Pazartesi, Ocak 11, 2010

Karbon Kredisi

Bir yazıda karşılaştığım “karbon kredisi” ifadesinden sonra nedir bu karbon kredisi dedim. Biraz araştırdım. Uludağ Sözlük sayfalarında bulduğum tanımlamayı aşağıya kopyaladım.
-------
Dünyanın en çok üreten ülkeleri ve dev şirketleri, açgözlülükleri sayesinde dünyamızı kirletti! Yaşayan tüm canlıları yok olma tehlikesiyle karşı karşıya getirdiler. Sonunda 1992'de pek çok ülke, bu yok olmaya karşı harekete geçti. Artan sera gazını azaltmak için bir protokol oluşturdular. 181 ülke 1997'de adına Kyoto Protokolü denilen oluşuma "Evet" dedi. Bununla birlikte karbon salınımı konusunda 2008-2012 arasını kapsayan ve 37 ülkeye karbon salınımlarını azaltmak için yükümlülük getiren "Zorunlu piyasa" devreye girdi. ilk etapta elektrik, çimento, cam, kâğıt gibi havaya bol karbon salan sektörler yükümlülük altına girdi.

Hakkını teslim edelim.

AB, Kyoto'ya liderlik yaptı. Kyoto için 1990'ı baz aldı. Sektörleri planladı. Şirketlere üç seçenek sundu:
Ya üretim azaltılacak, Ya enerji verimliliğinden yararlanılacak, Ya da karbon salınım hakkı alınacak.
Çevreyi çok kirleten şirketlere ise "Kotaları genişletme şansı" verildi! Şimdi kotası yetmeyenler, gönüllülük ve zorunluluk çerçevesinde karbon kredisi kullanıyor.
--------

Karbon Kredisi; bir başka deyişle, karbon satın alan ülkeler onu yakma hakkını almış oluyor ve karbonu satan ülkeler ise onu yakma hakkından vazgeçmiş oluyor.

Türkiye bu ticarette satıcı konumunda. Türkiye’de karbon ticaretine aracılık eden firmalar, bankalar bulmak mümkün.

Karbon ticaretinin teknik yanını bir kenara bırakırsak hala birileri bir şekilde yüksek miktarda karbon salınımı yapabiliyor.

Parasıyla değil mi? Ver parayı sal karbonu.

Başladığı gün fiyasko olacak diye yazdığım Kopenhag toplantılarının tahmin ettiğim gibi fiyasko ile bittiğini de göz önüne alırsak, çocuklarımız için durumun vahim olduğunu söyleyebilirim.

Karbon ticareti hakkında güzel bir animasyonu Story of Cap Trade sayfasında izleyebilirsiniz. Story of Cap Trade ana sayfasından Story of a Stuff ı daha izlemenizi tavsiye ederim.

3 yorum:

Cevat dedi ki...

Son günlerde iklim hakkında başka bir teori gündeme gelmeye başladı. Karbon salınımı sonrasında sıcaklıklar artacak, kuzey yarımküredeki buzullar eriyince gulfstream tatlı su ve soğuma nedeniyle duracak ve kuzey yarımküreye tropik bölgelerden sıcak su taşımayacak. Sonrasında da kuzey yarımküreden başlayarak yeni bir küçük veya ne kadar süreceği belli olmayan bir buzul çağı başlayacak.

nalan dedi ki...

kural koyup sonra da cılkını çıkartmak modası bu.

faik murat dedi ki...

The Day After Tomorrow filminde temel çıkış noktasıydı Gulfstream akınının durması ve küresel soğumanın başlaması.
Durumumuz pek parlak değil ama herkes bir şekilde günü kurtarmayı planlıyor. Yarın kimsenin pek umurunda değil.

Hayırlısı olsun diyelim...