Perşembe, Haziran 12, 2008

Bahçe Deneyimi

İlk günden beri alternatif yaşamın uzaktan kumanda ile olmayacağını düşündüm. Bir yandan iş ve şehirli hayatıma devam ederken, bir yandan haftasonları mangala gittiğim bir bahçe sahibi olma fikrini benimseyemedim. Kafamdaki alternatif yaşama başlamak için belirli miktardaki maddi birikimi sağladıktan sonra gemileri yakmak gerekiyor.

Benim düşüncemin bir de karşıtı var. “Hali hazırdaki iş ve şehirli hayatımıza devam ederken, bir yerlerden başlamalı, ufak da olsa bir bahçe alarak, alternatif yaşamı tecrübe etmeliyiz.” diyenler de var.

Hangisi doğru?

Alternatif Yaşam Planlaması sayesinde birçok insanla yüzyüze tanışma fırsatı bulamasam da ortak bir hedefe yürüdüğümüz için önemli bir bilgi paylaşım ortamı oluşturabildim. Bu çerçevede geçen hafta kişisel mesaj adresimden Alternatif Yaşamı takip edenlere önemli bilgiler verecek bir yazışma yaptım. Yazışmamızın ana konusu Ceviz Yetiştiriciliği olmasına rağmen, okuyucumuzun verdiği bilgiler bahçe sahibi olmak herkesi ilgilendirebilecek, deneyimler. Kendisine değerli vaktini ayırarak bana uzun ve detaylı bir mesaj yazdığı için bir kez daha teşekkür ediyorum.

Yukarıda sorduğumuz “Hangisi doğru?” sorusunu aklımızda tutarak, yaptığım yazışmadan bazı bölümleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

- - - -

YER: Tarla alımı zor ve problemli. Tek tapu 15 dönüm ve üzeri/ yolu ve gerçekten suyu olan (sorarsanız herkes suyum var diyor ancak gerçek anlamda kullanılabilir sudan bahsediyorum) boş tarla buralarda bulmak çok zor. Çiftçimizin ne yazık ki hastalıklarından biri olan miras tarla paylaştırma ve tarla bölme sebeplerinden bakıyorsunuz 3 dönüm yerin 6 tane sahibi çıkıyor! Tek tapulu tek sahibi olan yer az ve dolayısıyla almaya kalkınca pahalı. İlave zorluk: köylü, köylüye (komşu köylerden olmak şartıyla) ihtiyacı varsa yerini normal fiyatına satıyor. Bana teklif edilenler sürekli normal köylü fiyatının 2 katı oldu............Burada da yalnış anlamayın. Pazarlığa yörenin tanıdık köylüsü ile gidip vur-tut yapmamıza rağmendir. Yoksa gidip parayı bastırıp yeri almış da değildim. Yine köylü dostlarımız için yer satmak farklı ve basit olmayan birşey. Pek çoğu prensip olarak buna soğuklar. Öyle ki yerlerini işlemeselerde boş da dursa satmıyorlar. Hatta bunun sonucunda yerleri ormaniyeye gidip devlete kalıyor olsa dahi.

Yerini satsalar dahi bir yabancıya sattıklarında (civar köylerden olmayana) kendi köylerinde onlara soğuk bakılma ve “köye yabancı soktu” etiketi alma durumları var.
... yerim yamaç ve işlemesi zor olduğundan ve o zamanlar kadastro geçmeyip köy tapusu ile aldığımdan uygun! Fiyatlara geldi. Bunun ceremesini de her işçilik yaptırdığımda ödüyorum (4 çeker traktör bulma, uygun aleti olan köylülerin gönlünü yapma..)

BAKIM : Ben de bu işe ilk önce granny smith elma hayalleri ile başlamıştım. Sonra gerçekleri plan aşamasında fark edip normal meyve ağaçları arasında en az nazlı olan, en uzun süre meyve veren, tropik iklimimize en uygun olan, en az ilaç ve bakım gerektiren, en karlı görünen seçenek olarak cevizi seçtim. Ancak yapraklarının kendisi ilaç olsa da cevizin ilaç ihtiyacı olduğunu ve her canlı bitki gibi sürekli ilgi gerektirdiğini acı ile keşfettim.

Öncelikle şunu belirteyim. Benim bahçenin bakım işlerini bir arkadaşımın komşu köydeki yeğeni yapıyor. Yani had safhada avantajlı bir durum. Ancak yine de herhangibir tek günlük iş için traktörü ile 10km. Gidiş ve dönüş + tek günlük en basit iş =100 ytl’dir. Bu dost ahbap fiyatıdır. Bu arkadaşa sürüm yaptırdığımda dönümüne 40 ytl ödedim. (oysaki diğer yerime yine uzaktan tanıdık bir köylüye sürüm için dönüme 90 ytl ödemem gerekti!). Problem şudur: bu insanlar zeytin bahçeleri yada kendi işleri olan kişiler ve kendi bahçelerinin işi olduğunda senin yerin yanıyor olsa ve kürekle para versen yine de zor götürürsün.

Bütün bu projenin en önemli noktası: Yere bakacak güvenilir ve uzun vadeli insan bulmak. Bu insan şiddetle tercihen tek kişi olmalıdır. Yani bu sene Ahmet, seneye Mehmet değil. Bence bu kişi neredeyse yerin kendisi kadar önemli.

Masraflar: Sürüm konusunu yukarıda söyledim. Senede minimum 3 kez. İkisi normal sürüm, biri diskaro (otları gömmek için) ancak yere bağlı olarak tersi de olabilir. Senede minimum 1 kez ilaçlama tahminen 1500-2000 ytl ( 30 dönüm için. Ancak şunu belirtmeliyim. Yer 3 dönüm ise bu 150 ytl olmaz. İşin bir racon minimumu var.) Sulama için ben 15 günde bir traktöre takılı tankerle ve fidan başına 2 teneke ile yaptırıyorum. Her sulama seferine 400 ytl gidiyor. Bu haziran,tem,ağus,eyl. gibi minimum 4 ay yapılıyor. Artık bel bükmeye başladığından damlama kurmayı düşünüyorum bu sene. Tahmini maliyeti 9000 ytl gibi olacak.

Budama: Kendim yaptığımdan bedelsiz. Biyolojik, organik aktivatör -crop-set-(fidanlar hızlı gelişsin diye, hormon değildir kesinlikle) kendim yapıyorum ama ilacının maliyeti 100-150 ytl ancak. Bunlar görünür periyodik masraflar. Görünmeyen masraflar ise, yer düzeltme (kepçe kiralama) , yol açtırma/düzelttirme (yine kepçe ile), çevre teli (eğer yaparsan, metresi 15 ytl civarında), kadastro getirip komşular ile sınır anlaşmazlıklarını çözme (300 ytl gibi) , yere ufak bir konteyner yada sağlamca ufak kulube yaptırma (orada kazma, kürek, alet, motopomp, vb. Saklamak için şart.) bunun maliyeti sana kalmış.

Potansiyel sorunlar: yerine göre sayısız olabilir. Ancak temelde;
Ceviz en dayanıklılardan görünse de kırmızı örümcekler, beyaz güveler, salyangozlar, özellikle de çekirgeler başta olmak üzere saldırıya uğruyor. Fidanların taze dallarına konan kuşların dalları kırması gibi son derece masum ve basit bir sebepten bile ciddi hasarlar aldım. Çekirgeler yaprakları özellikle tazelerini sürekli yiyor. 370 fidanın ilk etapta 5 kadarı tutmadı. Sonradan 40 kadarı ciddi susuzluk hasarı aldı. Onları kurtarmaya çalışıyoruz. Yine bir kaçının köklerini köstebek yemiş ki bu duyduğum birşey değildi bugüne dek. Yine zaman zaman rüzgar sertleştiğinde lodostan yapraklar zarar görüyor. Şansıma tarlamda yılan vb. Bulunduğundan tarla faresi sorunum şimdilik yok. Eğer olursa o da ciddi bir sorun. Yani başlarda umduğumun çok ötesinde uğraşılması gereken sorun var. Bu sebeple diğer vurgulamak istediğim ana nokta: Ceviz dahi, asla bir ateşle ve unut tipi iş değil. Her hafta gitmek ve sürekli dikkat etmek gerekli. Yani bu işi bir alternatif emeklilik planı olarak düşünmek ANCAK evinize 1 saat gibi bir mesafede bir bahçe kurarsanız ve sürekli gidip onunla beraber yaşarsanız düşünülebilir bence.

Zirai sorunların dışında diğer potansiyel problemler: sorunlu komşular, su alma verme davaları, yere tamamen iyi niyetle giren küçük baş hayvan sürüleri (tabii taze sürgünler ve fidanlara hasar..), yukarıda bahsettiğim kuşların dalları kırmaları, etrafta gezen, yaban domuzu vb. İçin atış yapan kişiler (Özellikle su depon varsa), tarlandan geçen/geçmek durumunda olan köylüler ve bunlara ne kadar izin verileceği (her geçen traktör fidanlara zarar verme riski taşıyor. Artı normalde yol olmayan bir yer sürekli geçile geçile yol haline gelebiliyor. Hatta kadastrolu yer değilse sonradan oranın resmi yol olması ve senin yerini sonradan bölmesi riski dahi var), tarlana boş zırai ilaç kapları, çöp ve döküntü atılmaması için sürekli etrafta olmak ve gözkulak olma ihtiyacı. Benim yaşadıklarımdır. Ötesi de olabilir.

Ceviz pazarlaması: Şu aralıkta kolay görünüyor. Ağaç üzerinde vermek de mümkün. Sitede yazdığınız rakamlardan 10 yılda 10kg/ ağaç ve 3 ytl/kg rakamlarına katılıyorum (ancak 3 ytl kuru kabuklu olarak). Ancak ağaç üzerinde vermenin bir riski var o da toplayanların parasını verdiği malı almaya gelen kişiler olmaları. Yetiştirici olarak sen çok daha özenli toplamak istersin. Dal ve uçları kırmak istemezsin.

Çizginin altına baktığında ceviz (yada diğer bazı tarımsal ürünler) yatırımın 5-10 yıl sonrası itibarıyla karlıdır. Ancak burada temel varsayım layıkı ile bitkiye baktığın, başına onca yıl birşey gelmemiş olması ve verimli noktaya salimen ulaşmış olman durumudur. 4 sene bakıp masraf edip bir beklenmedik vaka ile yatırımının çoğunu kaybediverme riski de bu işlerde var.

Kurulum: Her aşamasında fiilen bulundum. Ancak işaret alma, çukur, dikim ve can suyu için farklı ekipler buldum. Tabii söylemeye gerek yok, tüm bu ekipleri parasını vermenin yanısıra gönüllerini de hoş ederek, öğlenleri onlara yemek hazırlayarak, çay yaparak ve ne kadar hesapta uzman olsalar da denetleyerek çalıştırıyorsun. Asla parayı al işi yap gibi bir durum yok....

..... ben birşey öğrendiysem bu işte, kendi bileğine (paran + organizasyon ve takip yeteneğin) güveniyorsan tamamdır. Yoksa senin adına geliriz, bahçe kurarız, ücretsiz budarız ..... nasıl diyorlar “reklam kokan” laflar bence. Şahsi kanaatimdir. Kötü niyetlidirler demiyorum sadece 360 derecenin tümünü göstermediklerine ve gösterdiklerinin bir bölümünü büyüteçle gösterdiklerine inanıyorum.

Bu kadar olumsuz şey yazdım ama neticede oraya fırsat buldukça gitmek, fidanları koklamak (taze yapraklar çok güzel kokuyor denemediysen dene), fiziksel iş yapıp stres atmak hoşuma gidiyor. Birde herşey yolunda giderse ileride iyi bir mali destek olabilir. Yağmur, çamurda kamyonetimle giderek biraz offroad hevesimi de tatmin ediyorum.

- - - - -

Teşekkür ederim, kaleminize sağlık...

15 yorum:

güç&onur dedi ki...

YOLUMUZ YEŞİL...hepimiz YEŞİL YOLCUYUZ...
Bence damla sulama sistemi ve çit sistemi projenin başında düşünülmeli ve uygulanmalı.Damla sulama sistemine devletin 5 yıl faizsiz kredisi var.fakat çit yabana atılır bir maliyet değil; kullanışlı ve ucuz yollu alternatifler bulmamız gerekiyor.3.500 liraya konteynır bulmak mümkün, tabi zemininin hazırlanma maliyetini ve nakliye masraflarınıda hesaba katmak gerekiyor.çekirgeler,kuşlar,salyangozlar,fareler,köstebekler biçoğumuzun hesaba katmadığı meseleler.Belkide bu yazıyı okumasaydım bahçemde gördüğüm yılanı tereddütsüz öldürürdüm...Bence alacağımız fideler tüplü olmalı, tüplü fidelerin ekildiği toprağa adaptasyonunun daha iyi olacağı söyleniyor, bu şekilde ektiğimiz fidelerdeki fireler de azalabilir.10 yılda 10 kg. oldukça az bir miktar, bence en az 30kg. ürün alınır, tabi bu 30 kg. ve daha fazlası yapacağımız bakımla doğrudan alakalı. ayrıca 3 ytl fiyatınada katılmıyorum; tabi mutlaka dönem dönem değişiyodur ama ortalama rakam 3 ytl nin üzerindedir diye tahmin ediyorum.
kesinlikle katıldığım aşağıdaki alıntı yaptığım paragraf
"..... ben birşey öğrendiysem bu işte, kendi bileğine (paran + organizasyon ve takip yeteneğin) güveniyorsan tamamdır. Yoksa senin adına geliriz, bahçe kurarız, ücretsiz budarız ..... nasıl diyorlar “reklam kokan” laflar bence. Şahsi kanaatimdir. Kötü niyetlidirler demiyorum sadece 360 derecenin tümünü göstermediklerine ve gösterdiklerinin bir bölümünü büyüteçle gösterdiklerine inanıyorum. "
Taze ceviz yaprağını koklamış biri olarak diyorum ki
"bazı idealler o kadar değerlidir ki o idealler uğruna kaybetmek bile zafer sayılır."
bu da öyle bir ideal.
ve bu idealimizi öyle veya böyle; o veya bu şekilde; kıyısında-köşesinden veya tam ortasından gerçekleştircez.
O.Veli aşağıdaki şiirini yazarken taze ceviz yaprağı koklamışmıdır bilmem ama..

" Deli eder insanı bu dünya,
bu gece, bu yıldızlar, bu koku..
şu tepeden tırnağa çiçek açmış ağaç..."

DELİ OLMAK İSTİYORUM

meyvelitepe dedi ki...

Olmasını istediğiniz, hedeflediğiniz şeyleri uygun koşulları beklemek için sürekli ertelerseniz hedef de sizden uzaklaşır. Yapmak istediğiniz ceviz bahçesi ise önce bahçeyi bulun ve alın. Fidanlarınızı dikin. Gücünüz, imkanınız ve zamanınız ölçüsünde bakarsınız. Mükemmel olmasa bile erken kalkan yol alır. Şu anda yaşadığınız yere yüzlece kilometre uzakta değil, en fazla bir, birbuçuk saatte gidebileceğiniz bir yerde olsun. Bu olamıyorsa şu anda yaşadığınız yeri, hatta işinizi değiştirin, vs.vs. Uzun sözün kısası tetiği çekmek gerek.

Adsız dedi ki...

Bahçe deneyimi yazısının sahibinin anlattıkları çok tutarlı.Söylediklerinin tümünün gerçeğin ta kendisi olduğuna inanıyorum.Ceviz bahçesi kurmanın ben henüz planlama safhasındayım.İlerleyemiyorum çünkü bütçeme göre yer bulamıyorum.Aynen anlatıldığı gibi dışarıdan gelenlere mal satmıyorlar, satanlarda onları savuracak parası bol olan şehirli para değeri bilmezler sanıp fahiş fiyat talebinde bulunuyorlar.Ayrıca iyi komşuluk olan bir yerde sorunsuz arsa bulmak da diğer bir önemli faktör.İstanbul il sınırları içinde 10 dönüm üzeri ve 2B olmayan bir arazi yok galiba!
Cengiz O.

Ümit Suna dedi ki...

Merhaba;
Bahsettikleriniz bana ne kadar tanıdık geliyor.
Bu tür tipler benim yaşadığım bölgedeki köylerde bolca var. "Ben böyle tipleri gözünden anlarım" olgunluğuna eriştiğimi düşünüyorum.
Ufak hesap adamı diye bir etiketim var benim.
"hadi ordan çakaaal" deyip geçmeli.
Traktörle işleme, ilaçlama, sulama gibi işler için çok para istemişler. Traktör alsan daha hesaplı.
Bence en iyisi çiftçi bir dost edinmek.

Ümit Suna dedi ki...

Eklemek istediğim bir husus daha var.
Bugün girişmezseniz bundan 5 yıl sonra diyeceksiniz ki işte falan zamanda cevizleri dikseydik şimdiye büyüyüp meyvelerini topluyor olacaktık.
Çünkü zaman çok hızlı akıyor.

cengiz dedi ki...

Herkese selam,
Ceviz bahçesi sahibi olarak arkadaşın anlattığı çoğu şeye katılıyorum yalnız biraz karamsar olduğunu düşünüyorum. Benim bahçem Bandırmada 110 dönüm ve yalova-4 cinsi 1600 fidan dikili.
Bu işe girecekseniz kesinlikle cebinizde hazır paranız olması gerekiyo. Benim harcadığım para 70bin tl civarındadır. Etrafı dikenli telle çevrili 90m sondaj vurdurdum ve damlama sulama sistemi kurdum. Bu iş için arazi tabiki çok önemli. Bulunduğunuz yere yakın olması her açıdan büyük avantaj uzak bi yerde kurayım diye düşünmeyin derim. Su sorununu çoğu yerde sondaj vurdurarak metresi 60 tlden çözersiniz ama elektrik sorunu da var bu işin. Kesinlikle tavsiyem hele ki bu işe 50 dönümden büyük bi arazide girecekseniz damlama sulama sistemi kurmanız.
Arazinin etrafını tel örgüyle çevirmek bence bu işin en önemli kısmı. Kesinlikle maliyetten kaçınmayın. Yeri geliyo köylü hayvanlarını otlatıyo hayvanlar fidanların yapraklarını yiyo, yeri geliyo köylüler arazinizi yol olarak kullanıyo geçerken ister istemez zarar veriyo. Bide köylünün ağaca bakışı var. Ankarada bu işi yapan arkadaşım köylülerden şikayetçi. Hiç bi sebep yokken bahçeye zarar verdiklerini söylüyo. Eğer ağacı seven bi köy yakınında kurarsanız fazla sıkıntınız olmaz.
Kesinlikle profesyonel yardım alın. Fidancılardan değil de tanıdığınız iyi bi ziraat mühendisinden olmasını tavsiye ederim. Fidanların cinsine karar verirken de fidancıdan değil tanıdığınız ziraat mühendisinden toprak analizi yaptırarak alın. Benim yakın bi dostum ziraat mühendisi sürekli bahçenin kontrolünü beraber yapıyoruz. Sürüm yapmanın çok gerekli olduğunu düşünmüyorum. Masrafım yazın mayıstan ekime kadar sulama yaparken harcadığım elektrik ve sıvı gübre. Ayrıca çeşitli ilaçlar da var kullandığım güneş yanıkları ve olası hastalıkları engellemek için. Tüm bunlar bana yıllık 3-4bin tlye maloluyo. Ceviz çok budama isteyen bi ağaç değil. Çok ilgilenicek vaktiniz varsa kendiniz kurumuş birbirine geçmiş dalları budayabilirsiniz.
Devlet desteklerinden yararlanabilmeniz için ektiğiniz fidan sertifikalı olmalı ve bulunduğunuz yılın sertifikasına sahip olsun. Ucuz diye bilinmedik fidancılarla çalışmayın büyük saygın firmalarla çalışmanız tavsiyem. Ben tüm arazi ıslahı, gübre alımını, dikim işlerini fidancıya yaptırdım, yapılırken sürekli başında durdum. Böylelikle başınız ağrımıyo fazla tabi düzgün bi fidancıyla çalışıyorsanız. Ben yaptırırken devlet damlama sulamaya yüzde elli destek veriyodu ancak size verdikleri firmalara yaptırmanız gerekiyodu. O firmalar da size 2 kat fiyat veriyolardı. Şimdi nasıl bilmiyorum ama o yüzden devletten destek almakla uğraşmayın aynı paraya denk gelecektir kendiniz araştırın yaptırın. Ben 10*8 m aralığında ektim ve 110 dönüme 15bin tlye maloldu.
Planlamanızı iyi yaptıktan sonra, ilgilenicek vaktiniz varsa cevizciliğin gayet altından kalkılabilir ve karlı bi iş olduğunu düşünüyorum. Bugün cevizin kg ı 5tlye kolaylıkla satılabilir. Bi ağaçtanda iyi bakılırsa 10. yılda 25 kg dan az verim alınacağını sanmıyorum.
Konuyla ilgili her türlü yardımcı olabilirim. Ayrıca yine Bandırmada büyük ölçekli 4 adet hazine arazisi kiraladım. Ortak olarak yapmak isteyen olursa yada devralmak isteyen bana mail atabilirler. mcengizyoruk@hotmail.com

cengiz dedi ki...

Ayrıca hakikaten şu anda keşke 5 yıl önce başlasaydım şimdi mahsul alıyodum diyorum (benim fidanlar 2 yaşında). Meyvelitepe arkadaşımızın dediğine katılmıyorum. Cebinizde tam anlamıyla bu işi 4 4lük yapabilecek para yoksa bu işe kalkışmayın derim. Tüm çabanız boşa gidebilir. Bunun haricinde tabiki tetiği çekmek gerek. Bi başladımı inanın gerisi geliyo. Şu anda ülke ceviz ihtiyacının %80i yurtdışından karşılanıyo. İnanın hem kendi cebinize hemde vatanımıza büyük katkı sağlayacaksınız. Hasat zamanı, sürüm zamanı kaç kişiye ekmek vericeksiniz bi düşünün. köy bakkalından aldığımız bi ekmek bile insanımıza faydadır. Herkes elini taşın altına koymalı diyorum.

güç&onur dedi ki...

cengiz merhaba, bu işin içinde olan biri olarak bu bloga yazmış olmana sevindim. benim cevize ilgim 3 yılı buldu nerdeyse..başka işlere girdiğimden dolatı sadece ilgi olarak kaldı. ama yakın zamanda aldığım radikal kararları uygulamayı düşünüyorum. önümdeki engeli kaldırınca edremit-akçay taraflarına yerleşmeyi düşünüyorum.ve hayalimi de orda gerçekleştirmeyi...oraya geldiğimde seninle tanışmayı ve bahçeni görmeyide isterim. umarım bu blogla irtibatını koparmazsın..

yalova cinsi cevizler ilkbahar erken donlarına karşı zayıflar diye biliyorum, senin fide olarak bu cinsi seçmenin sebepleri ne, kaman çeşitleri ve amerikan kökenli ceviz cinsleri dikmek daha uygun olur diye düşünüyorum ben, tabi bölgenin ekolojisi fide cinsinin seçiminde etken olcaktır.

110 dönüme 70 bin harcadıysan, 50 dönüme 30 000 gider gibisinden bir mantık yürütme ne kadar doğru olur.

benim başedebileceğim en fazla 50 dönüm olur diye düşünüyorum.ayrıca şunuda öğrenmek istiyorum, ilgilenecek vaktiniz varsa diyorsun, ben bir işte çalışır ve kalan zamanımı bahçeme versem 50 dönümle başedebilirmiyim sence. bahçenin uzaklığı oturduğun eve en fazla kaç km. olmalı sence, ben kendimce bunu düşünürken en fazla 50 km. uzaklıkta bir yer olabilceğini düşünüyordum. ama haklısın ... ne kadar yakın o kadar iyi.

ben fide-kuyu-damla sulamayı krediyle düşünüyorum. şu an damla sulamaya sıfır faiz uygulanıyo, 5 yıl vadeli yılda bir ödemeli. bankayla hiç görüşmedim ama diğerleri için uygulanan fazi oranı, benim anladığım kadarıyla %3 e denk geliyor.
senin 110 dönümü çevirirken nasıl bir çit sistemi uyguladığınıda merak ediyorum,sadece dikenli tel ve demir çubukmu kullandın, ve maliyeti ne kadar oldu. iyi bir çit sisyemi kurulursa bana önemli bir maliyet kalemi olur diye geliyor. düşük maliyetle sağlam bir çit sistemi mümkünmü sence.

"Fidancılardan değil de tanıdığınız iyi bi ziraat mühendisinden olmasını tavsiye ederim." bu cümlen dikkat edilmesi gereken bir husus bence de. ayrıca senin damla sulama sistemi maliyetiyle ilgili düşünceni okumamış olsaydım pazarlıksız bankanın anlaştığı firmaya yaptırırdım muhtemelen.. bu uyarıların içinde teşekkür.30 dönümde olsa ben damla sulama sist. kurulması gerektiğinden yanayım.
yıllık 3-4 bin liralık masraf 110 dönüm bir yer için oldukça düşük bence. arazide elektriğin olması şart mı , jeneratörle bu iş halledilebilirmi. ayrıca devlet senin çıkardığın - çıkarma maliyetine katlandığın- kuyu suyundan bir ücret alıyomu, aluyosa ne kadar.

5 liralık kg fiyatı toptan satış fiyatı sanırım. ben ilk başlardaki üretimin parakende olarakta yapılabileceğini düşünüyorum. parakendede bu fiyat 10 lira olur diye düşünüyorum.

ve 4 tane büyük ölçekli hazine arazisi kiralamış olman da bana umut verdi..muhtemelen blogdaki diğer arkadaşlarda aynı fikirdedir. bunu nasıl başardın :) hazine arazisi kiralamak içinmi çabalamayı tavsiye edersin orman arazisimi. bu kiralama işini de internetten araştırmıştım,önyargılarımdan dolayı, vazgeçer gibi olmuştum,,, devlet işlerinde biçokşeyin torpille,,tanıdık vasıtasıyla halledilebileceğini düşünüyorum da,,kiralamak istesem bana kiralattırmak istemezler diye düşünüyorum. sen nasıl hallettin merak ediyorum doğrusu,,yine internette bunun için çabalayan ve bir sonuç alamayan bikaç kişinin yazısınıda okumuştum. ama denemeye değer yinede çünkü sonuçta en önemli maliyet arazi... verdikleri arazinin toprak yapısı nasıl olutor genelde. ıslah için çok çaba gerektiren yerlerimi veriyorlar..

benimde sana bir tavsiyem olsun... ortak kesinlikle herhangibir iş yapma... devralma şartlarıyla ilgili bilgi verirsende sevinirim.

toprakla-cevizle- uğraşmanın erdemli bir iş olduğunu düşünüyorum. ve manevi getirisinin yanında uzun vadede maddi getirisinin de yüksek olacağını düşünüyorum.

yeterince yazdım sanırım :)

herkese saygılar..

faik murat dedi ki...

Cengiz Bey değerli yorumunuz ve bahçe tecrübenizi paylaştığınız için teşekkür ederim. Bu yazı ve yorumları sayesinde ceviz bahçesi kurmak isteyenlere önemli bilgiler vermiş oluyoruz.
Onur Bey, mesajınız için teşekkür ederim, Cengiz Beyin belirttiği konuların pekişmesine yardımcı olacak sorularınız olmuş, yerinde tespitler.

cengiz dedi ki...

Onur Bey sorularınızı bir bir yanıtlıyım,
Çeşit seçiminde hem tarım ilçe müdürlüğünün hem de orman bakanlığının yanıltmasıyla büyük bi hata yaptığımı itiraf etmeliyim. iyi ki sordunuz benim de gözümden kaçmış cins hususu. sorun cinsin ilkbahar geç donlarından etkilenmesi değil yerli cinslerin uç dallarda meyve vermesidir. zaten yalova1 ve 4 kıyı şeridinde çok iyi yetişmektedir. kesinlikle yeni bahçe kuracaklara tavsiyem ithal chandler yada pedro gibi cinsleri tercih etmeleri. bu cinsler yan dallarda meyve verir hem daha fazla hem daha kaliteli mahsul alırsınız. hem de daha sık ekim yapma şansınız olur. fidanları biraz daha pahalıdır ama kesinlikle 2 tl az vereceksiniz diye bu hataya düşmeyin.
maliyet hususu çok değişken bi durum. 50 dönümü 30bine maledebilirsiniz. kimi etrafını çevirmez arazide hazır suyu vardır arazi tertemiz ekime hazırdır 20bine de maledebilir.
bence gözünüzde büyütmeyin arazi büyüklüğünü. ha 50 dönüm yapmışsınız ha 200 iyi bi planlama yaparsanız aralarında hiç bi fark yok. araziniz çevrili diyelim damlama sulama da kurarsanız size hiç bi zorluk çıkarmaz büyük arazi. bence bahçeyi kurduktan sonra bi sıkıntınız kalmıyo başka işiniz varken yürütebilirsiniz diye düşünüyorum. ama yine de yazın sulamayı kendiniz yapın ağaçların ne durumda olduklarını sizden iyi kimse takip edemez. bunun için de haftanızın bi gününü harcamanız yeterli. uzaklık açısından benim bahçemle evim arası 60 km. uzaklık size kalmış bi ölçüt. ne kadar uzak olursa insan o kadar üşeniyo gitmeye o yüzden yakın olması avantaj bence.
ben etrafını beton direklere sarılmış dikenli telle çevirdim maliyeti toplamda 15 bini buldu. ama tabi kaç sıra tel çekeceğin önemli. kaliteli olup daha düşük maliyetli olucak başka bi sistem zannetmiyorum. dersenki sadece hayvan girmesin istiyorum o zaman daha ucuza mal edersin. kredi olayına gelince devletin özel ağaçlandırma yönetmeliği doğrultusunda verilen bi kredi var. şartları çok çok uygun. ancak baz aldıkları fiyatlar piyasa fiyatlarından çok düşük. örneğin 50bin harcadığın bahçeye 30 bin kredi veriyolar. bide önce yapıyosun sonra kredi çıkıyo. ama şartları o kadar uygun ki borç harç bulup bahçeyi kurup o krediyi kullanmak çok mantıklı.
benim 3-4 bin harcamam kendi maddi durumumun elverdiği miktar. tabiki dört dörtlük bi bakım yaparsanız 6-7bin harcarsınız. ama bahçemin hiç bi eksiği yok zaten ceviz çok dayanıklı bi ağaç bu bakım yetiyo inanın. tabi bide gidiş geliş benzin param var onu katmadım maliyete. arazide elektrik tercih meselesi. benim bahçeye 100 m uzakta vardı elektrik o yüzden almayı tercih ettim. ama en yakın elektrik 500 m dir ona göre maliyetinizi hesaplayın. jeneratör çok masraflı oluyo uzun vadede elektrik çekmek mantıklı. jeneratörle sadece günü kurtarırsınız. kanuni olarak nasıl oluyo bilmiyorum çıkardığım suyun parası ama ben bişey ödemiyorum.
hazine arazisi olayına gelince tanıdığınız yoksa hiç uğraşmayın illaki bi yerde tıkanırsınız. ha varsa tapuda milli emlakta mal müdürlüğünde bi tanıdık çok mantıklı kiralamak. kanuni olarak size yardımcı olma zorunluluğu yok bu konuda devlet dairelerinin ama insaflarına kalmış bana çok yardımcı olanlar oldu tanıdık olmadan gittiğim kurumlarda da. dönümünü yıllık 3-4tl den kiralıyosunuz. araziye vericeğiniz parayla dört dörtlük bi bahçe kurabilirsiniz kiralayarak. ben özellikle hazine arazisi istedim çünkü hazine arazisine isterseniz ev inşa edebiliyosunuz ormana edemiyosunuz. bide orman arazileri genelde ulaşımı olmayan çok eğimli araziler oluyo. ayrıca şu anda değiştiğini söylüyolar ama emin değilim önceden orman arazisi kiralamak için en yakın köyden onay almak gerekiyodu köylülerde tabi buna engel oluyolardı. şimdi hazine arazilerinde de aynı sorun varmış yeni çıkan karara göre ben kiraladığımda yoktu.
devir konusunda ciddi olan arkadaşlar mail atabilirler mcengizyoruk@hotmail.com
başka sorunuz olursa menuniyetle cevaplarım

faik murat dedi ki...

Cengiz Bey yorumunuz için teşekkür ederim.

Izmir Tarım Fuarında ziyaret ettiğim Aşılı Ceviz Yetiştiriciliği Fidanlığına Ege'de 200-300 rakımda hangi cins ceviz fidanını tavsiye edersiniz diye sormuştum, onlar da ana cins olarak Chandler'i tavsiye etmişlerdi. Chandler ile birlikte dölleyici bir cinsi beraber tavsiye ettiler ama dölleyici cinsi şimdi hatırlıyamıyorum.

En son mesajınızdan sonra benim de aklıma birkaç soru geldi cevaplayabilirseniz memnun olurum.

Hazineden kiralanan araziler minimum kaç seneliğine kiralanabiliyor? 49 sene minimum kiralama süresi mi? Maksimum süre ne olabilir? Kiralama süresi bitiminde yeniden kiralama hakkı konusunda bilgi verebilir misiniz? İlk hak eski kiracıya ait gibi bir şeyler hatırlıyorum.

İkinci sorum; hazine arazilerini kiralamak için hangi kurum ile görüşmemiz gerekiyor?

Blogumuza yaptığınız değerli katkılarınız için teşekkür ederiz.

Adsız dedi ki...

slm arkadaşlar bn barış gezer bandırmadan yazıyorm ziraat mühendisym sanırım bandırmanın cevizdiyarı olduğnu duymuşunuzdr ceviz üreticisi olarak muhabbetiniz hoşuma gitti bu arada chatlrın dozlayıcısı franguttedir sormak istediğiniz birşey olursa tel 05352822389

slash dedi ki...

Merhabalar, ceviz yetiştiriciliği ile ilgili en gerçek ve birinci elden ilgiler verdiğiniz için sizlere ve blog sahibine teşekkür ediyorum.
Eğer bilen varsa çözümü bir sorum var, hazine arazisi almak için işleyen düzen orman arazisi için nasıl işliyor, bir arkadaşım serbest orman mühendisleri üzerinden işlerin daha kolay yürüdüğünü belli bir ücret karşılığı onların uygun yerler için başvurup projelendirme yaptığını söyledi, doğru mudur? Mesela orman genel müdürlüklerinin yayınladıkları ağaçlandırmaya uygun sahalar var bunların uygun saha olup olmadığını yine kendi imkanlarımızla mı belirliyoruz?

Adsız dedi ki...

Bitki aktivatörününü CROP SET siz kendiniz mi imal ediyorsunuz,Nasıl yapıyrsunuz inşaallah yanlış anlamadım :))

ozgur kavrak dedi ki...

Cengiz bey Ceviz yetiştiriciliği yapmak istiyorum. Sizin için de uygunsa iletişime geçmek isterim. ozgurkavrak@gmail.com