Perşembe, Temmuz 05, 2007

Kimdir bu amele?

Az önce lavaboda iki temizlik görevlisi aralarında konuşurlarken kulak misafiri oldum. "Bu yaptığımız işi amele bile yapmaz" diyorlardı.
Kimdir bu amele peki.
Neden amele olmuştur.
Amelelik yalnızca fiziksel yükleri taşımakla mı olur?

Etrafta çok amele var bence, ama bunlar zihinsel yorgunlukları yaşıyorlar, fikirsel bir yük taşıyorlar her gün. Bundardır ki, en ameleden daha hızlı yaşlanıyorlar.

Özellikle iyi yetişmiş ameleler tercih sebebi. Bunlar genelde özel sektörün ameleliğini yapar, çok sağlam yerlerden mezun olmuş ve gelip ameleliğe başlamışlardır. Niye? Sistem devam etsin diye, böyle gördüler çünkü. Değiştirmeye cesaretleri yok. Kendi adıma bende henüz o cesareti gösteremedim, bende bunlardanım halen.

5 yorum:

dbadioxide dedi ki...

ingilizce yasiyorum ya burda simdi hemen ingilizce tercumesine baktim amelenin:

workman. worker. laborer. labourer. manual worker.

ha turkcesi de su:
Gündelikle çalışan işçi, emekçi.

ama iste o iki temizlik gorevlisi amele sifatina bir asagilama katarak bi ifade kullanmislar.

amele ile hamali karistirmamak lazim.

hamal miyiz acaba?

dbadioxide dedi ki...

1saniye, hala daha iki temizlikcinin asagilama katarak soylediini dusunuyorum ama kendime hamal miyim acaba diye sorunca aklima kendi isimde uygulamakla sorumlu oldugum SOP'ler geliyor.
yani sadece fikirleri tasimak mi bekleniyor acaba benden mevcut calistiim yerde? sanirim oyle.

gathering requirements-processing with SOP's-delivering required product.

Fatma and Kevin dedi ki...

Amelelik nedir hakikaten? Fiziksel işlerle uğraşanlar için kullanılır. O temizlik işçileri de amelelik yaptıklarının farkında değiller demekki. Ama senin de belirttiğin gibi, ya zihinsel yük taşıyanlara ne demeli... Ameleliğin başka bir hali. Sistemin dışına çıkmak ise öyle ha deyince olabiliyor mu ki... İstemediğin sistemin dışına çıkmak için önce kendi sistemini kurmak gerekmiyor mu... Eee, sistem sistemdir her yerde. Tıkır tıkır işlemek ister, sorumlulukları vardır. O zaman da o kaçındığın şeye yakalanmış olmuyor musun? Çok mu soru soruyorum?...

Mehmet KIŞ dedi ki...

"Sistem sistemdir her yerde". O zaman sistemsizlik mi doğru olan? Ama doğa zaten sistem üzerine kurulu değil mi?

Bence esas olan doğru sistemi bulmak, sistemsizlik karmaşa ve belirsizlik getirir. Oysa insanın fiziksel ve düşünsel yapısı sistematiklik istemez mi; hergün aynı saatlerde açlık duyar, aynı saatlerde uyku hormonu salgılamaz mıyız? Kendi sistemimizi kurmak halen sakıncalı mı?

Fatma and Kevin dedi ki...

Evet, katılıyorum bir sistemin gerekliliğine. Karmaşa taraftarı değilim. Ama kendi sistemimizin de sorumlulukları, yükleri olacak. Bu durumda zorunlu değil, gönüllü amelelikten bahsedebiliriz sanıyorum. Sonuçta, o işleri de yapacak birileri olmalı. Yada amelelik değil de (olumsuz anlamından dolayı) başka isimler bulunması gerekecek o işler için. Ya da değer yargılarını ve işleri algılayış açımızı yeniden gözden geçirmemiz gerekecek. Bu durum da kavramların yeniden üretilmesi söz konusu olacak.