytinyağını kahvaltıda zahter ile birlikte yemeyi düşünüyorum.


Yaklaşık bir ay önce ekimini yaptığım turplar hızla büyüdüler. Yukarıdaki resimde sol tarafta gördüğünüz sandık seranın dört bir yanı naylon ile kaplı ve ön tarafı naylon bir kapak ile açılıp, kapatılabiliyor. Sağ tarafta gördüğünüz sandığın ise bir yanında naylon bulunmuyor. Aynı gün ekilmelerine rağmen iki sandıktaki gelişim farkı kolaylıkla görülebiliyor. Sandık seralar kış aylarında gelişimi hızlandırıyor. 


Yaz sezonunda ektiğim kadife çiçeklerinden dökülen tohumlar da turpların arasından çıktılar böylelikle doğal yoldan "kardeş bitkiler" uygulamasını yapmış oldum. Yukarıdaki resimde turpların arasında kadife çiçeklerini görebilirsiniz.
       

Perşembe, Ekim 07, 2010

Zeytinyağın Karasuyundan Ayrıştırılması


Klazomenia'da gördüğüm sistemin sağlıklı işleyebilmesi için sıkım yapılan zeytinsuyunun koyulduğu bölümün, karasuyun toplandığı bölümden daha ince olması daha sağlıklı olacak. Kafamdaki sistem aşağıdaki şekilde olursa sağlıklı ve kolay bir ayrıştırma yapmak mümkün olur diye düşünüyorum.

İki hazneyi birbirine bağlayan bölümün hemen üzerine kadar hazneler su ile doldurulur. 
Resimde sağ taraftaki ince uzun hazne sıkımdan gelen zeytinsuyunun konulacağı bölüm olacak. Bu haznenin şeffaf olması gerekiyor ki zeytinyağı seviyesi görülebilsin. Haznede zeytinyağını tahliye edebilecek bir musluk bulunmalı. 
Sıkımdan gelen zeytin suyundaki karasu dibe çökerek aradaki boru yardımıyla yandaki geniş hazneye geçecek.      

Sistem güzel. M.Ö 600 da Klazomania'da yapılan ile çalışma prensibi olarak aynı, malzeme olarak farklı olacak.

Sorum şu: Yukarıdaki resimdeki sistemi kuracak malzemeler ne olabilir?

Klazomenia'da günümüze uyarlanan sistem; iki su damacanasını ortalarından su tesisat borusu ile birbirine bağlanarak yapılmıştı. Yukarıda çizimini yaptığım sistem için tesisat borularını kullanabilir miyim?
Resimin sağ tarafındaki hazne için şeffaf bir boru kullanmak ve bu boru üzerine bir musluk yerleştirmek mümkün mü?
Sol taraftaki haznenin malzemesi çok önemli değil. Sağ taraftaki şeffaf boru ile alt ortadan birbirine bağlanabilecek bir malzemeden olması yeterli olacaktır.   

Sağ taraftaki hazne hazır laboratuvar malzemelerinden, camdan bir malzemeden olabilir mi?

Araştırıp, deneyip görmek gerekiyor.

Fikir ve yorumu olan varsa bilmek isterim.

Çarşamba, Ekim 06, 2010

Evde Soğuk Sıkım Sızma Zeytinyağı Nasıl Yapılır?



Geçen seneden beri yılan hikayesine dönen ahşap mengene ile zeytinyağı sıkımını NİHAYET bugün başarı ile tamamladım. Yukarıdaki resimler bugünkü denemenin sonuçları. Yakında yeni ve daha kapsamlı denemelere devam edeceğim.

Ahşap mengenenin en sorunlu parçası aşağıya fotoğrafını eklediğim baskı metali ve rulman sistemiydi.


Baskı metalinin çalışma sistemini kısaca özetlersem:
Dikey rulmanın dış halkası baskı plakasının ortasına kaynaklanıyor,
Dikey rulmanın dişlilerinin olduğu iç halkanın ortasındaki boşluğa ahşap mengedeki sonsuz vida ile uyumlu somun kaynaklanıyor, Kilit Nokta : Somunun rulmanın iç tarafında kalan bölümüne bir metal parçası kaynakladık, bu sayede ahşap mengeden gelen sonsuz vida tıpa vazifesi yapan metale kadar gelip, duruyor ve baskı metaline deymiyor.
Baskı metalini yukarı çıkartırken, rulmanın iç halkasının dışarı çıkmasını önlemek için iç halkanın üzeri iki metal destek ile örtülüyor.

Geçen sene yaşadığım diğer bir sorun zeytin hamurunu koyduğum kesenin baskının güçü nedeniyle patlamasıydı. Bu sene keseyi bir metal hazmenin içine yerleştirip, sıkımı bu şekilde yaptım. Metal hazneden destek alan kese patlamadı.


Metal hazne 25x20 cm ebadında ve 28 cm yüksekliğinde. Metal haznenin altında, tabana destek olması ve suyun rahat çıkışını sağlamak için konulmuş 1 cm kalınlığında demir çubuklar bulunuyor. Destek çubuklarının arasında çok sayıda delik bulunuyor.



Metal haznenin altında 28X23 ebadında ve 7 cm yüksekliğinde bir metal tepsi bulunyor. Sıkılan su metal hazneden tepsiye akıyor ve tepsinin ön bölümündeki aralıktan alttaki kaba akıyor.

Aşağıdaki video en son yaptığım sıcak sıkım siyah zeytin sıkımına ait. Sıcak su ilavesi olduğu için çok miktarda sıvının metal kaptan çıktığını görebilirsiniz. Günün sonundaki sıkım olduğu için gün boyunca etraf "biraz" kirlendi. Ben yaptığım menge ile balkonda bile zeytinyağı sıkılabilir diye düşünüyordum ama açıkcası sıkım yaptığınız alan "biraz" kirleniyor, büyükçe bir balkonunuz varsa balkonda sıkım yapabilirsiniz. Metal hazneyi boyamadım, önümüzdeki sıkımlarda zararsız bir boya türü bilen varsa ve bana önerirse yeni sıkımları boyalı metal hazneyi kullanarak yapabilirim.

video

Bugün dört farklı sıkım yaptım.

İlk sıkımı  üç kilo yeşil zeytin ile yaptım. Yeşil zeytinlerin yağ oranı düşük oluyor, bu nedenle yeşil zeytinlerden elde edilen ve "Erkence" diye adlandırılan zeytinyağları daha pahalı.  Erkence zeytinyağlarının tadı daha meyvemsi ve taze kokulu oluyor.

Üç kilo yeşil zeytini aşağıdaki özel tokmağı kullanarak ezdim ve hamur haline getirdim. Önümüzdeki günlerde yapacağım sıkımlarda zeytinleri ezmek için daha etkin bir sistem bulmam gerekiyor. Ahşap tokmağımdan istediğim verimi alamadım. Klasik usul taş ile zeytinler ezilebilir ama uygun taşları bulmak sorun.


Ezilen zeytinleri keseye koydum ve keseyi metal hazmenin içine yerleştirdim.





Ahşap mengeyi sıkıştırdıkça metal haznenin altından ve alt yanlarındaki deliklerden zeytinin suyu çıkmaya başladı. Kademe kademe baskıyı arttırarak sıkım yaptım ve kademe aralarında bir süre bekledim. Presleme sonucu zeytin hamuru iyice sıkıştığı için baskı metalini kaldırım, keseyi çıkartıp, birkaç kez salladıktan, karıştırdıktan sonra tekrar metal hazmeye yerleştirip, baskı uygulamasını yeniden yaptım.

Soğuk sıkımdan elde ettiğim suyu bir buçuk litrelik bir pet şişeye koyup, üzerini "Yeşil, Soğuk Sıkım" olarak etiketledim.

Soğuk sıkımı tamamlanan kesedeki yeşil zeytin hamurunun üzerine bir litreden az 40-45 C sıcaklıkta ılık su döktüm ve bir kez sıcak sıkım yaptım. Elde ettiğim suyu bir başka pet şişeye koyup, etiketledim.

Yeşil zeytinlerin sıkımından sonra üç kilo siyah zeytini ezip, sıktım. Soğuk sıkımdan elde ettiğim suyu pet şişeye koyup, etiketledim.

Dördüncü ve son sıkımı, siyah zeytin hamuruna bir litre kadar 80-90 C sıcaklıkta kaynak suyu döküp, yarım saat kadar bekledikten sonra yaptım. Elde ettiğim suyu bir pet şişeye koyup, etiketledim.

Aşağıdaki resim bugün yaptığım dört sıkım sonucunda elde ettiğim zeytinyağları.


Soldan sağa doğru : Sıcak sıkım siyah zeytin - Soğuk sıkım siyah zeytin - Sıcak sıkım yeşil zeytin - Soğuk sıkım yeşil zeytin.

Yukarıdaki resmi sıkımdan birkaç saat sonra çektim. Sıkım sonrası dinlenen zeytin suyu katmanlarına ayrılıyor. Zeytin suyunun en üst bölümünde sarı renkli zeytinyağı, onun altında posa ile karışık zeytinyağı ve karasu karışımı bir bölüm ve en altta karasu yer alıyor.

En fazla yağı soğuk sıkım siyah zeytinden aldım. Henüz ayrıştırmadığım için ölçmedim ama tahminen 300 ml kadar zeytinyağı elde ettim. Yazımın en başındaki resim soğuk sıkım siyah zeytine ait.
Sıcak sıkım siyah zeytin ile soğuk sıkım zeytin zeytin hemen hemen aynı miktarda çıktı. Tahminen 75 ml kadar.
Sıcak sıkım yeşil zeytin neredeyse yok sayılabilecek kadar az. 30-40 ml belki çıkar.

Yarın pet şişelerin altlarını delerek karasuyun dışarı akmasını sağlayacağım. Karasularından ayırdığım zeytinyağlarını 500 ml lik pet şişelere alarak bir süre daha dinlendireceğim. 500 ml lik şişelerde dinlenen zeytinyağlarının kalan karasu ve posasını da şişelerin diplerini delerek çıkartacağım. Kalan nihai zeytinyağını kahve filitresinden veya tülbentten geçirerek temiz ve tortusuz bir yağ elde etmeyi planlıyorum.

Bir sonraki sıkıma kadar  Klazomenia Ziyareti yazımda resmini eklediğim düzeneğin biraz daha ince ve uzun olan bir modelini yapmayı düşünüyorum.

Metal hazne, baskı metali ve tepsiyi yapan, baskı metalindeki kırılan somunu pazar günü bizim eve gelerek tamir eden, demirci ustam Lokman Akın'a ve bugünkü sıkım sırasında bana yardım eden kuzenim Emre İğriboz'a teşekkür ederim.

Günün sonunda çıkardığım sonuçlar:
* Sağda solda, yolda gördüğünüz 7-8 liraya sızma zeytinyağı ilanlarına inanmayın, gerçek sızma zeytinyağını o fiyata almanızın imkan ve ihtimali yok.
* Taş baskı, soğuk sıkım gibi ilanlara bakarak zeytinyağı alırken dikkatli olun, zira bu şekilde üretim yapmak hiç kolay değil ve sanayi boyutunda yapmak epeyce zor olacaktır.
* Üç kilo zeytine 9 lira verdim. Soğuk sıkım  zeytinden 300 ml zeytinyağı elde ettiysem, soğuk sıkım zeytinyağının bana litre maliyeti 30 lirayı buluyor. Zeytini ezme ve sıkma işlerini biraz daha geliştirirsem bu rakamı 20 liraya kadar çekebilirim.
* Zeytin bahçesi olan tanıdıklarımın sayısı arttırılacak.

Pazartesi, Eylül 27, 2010

Hammaddeler.com Evde Peynir Yapımı Setleri



Severek takip ettiğim Artizan Peynirci ağ günlüğünde gördüğüm bir adsense reklamı yepyeni denemelere imkan verecek fırsatı bana/bize sağlayacak.
  
Konunun detaylara girmeden önce adsense uygulamasını ağ günlüklerimize eklememizin hem bizim için hem de bizi okuyanlar için ne kadar faydalı olabileceğini görmek adına güzel bir fırsat oldu hammaddeler.com adsense reklamı. Teşekkürler Gürkan Bey (Artizan Peynirci) 

Alternatif Yaşam Planlaması ağ günlüğünde yazmaya başlamadan önce birkaç kez evde peynir yapımı denemem oldu. 2001 yılında gerek genel ağda Türkçe kaynakların sınırlı olmasından, gerek Türkçe peynir kitaplarının sınırlı sayıda olmasında Amazon'dan İngilizce evde peynir yapımı kitapları getirtmiştim. Kitaplarda anlatılan birçok malzeme ve ekipmanı Türkiye bulmak kolay değildi. Orta halli sonuçlar veren birkaç peynir yapımı denemesinden sonra "üretime" ara verdim. (O gün bugündür, hanımın dilinden kurtulamam "Ne oldu senin peynir yapımı" diye takılıp durur. Özellikle Alternatif Yaşam'da yazmayı düşündüğüm yeni bir gıda maddesi üretim girişimimde, karşıma hep peynir yapımı girişimim getirilir... Neyse...)           

hammaddeler.com sitesini görünce ve siteyi biraz inceleyince evde peynir yapımı heyecanı beni yeniden sardı. Artizan Peynirci ağ günlüğündeki tarifleri ve hammadeleri birleştirince evde peynir yapımı denemelerine yeniden başlayabilirim. 

Denemek için hazır setlerden, örneğin Evde Tulum Peyniri Yapım Setinden başlanabilir. 

Bir peynir tutkunu olarak, peynire verdiğim paranın market alış verişimde önemli bir miktar tuttuğunu söyleyebilirim. %100 ne olduğunu bildiğim, sağlıklı peynirleri ucuza üretecek olduğumu düşünmek beni heyecanlandırıyor.

Evde gıda üretimi yapmayı düşünenleri ilgilendiren (zeytinyağı, fırıncılık, çikolata, şarap, peynir vb) birçok hammaddeye siteden ulaşmak mümkün.     

Cuma, Eylül 24, 2010

Çam Fıstığı


Çam ağacı, üzerine dadanan ağustos böceklerinden dolayı, evin yakınında ise can sıkıcı olabilen bir ağaç. Tıpkı komşumun bahçesindeki çam ağacı gibi.

Haziran ayının başında komşum bahçesindeki çamın yeşil ve kapalı kozalaklarından birkaç tanesini bana getirdi. Kozalakları bahçemin bir köşesine attım ve unuttum. Geçen hafta bahçeyi toplarken kozalakları bulundukları yerden kaldırmak istedim ve fark ettim ki hepsi açılmış ve tohumları dışarıya dökülmüş. Dökülen tohumları kırdım ve işte çam fıstıkları...

 
Yazının başındaki resmi ben çektim, mavi kasenin içindeki siyah tohumlar, çam fıstığı barındıran tohumlar. Yukarıdaki resim ise alıntı, tohumların içini ve tohum kabukları çok güzel gösterdiği için bu resmi kullanmak istedim.

"Hadi canım bunu bilmeyecek ne var?" düşüncesiyle bazı bilgileri utanarak yazdığım oluyor. Bu yazıyı yazarken de benzer duygular içindeyim. Çam fıstığı ile ilgili bir belgesel izlemiştim, kozalaklar palalarla temizleniyordu. Sanırım bu nedenle çam fıstığı elde edilmesi çok zor bir ürünmüş gibime gelmişti.

Doğru yöntem bu mu bilmiyorum ama seneye çam kozalaklarını yeşilken toplayıp, kurumaları ve tohumlarının dökülmesi için gölge bir yere koyacağım.

Çam fıstıklarının elde edilmesi için detaylı bilgisi olan varsa öğrenmek isterim.  

06/07/2012 Notu : Daha detaylı yazıya bu linkten ulaşabilirsiniz.

Perşembe, Eylül 23, 2010

Cleanglobe Güneş Enerjisi Hizmetleri



Mersin'de bodur fidan üretimi yapan ziraat mühendisi arkadaşım Arif Berköz aradı. Fidan üretimi için bir yer satın almış, en yakın elektirik direği tarlaya 2 km mesafedeymiş. Direkten hat çekilmesi için 50.000 tl para gerekince, alternatif çözümler aklına gelmiş.

Ne yapabilirim diye sordu, aklıma Alternatif Enerji yahoo grubu ve kurucusu Ateş Uğurel geldi. Ancak Ateş Uğurel'in yeni firmasının adını bilmediğim için Alternatif Enerji yahoo grubundan Ateş Beye ulaşmasını ve yeni firmasını öğrenmesini tavsiye ettim.   

Arkadaşım Arif'den bugün bir mesaj aldım. Ateş Uğurel ile iletişe geçmiş ve yeni firmasını öğrenmiş. İhtiyacını (su motoru, bekçi kulübesindeki iki priz ve bir lambadan ibaret) karşılayacak temel düzey sistem için uygun olduğunu düşündüğü bir fiyat teklifi almış.

Benzer çözümlere ihtiyacı olan kişiler için Cleanglobe firmasını tavsiye ederim.

Hangi durumlarda (yukarıdaki örnekte olduğu gibi) alternatif enerji kaynaklarını kullanmanın daha avantajlı olacağını 2006 tarihli yazımda belirtmiştim.

Akla gelebilir diye yazayım istedim, Ateş Uğurel'i şahsen tanımıyorum, hakkındaki kanaatim Alternatif Enerji'de yazdıkları ve paylaştıklarından oluşmuştur. Cleanglobe ile de hiçbir ticari ilişkim yok.

Çarşamba, Eylül 22, 2010

Evde Zeytinyağı Üretimi 2010

Geçen sene epey uğraşmış ancak çok az miktarda zeytinyağı üretebilmeyi başarmıştım. Ahşap Mengenenin yapım aşamalarını ( I - II - III ) ve zeytinyağı sıkım denemesini sizlere anlatmıştım.

Geçen seneki temel sorun mengeninin çok kuvvetli olması ve ezme, sıkma işlemi sırasında zeytin hamurunu koyduğum torbaları patlatmasıydı. Geçen sene zeytin hamurunu koymak için ahşap bir hazne yaptım, haznenin yanlarında ve altında delikler açtım. Zeytinleri ezip, ahşap hazneye koydum. Ahşap hazmeden doğru dürüst zeytinsuyu çıkmadı. Sonuç, başarısızdı. 

Veee geldik bu seneye. Bu sene kalın sacdan özel bir hazne yaptırıyorum, haftasonuna metal hazneyi alacağım. Zeytin hamurunu önce bir torbaya sonra da metal hazneye koyup sıkmayı planlıyorum. 

Sıkma işlemini başarırsam, ikinci aşamaya, zeytinyağı ile karasuyu ayrıştırma aşamasına geçeceğim. Klazomenia Ziyareti yazımda resmini eklediğim düzeneğin biraz daha ince ve uzun olan bir modelini yapmayı düşünüyorum.
  

Cuma, Eylül 17, 2010

Eşikaltı Büyücüleri - Subliminal Reklamlar -



Alternatif Yaşam Planlamasının içeriği dışına çıkan yazıları bu ağ günlüğümde yayınlamıyorum.

İş Geliştirme Analisti farklı konuları yazdığım bir diğer ağ günlüğüm. Bugün yayınladığım Eşikaltı Büyücüleri - Subliminal Reklamlar - yazısı konumuz dışında olduğu için burada yayınlamıyorum.

Ve fakat, istesek de istemesek de hepimiz reklama maruz kalıyoruz. Reklam dünyasında nelerin döndüğünü bir nebze olsun anlamak için Eşikaltı Büyücüleri kitabını ve yukarıda linkini verdiğim yazımı okumanızı taviye ederim.

Pazartesi, Eylül 13, 2010

Sandık Seralara Kışlıklar Ekildi


Sandık Seralarda yaz sezonunu tamamladım. Bu sene birçok kişide olduğu gibi benim domatesler de hastalandılar buna rağmen sandık seraların genel performansından memnunum. Yukarıdaki resim pek net değil ama sandık seradaki biberler ile arka bahçedeki biberlerin durumunu göstermek istedim. Sandık seradaki biberler arka bahçedeki biberlere göre iki, üç kat daha fazla büyüdüler ve hala biber vermeye devam ediyorlar. Biberleri eylül sonuna kadar sökmeyeceğim. 

   
Söktüğüm domateslerin yerine, üç sandık seraya, minik turp ve havuç ektim ve seraların naylon örtülerini kapattım. Sandık seraların kış performanslarını merakla bekliyorum.   


Arka bahçede çiçeklerin yanına ektiğim biberiyeyi taze taze yemeklerde kullanıyorum. Biberiyeyi birçok et yemeğinde, sosta ve salatada kullanmak mümkün.   



Arka bahçe düzenlenmesini geçen sene farklı yazılar ile anlatmıştım. Geçen sene kullandığım keten çuvallar görsel olarak güzellerdi ancak ürün yetiştirmek konusunda pek başarılı olmadılar. Bu sene çuvalları kaldırdım,  çiçekler için ahşap uzun saksılar hazırlarım. Sebzeleri sandık seralara diktim. Geçen seneye göre daha kullanışlı bir bahçe oldu. Bahçenin arka duvarına ektiğim limon selviler seneye büyür ve gelişirlerse rüzgarı önemli ölçüde keseceklerdir. Bir sonraki seneye daha kullanışlı ve verimli bir bahçe bekliyorum.    

Çarşamba, Ağustos 25, 2010

Köfte Üstü Krem Şanti - Bilgisayar Açık, Kitap Okuma -







Çok okurum...

Ve fakat, şimdiye kadar hiç bilgisayar açık, kitap okumamıştım.

"Köfte Üstü Krem Şanti" kitabı bilgisayar açık, okuduğum ilk kitap oldu.

Kitaptan birkaç sayfa okudum, açık bilgisayarımın başına geçtim, okuduğum sayfadaki genel ağ ("internet" kelimesi için tdk.gov.tr de önerilen kelime "genel ağ". Ben sevdim ve kullanmaya karar verdim. tdk ağ (web) sayfasına "Yabancı Sözlere Karşılıklar Kılavuzu" diye yeni bir bölüm eklemişler, yazı yazarken "Bunun Türkçe karşılığı yok mu?" diye düşündüğünüz kelimeler olursa, deneyebilirsiniz.) adreslerine girdim, youtube görüntülerini izledim. Okuduğum sayfalar daha anlamlı ve görsel hale geldi. Kitap okumaya yeni, eylenceli ve daha anlaşılır bir boyut getirdim.

Kitabın tam adı: Köfte Üstü Krem Şanti, Pazarlamanız Çağa Ayak Uyduramıyor Mu?

Birkaç sene öncesine kadar bu isimdeki bir kitabı raftan alıp incelemezdim bile. İsminin bende oluşturduğu kanatin aksine kitap pazarlamadan çok genel ağ hakkında.

Kitaptan birkaç alıntı yapayım:

"Yeni pazarlama, herkesin ilgisini çekiyor çünkü ses getirme yöntemleri çok değişti. Youtube'a reklam vermeyi düşünüyoruz, Google reklamları işe yarar mı acaba diye düşünüyoruz. Viral pazarlama (Kulaktan kulağa yapılan pazarlama. Bir virus gibi hızlı yayılabilmesinden dolayı böyle adlandırılıyor ve ağırlıklı olarak genel ağ üzerinden yapılıyor.) kampanyaları düzenlemeyi aklımızdan geçiriyoruz."

"Tasarımcının beyni ile tüketicinin kulağı arasındaki mesafe hiçbir zaman bu kadar kısa olmadı."

Ağ günlüklerinin ("blog" için güzel bir karşılık) önemi ve gücü kitapta vurgulanmış. Dell firmasının, kendisinden şikayetçi, ağ günlük yazarı Jeff Jarvis ile yaşadıkları "Bir adam yüzünden lekelenmiş milyar dolarlık bir marka" cümlesiyle özetlenmekte.

Kitabı okuyup, bir yandan açık bilgisayarımda kitapta bahsedilen genel ağ sayfalarını incelerken, facebook'ta öylesine seyrettiğim bazı videoların hikayelerini de öğrendim. Bir çoğumuz seyretmiştir, elinde "Free Hugs" (Bedava Kucak) pankartı taşıyan bir adam, sokaktan gelip geçenlere sarılır. Ben bu videoyu "İnsanlarla iletişimimizi ne kadar kaybetmişiz, kimse kimseye sarılmıyor" düşünceleriyle seyretmiştim. Meğer videonun yapılış amacı bambaşkaymış. "Free Hug" videosu Sick Puppies adındaki rock grubunun tanıtımı için hazırlanmış. Kitapta Youtube sayesinde bu videoyu ve dolayısı ile grubu 6 milyon kişinin izlediği belirtiliyor. Ben Youtube'a girdiğimde video 61 milyon kez izlenmişti.

"Köfte Üstü Krem Şanti" kitabını, bilgisayarınız açık olarak ve kitapta bahsedilen ağ sayfalarını inceleyerek okumanızı tavsiye ederim.

Cuma, Ağustos 13, 2010

Örtüleme (Malçlama) - 2

Örtüleme (Malçlama) hakkında ilk denemeyi ve yazıyı Mart ayında yapmış ve detayları yayınlamıştım. İlk deneme yazısını okuyamayanlar bu linkten yazıya ulaşabilirler.

Mart ayında altını örtülediğim (malçladığım) begonvilin yeni fotoğrafı aşağıda. Mart ayında çektiğim fotoğraf ile neredeyse aynı fotoğraf.



Mart ayından beri sadece bir iki kez kestiğim çimleri mevcut kuru ot tabakasının üzerine ilave ettim. Mart ayından beri begonvilin altından tek bir ot bile çıkmadı.

Evin girişindeki çiçekliğin tamamının altını daha önce denediğim ve ilk yazımda resimleri ile anlattığım şekilde yabancı otlardan temizledikten sonra bir kaç sıra yatay ve dikey karton ile kapattım. Kartonları iyice ıslattım. Kartonların üzerine kestiğim çimleri koydum. Kuruyan çimler zamanla hacmen azaldığı için her yeni kestiğim çimi eskilerinin üzerine koydum. Bahçenizde çim varsa kestiğiniz çimleri örtüleme için kullanabilirsiniz.





Cuma, Ağustos 06, 2010

Global Tezahürat



Global Tezahürat kitabını az önce bitirdim. Blog dünyasını sık kullanan bizlerin, internet üzerinden satış ve pazarlama yapmak isteyenlerin, hepsinden önemlisi internet üzerinden milyonlara nasıl ulaşılabileceği öğrenmek isteyenlerin okumasını tavsiye edeceğim eylenceli ve öğretici bir kitap.

Kitabı okurken "Blog yazarlığı ve blog yazıları Amerika'da amma önemli hale gelmiş" dedim. Türkiye'deki durumu hepimizce malum. Müzik, siyaset ve havadan sudan şeyler yazmak için oluşturduğum Beyin Labirentimden Odacıklar blogu Youtube yasağı yüzünden kurudu kaldı.

Global Tezahürat'ı tavsiye ederim.

Perşembe, Ağustos 05, 2010

Kapama Badem Bahçesi


Badem Bahçesi Blogunda gördüğüm fotoğrafları algılayabilmekte zorluk yaşadığımı itiraf edeyim.

Ben ve tanıdıklarımın bahçe için konuştukları arazi büyüklüğü 20 dönüm - 50 dönüm - hadi bilemediniz 100 dönüm olduğu için 8400 dönümlük kapama bir bahçenin gerçek olduğuna inanabilmekte zorlandım. Türkiye'de bu büyüklükte kapama her hangi bir meyve bahçesi var mı acaba?

Yazımın başlangıcında verdiğim linkten bahçenin tüm fotoğraflarını görebilirsiniz.

Neden Amerika'dan badem ithalatı yaptığımızı şimdi daha iyi anladım.

Çarşamba, Temmuz 21, 2010

Domatesler




Topu topu dört kök olan domateslerim hastalandı. Yukarıdaki resimde görüldüğü üzere altlarından karardılar. Yeşil haldeyken hastalanan domateslerin büyümeleri durdu, domatesler kızardı fakat altlarındaki lekeli bölüm olduğu gibi kaldı.

Neden hastalandılar bilmiyorum, resimlerden teşhis koyabilirseniz gelecek sene için hazırlık olur. Zira bu seneki domates hasadını tamamlamak zorunda kaldım.