Gönüllü sadeliğin ve kendine yeterliliğin planlaması. http://www.youtube.com/user/faikmuratunel
Pazartesi, Nisan 13, 2009
Sürdürülebilir Yaşam Gezici Festivali
İzmir'de 7-10 Mayıs 2009 tarihleri arasında Sürdürülebilir Yaşam Gezici Festivali var. İlgilenenlere duyurulur.
Çarşamba, Mart 25, 2009
SES
Uzun süredir sesim çıkmıyor. Şimdilik "ekonomik kriz beni de vurdu" diyelim.
Bir fıkra paylaşmak istiyorum:
Devlet bir gün geniş ve boş bir araziye geceleri göz kulak olacak, 500 TL maaşla, bir bekçi işe almaya karar verir.
Bir süre sonra düşünülür ;
‘’Peki talimatlar olmadan bekçi işini nasıl yapacak’’
Bir planlama birimi kurulur ve planlamayı yapmak üzere, 750’şer TL maaşla, iki kişi işe alınır.
Bir süre sonra
‘’İşleri yapıp yapmadıklarını nasıl kontrol edeceğiz’’ diye düşünülerek, 1.000’er TL maaşla, iki denetmen işe alınır, biri denetim yapar diğeri raporları yazar .
Bir süre sonra
‘’ Bunların maaşları hesaplanıp nasıl ödenecek ‘’ diye tartışılır ve 1.500’er TL maaşla, bir muhasebeci şefi, bir katip, bir de istatikçi işe
alınır.
Bir süre sonra ;
‘’Peki bunlardan kim sorumlu olacak.’’ Diye düşünülür ve 5.000 TL maaşlı bir müdür ve 3.000’er TL maaşla iki de müdür yardımcısı işe alınır.
Bir süre sonra,
ülkede ekonomik kriz çıkar ve bütçedeki masrafları kısmak için bekçi işten çıkartılır...
Bir fıkra paylaşmak istiyorum:
Devlet bir gün geniş ve boş bir araziye geceleri göz kulak olacak, 500 TL maaşla, bir bekçi işe almaya karar verir.
Bir süre sonra düşünülür ;
‘’Peki talimatlar olmadan bekçi işini nasıl yapacak’’
Bir planlama birimi kurulur ve planlamayı yapmak üzere, 750’şer TL maaşla, iki kişi işe alınır.
Bir süre sonra
‘’İşleri yapıp yapmadıklarını nasıl kontrol edeceğiz’’ diye düşünülerek, 1.000’er TL maaşla, iki denetmen işe alınır, biri denetim yapar diğeri raporları yazar .
Bir süre sonra
‘’ Bunların maaşları hesaplanıp nasıl ödenecek ‘’ diye tartışılır ve 1.500’er TL maaşla, bir muhasebeci şefi, bir katip, bir de istatikçi işe
alınır.
Bir süre sonra ;
‘’Peki bunlardan kim sorumlu olacak.’’ Diye düşünülür ve 5.000 TL maaşlı bir müdür ve 3.000’er TL maaşla iki de müdür yardımcısı işe alınır.
Bir süre sonra,
ülkede ekonomik kriz çıkar ve bütçedeki masrafları kısmak için bekçi işten çıkartılır...
Cuma, Eylül 19, 2008
Ceviz, Aspirin Üretiyor
Bugünkü Cumhuriyet Haber Portalından aldığım haberi aşağıya kopyalıyorum.
- - - - - - - -
Küresel ısınmayla birlikte dünyada bir çok bitki türü yok oluyor ya da dünya üzerindeki yayılış alanı değişiyor. Ancak ceviz ağaçlarının kuraklığın ya da aşırı sıcakların etkilerini en aza indirmek için aspirine benzer bir ilaç salgıladığı ortaya çıktı.
Amerikan Atmosfer Araştırmaları Merkezinden Thomas Karl, ateş ya da iltihaba karşı aspirin alan insanlardan farklı olarak bitkilerin, biyokimyasal savunmayı canlandıran ve zararları en aza indiren proteinlerin oluşumunu sağlayarak, kendi aspirinlerini üretme becerileri bulunduğunu belirtti.
Karl, yapılan ölçümlerin, ceviz ağaçlarının kuraklığa, aşırı sıcaklara ya da başka stres etkenlerine tepki verdiğinde büyük miktarda bu kimyasal maddeden salgıladığını gösterdiğini ve bunun atmosferde saptanabildiğini söyledi.
Bilim adamları uzun zamandır, bitkilerin laboratuvar ortamında, aspirinin bir tür kimyasal şekli olan metil salisilat üretebildiğini biliyordu. Ancak bugüne dek ekosistemde bu madde saptanmamış ve bitkilerin atmosfere metil salisilat yayıp yaymadığı araştırılmamıştı.
Böylece bitkilerin çevreye tepkisi ve bitkilerin hava kalitesine etkisine ilişkin yeni araştırmaların yolu açılmış oldu. Bu olayın, ayrıca çiftçilere ürünleri konusunda da ipucu verebileceği belirtildi.
Ulusal Bilim Vakfının maddi destekte bulunduğu araştırma, "Biogeoscience" dergisinin son sayısında yayımlandı.
- - - - - - - -
Küresel ısınmayla birlikte dünyada bir çok bitki türü yok oluyor ya da dünya üzerindeki yayılış alanı değişiyor. Ancak ceviz ağaçlarının kuraklığın ya da aşırı sıcakların etkilerini en aza indirmek için aspirine benzer bir ilaç salgıladığı ortaya çıktı.
Amerikan Atmosfer Araştırmaları Merkezinden Thomas Karl, ateş ya da iltihaba karşı aspirin alan insanlardan farklı olarak bitkilerin, biyokimyasal savunmayı canlandıran ve zararları en aza indiren proteinlerin oluşumunu sağlayarak, kendi aspirinlerini üretme becerileri bulunduğunu belirtti.
Karl, yapılan ölçümlerin, ceviz ağaçlarının kuraklığa, aşırı sıcaklara ya da başka stres etkenlerine tepki verdiğinde büyük miktarda bu kimyasal maddeden salgıladığını gösterdiğini ve bunun atmosferde saptanabildiğini söyledi.
Bilim adamları uzun zamandır, bitkilerin laboratuvar ortamında, aspirinin bir tür kimyasal şekli olan metil salisilat üretebildiğini biliyordu. Ancak bugüne dek ekosistemde bu madde saptanmamış ve bitkilerin atmosfere metil salisilat yayıp yaymadığı araştırılmamıştı.
Böylece bitkilerin çevreye tepkisi ve bitkilerin hava kalitesine etkisine ilişkin yeni araştırmaların yolu açılmış oldu. Bu olayın, ayrıca çiftçilere ürünleri konusunda da ipucu verebileceği belirtildi.
Ulusal Bilim Vakfının maddi destekte bulunduğu araştırma, "Biogeoscience" dergisinin son sayısında yayımlandı.
Pazartesi, Eylül 08, 2008
Evde Biber Salçası Yapımı
Biber salçası güney mutfağının önemli bir parçası. Ev yapımı biber salçası ile bakkallarda satılan konserve biber salçaları arasında dağlar kadar fark var. Domates salçasında bu durum söz konusu olmadığı için önceliği biber salçası yapımına verdik.
40 kilo tatlı kırmızı biber ve 3 kilo kırmızı acı biber aldık. Tüm aile (Derin, üstünü başını ıslatarak) biberleri teker teker yıkadık. Biberleri tepesinden, tohum bölümlerinden, keserek tohumlarını çıkartık. İçinde kalan tohumlarını da temizlediğimiz biberleri ortalarından ikiye keserek naylon bir örtünün üstüne, içleri güneşe bakacak şekilde, serdik. Naylon örtü yerine delikli çuval daha sağlıklı olacaktır ama elimizde olmadığı için naylon örtüye serdik.
Güneş, serdiğimiz biberleri bir ölçüde kurutarak daha az sulu ve lezzetli olmalarını sağladı. Eylül ayı içinde olduğumuz için biberleri iki gün güneş sergisinde bıraktık. Agustos ayı ortalarında bu işlemi yapıyor olsaydık bir günlük sergi de yeterli olabilirdi.
Biber salçasını çekmek için el ile çevrilen kıyma makinası kullandık. Kaliteli, el ile çevrilen kıyma makinası için 100 tl istediler ama Kemeraltı'nı biraz araştırınca 15 tl ye Çin malı bir makina bulduk. İlk başlarda kolu çevirerek 43 kilo biberi kıyma makinasından çekmek zor göründü ama tekniğini kapınca 45 dakikada tüm biberleri çektik.
Kıyma makinasında çekilen biberleri ince tepsilere koyduk. Tepsilerin bir yanını yukarı kaldırarak, biberin suyunun tepsinin bir tarafında toplanmasını sağladık. Biberin fazla suyunu süzüp, çok kalın olmayacak şekilde tepsilere koyduk.
Tepsileri güneş gören temiz bir yere koyup, bir iki saatte bir karıştırarak kabuk bağlayan üst bölüm ile alt bölümü karıştırdık.
Üç gün boyunca biberleri üstleri kabuk bağlayıp kuruyunca karıştırdık. Suyu azalan ve rengi koyulaşan biberleri üçüncü günün sonunda tuzladık. 43 kilo biber için 1 kilo ince tuz kullandık. Tuzladığımız salçayı üstü koyulaşınca düzenli olarak karıştırmaya devam ettik.
Kıyma makinasında çekimini yaptığımız biberler altı gün içinde lezzetli biber salçası haline geldi.
43 kilo biberden, tuzladıktan sonra 5.4 kg biber salçası elde ettik.
Afiyetle yemeyi planlıyoruz....
Perşembe, Eylül 04, 2008
Ekolojik oyuncak
Uzun zamandır iyi, olumlu bir haber okumuyordum. Ekolojik oyuncak üretmek ile ilgili bu haberi paylaşmak istiyorum.
Çarşamba, Ağustos 06, 2008
Anahtar Teslim Zeytin Bahçesi
Yazılarımı düzenli okuyan herkesten özür dileyerek başlayayım. İster yaz tatili diyelim, ister yapmam gereken işler vardı diyelim...
Yeni bulduğum bir web adresini sizlerle paylaşmak istiyorum. "Alternatif Yaşam Planlamasının" internet üzerinde alternatif yaşam konusunda araştırma yapanlar için "bir referans" kaynağı haline geldiğini ve bu nedenle yazdıklarımı ince eleyip sık dokumam gerektiğini düşünüyorum. Alternatif Yaşam Planmasının bağımsız ve internet üzerinden gelir hedefi olmayan bir blog olduğunu, bilgi için verilen kaynakların tarafımızca referans olarak değerlendirilmemesi gerektiğini hatırlatarak devam edeyim.
Ceviz Bahçesi idealimi bizi düzenli okuyanlar biliyorlardır. Yaşadığım yer Izmir ve çevresinde yüksek verimli bir ceviz bahçesi oluşturmak, iklim koşullarından dolayı pek mümkün görünmüyor. Bu durumda Izmir'de yaşayıpta Zeytin bahçesi sahibi olmayı düşünmemek olmuyor.
Öğün Zeytinleri web sitesini birkaç hafta önce buldum. Yukarıda belirttiğim endişelerimden dolayı bir süredir bu yazı erteliyordum.
Ogün Zeytinleri sitesi biraz yavaş açılıyor. Anahtar Teslim Zeytinlik sayfalarında neden zeytin bahçesi sahibi olmamız gerektiği ve örnek zeytin bahçesinin getirisi hesaplanmış. Bir Bahçenin Hikayesi bölümündeki resimlere bakıpta, imrenmemek elde değil.
Zeytin bahçesi kurmak isteyenlere, birikimini alternatif ve GERÇEKTEN çevreci bir yatırım aracında değerlendirmek isteyenlere, Ogün Zeytinleri sayfalarını ziyaret etmelerini tavsiye ederim.
Yeni bulduğum bir web adresini sizlerle paylaşmak istiyorum. "Alternatif Yaşam Planlamasının" internet üzerinde alternatif yaşam konusunda araştırma yapanlar için "bir referans" kaynağı haline geldiğini ve bu nedenle yazdıklarımı ince eleyip sık dokumam gerektiğini düşünüyorum. Alternatif Yaşam Planmasının bağımsız ve internet üzerinden gelir hedefi olmayan bir blog olduğunu, bilgi için verilen kaynakların tarafımızca referans olarak değerlendirilmemesi gerektiğini hatırlatarak devam edeyim.
Ceviz Bahçesi idealimi bizi düzenli okuyanlar biliyorlardır. Yaşadığım yer Izmir ve çevresinde yüksek verimli bir ceviz bahçesi oluşturmak, iklim koşullarından dolayı pek mümkün görünmüyor. Bu durumda Izmir'de yaşayıpta Zeytin bahçesi sahibi olmayı düşünmemek olmuyor.
Öğün Zeytinleri web sitesini birkaç hafta önce buldum. Yukarıda belirttiğim endişelerimden dolayı bir süredir bu yazı erteliyordum.
Ogün Zeytinleri sitesi biraz yavaş açılıyor. Anahtar Teslim Zeytinlik sayfalarında neden zeytin bahçesi sahibi olmamız gerektiği ve örnek zeytin bahçesinin getirisi hesaplanmış. Bir Bahçenin Hikayesi bölümündeki resimlere bakıpta, imrenmemek elde değil.
Zeytin bahçesi kurmak isteyenlere, birikimini alternatif ve GERÇEKTEN çevreci bir yatırım aracında değerlendirmek isteyenlere, Ogün Zeytinleri sayfalarını ziyaret etmelerini tavsiye ederim.
Pazartesi, Temmuz 07, 2008
Güneş Evi

18/Mayıs/2007 tarihli "Hayata Yeniden Bakmak, Çelik Erengezgin" başlıklı yazımda Sn Çelik Erengezgin'i tanıtmaya çalışmıştım.
Çelik Erengezgin ile yüz yüze tanışma fırsatını henüz bulamadım ancak geçen sene birkaç kez telefonla görüştüm. Çelik Erengezgin, görüşmemizde Diyarbakır'daki Güneş Evi projesinden bahsetmişti. Üye olduğum mail gruplarında ve geçenlerde TRT-1'de izlediğim bir programda Güneş Evi ile ilgili gelişmeleri izliyordum.
Güneş Evi ile ilgili haber bugün ulusal medyada yer aldı. Hürriyet gazetesinden aldığım haberi aşağıya kopyalıyorum.
- - - - - -
130 bin YTL'ye malolan bu eve elektrik faturası gelmeyecek.
İşte elektriğini güneşten üreten ev...
Kendi enerjisini üreten, ısıtma ve soğutmada tamamen doğal yollar kullanılan Diyarbakır’daki Güneş Evi’nin 72 sponsorundan biri olan Vaillant, güneş enerjisini elektriğe dönüştüren güneş pilleriyle projeye 15 bin Euro’luk katkı sağladı.
120 metrekarelik kullanım alanı olan ve toplam 130 bin YTL’ye malolan Diyarbakır Güneş Evi, ürettiği enerjiyi elektrik şirketine satacak geleceğin evlerinin de ilk örneği oldu.
GELECEĞİN evlerinde; ısıtma, soğutma, aydınlatma gibi tüm enerji ihtiyacı güneşten karşılanacak, yerin 3 metre altında (yaklaşık 15 derecede) yüzlerce metre dolaştırılan su borularından alınan enerji klima gibi kullanılabilecek ve hatta güneşten elde edilen elektrik enerjisinin fazlası da enerji şirketlerine satılabilecek. "Güneş evi" olarak da anılan bu tip evlerin, dünyada örnekleri var. Türkiye’nin ilk güneş evi ise geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’da tamamlanıp hayata geçirildi. Güneş Evi, başta güneş enerjisi olmak üzere, rüzgardan, toprağın ısısından ve başka doğal kaynaklardan yararlanarak kendine yeten ev olarak tanımlanıyor.
Maksimum enerji
Diyarbakır’daki güneş evinde Vaillant’ın güneş pilleri de kullanıldı. Diyarbakır Güneş Evi projesi; Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Dicle Üniversitesi ve Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Derneği (GÜNSİAD) ortaklığında, mali açıdan Avrupa Birliği tarafından, teknik açıdan ise Birleşmiş Milletler Kalkınma Örgütü (UNDP) tarafından desteklendi. Vaillant Türkiye’nin binanın çatısına yerleştirdiği 24 adet 162 wh kapasiteli güneş pilleriyle saatte 3.88 kw elektrik üretilebiliyor. Bu elektrik 100 wattlık bir ampulün 38 saate kadar yanmasını sağlıyor. Bu enerji; aynı anda kullanılan çamaşır makinesi, buzdolabı, bulaşık makinesi, TV ve aydınlatma ihtiyaçlarına da cevap verebiliyor.
AB destek verdi
Proje ile; Vaillant ilk kez, halka açık bir "güneş evi"nin elektriğini sağlayacak. Türkiye’de güneş enerjisinden yararlanmak amacıyla daha önce yapılan binalar, üniversitelerde deneysel ve bilimsel araştırma amaçlıydı. Toplam maliyeti 91.6 bin Euro olan bu projenin 78 bin 700 Euro’su Avrupa Birliği’ne katılım öncesi Mali Yardım Programı çerçevesinde yer alan "Sürdürülebilir Kalkınmanın Sektörel Politikalara Entegrasyonu Projesi" kapsamında destekleniyor. Geriye kalan maliyeti ise yerel sponsorlar karşılıyor. Vaillant’ın karşıladığı güneş pillerinin yaklaşık bedeli 15 bin Euro ve toplam mailyete dahil değil.
Güneş ve kuyu suyu
Vaillant Türkiye yetkilileri, enerjisini tamamen doğal kaynaklardan sağlayan, kendi kendine yeten bir yapı olan Diyarbakır Güneş Evi’ne katkıları için "Yörenin enlemine uygun, 40 derece eğimli, güney cephede kurulu güneş pilleri kurduk, bu piller elektrik üretiyor. Ayrıca, önümüzdeki günlerde artezyen kuyudan su çıkarılması için de Vaillant güneş pilleri kullanılacak. Evin su ve elektrik ihtiyacı tamamen doğal yollardan karşılanacak" dediler.
Gelecekte herkes elektrik satabilecek
GÜNEŞ evlerinin bir özelliği de, "çift saat uygulamasına" geçilmesi halinde üretim fazlası enerjiyi devlete satabilecek olmaları. Almanya’da bu sistemle çalışan sertifikalı 3 binden fazla ev bulunuyor. Bu konutlar kendi enerjisini üretiyor, artanı ikinci saat uygulaması üzerinden devlete satıyor. Ülkemizde de gelecekte "artı enerji konutları" olacak. Diyarbakır Güneş Evi’nin danışmanı Çelik Erengezgin, "çift saat uygulaması" milli politika olana kadar, TEDAŞ’tan enerji almayan yeni yapılanmalarda bu tür elektrik üretiminin hiçbir hukuki engeli olmadığını belirtiyor. Oto-prodüktör olma koşuluyla, hem ürettiğini hem de TEDAŞ’ın elektriğini kullanma olanağı var. Isıtma ve soğutma amaçlı kullanım için ise izin gerekmiyor.
Öğrenciler için eğitim parkı
DİYARBAKIR Güneş Evi, aynı zamanda bir eğitim ve uygulama parkı. Okulların kapanmasına rağmen her gün öğrenciler grup grup güneş evinde yenilenebilir enerji, güneş enerjisi, enerji tasarrufu gibi konularda bilgilendiriliyor. Güneş evine çevre iller ile yurt dışından da ziyaretçiler eksik olmuyor. Aslında birçok üniversitede adı "güneş evi" olan yapılar var. Fakat bunlar laboratuvar ev olma özelliğinden öte geçemiyor. Çelik Erengezgin, "Çatıya panel ve kolektör doldurarak güneş evi yapmış olmazsınız. Öncülüğü Diyarbakır kaptı" diyor. Proje inşaat firmalarının da dikkatini çekti, bu evlerden oluşan siteler kurulması için teklifler gelmeye başladı.
En çok güneş alan şehirde kuruldu
DİYARBAKIR’daki güneş evi projesinin mimarı ve danışmanı; uzun yıllardır enerji, ekoloji ve çevre konusunda çalışan Yüksek Mimar Çelik Erengezgin, Güneydoğu Anadolu’nun, yılda 3 bin 16 saatlik güneşlenme süresiyle Türkiye’nin en çok güneş alan bölgesi olduğunu ve projenin Diyarbakır ve Güneydoğu Anadolu’da güneş enerjisinin kullanımına yönelik örnek yapı olacağını söyledi. Türkiye yılda ortalama 2 bin 600 saat güneş alıyor. Diyarbakır’da ise bu süre 3 bin 300 saat. Bu doğal ve sonsuz enerji kaynağını kullanan güneş evi projesinin temel amacı, güneş enerjisi kullanımına yönelik toplumsal bilinç oluşturmak. Yer altında yüzlerce metre dolaştırılan su boruları güneş evi için yazın serin, kışın sıcak hava sağlıyor. Bahçedeki gece aydınlatma lambaları güneş enerjisiyle çalışıyor. Çatıdaki "Venturi bacası", rüzgar sayesinde ev içindeki kirli havanın tahliye edilmesini sağlıyor. Evsel atıklar, çok düşük enerjiyle yüzde 95 oranında arıtılıyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)