Pazar, Mart 18, 2007

Büyücü Doktor


2007 Kasım ayında Alternatif Yaşam fikrimin onuncu yılı olacak.

1997 de internet bugünkü kadar yaygın değildi. Doğal olarak bilgiye ulaşmak bugün olduğu kadar kolay değildi.

Alternatif Yaşam Planlamasındaki bilgilerimizin büyük bölümü internet üzerinden sağladığımız teorik bilgiler.

Geçer akçe olan eğitimler:
• Telefonla etkili iletişim teknikleri eğitimi,
• Finansal tablo analizi eğitimi,
• Pazarlama ve satışın yeni kuralları eğitimi,
• Sözleşmeler hukuku eğitimi

gibi eğitimler olduğu için,
• Peynir yapımı eğitimi,
• Biyodizel üretimi eğitimi,
• Doğadaki şifalı ve yenilebilir bitkileri tanıma ve kullanma yöntemleri eğitimi,

gibi eğitimleri alabileceğimiz bir kurum/kişi bulamıyoruz.

Çocukluğumuzdan itibaren bize, ileride yaşayacağımız hayat için, sunulan alternatiflerin çok sınırlı olduğunu Yaşamak İstemem Artık Aranızda başlıklı yazımda anlatmaya çalışmıştım. Hayat adına farklı alternatiflerin de olduğunun bilinmesi için, günün birinde üniversitelerde Alternatif Yaşam Derslerinin konulacağına inanıyorum.

Alternatif Yaşam Planlaması araştırmaları sırasında, “Keşke uygulamalı eğitim alabileceğim bir yer olsaydı”, dediğim birçok konu ile karşılaşıyorum.


Bugün evimin yanındaki boş arazide gezinirken, kendiliğinden yetişen dağ kekiklerini gördüğümde, Alternatif Yaşam Planlamamızda “Başlık” olarak yer almayan çok önemli bir konuya şimdiye kadar değinmediğimizi fark ettim.

Şifalı ve Yenilebilir Bitkiler.

Mersin’de, yaylada, uzak akrabalarım yaşıyor. Yayla evimizde olduğumuz günlerde, inek yetiştiriciliği ile geçinen akrabam, sabahları bizim eve uğrar. Bir çay içtikten sonra, inekleri otlatmaya dağa gider. Akşam üstü dağdan geldiğinde, eli, kolu çeşitli bitkiler ile dolu olur. Bitkilerin kiminden akşam yemeği yapar, kimini şifalı diye saklar.

Geçen sene temmuz ayında yaylaya gittiğimde, bu akrabamın torununa bakmak için şehre, kızının yanına, taşınmak zorunda kaldığını öğrendim. Üzüldüm. Onun adına üzüldüm çünkü yaylada yaşamayı ne kadar sevdiğini biliyordum. Kendi adıma üzüldüm çünkü on, onbeş gün, onunla beraber inek otlatmaya giderek öğrenmeyi düşündüğüm şifalı ve yenilebilir bitkileri, doğada görerek öğrenebilme imkanımı kaybettiğim için üzüldüm.

“Doğadaki şifalı ve yenilebilir bitkileri tanıma ve kullanma yöntemleri eğitimi veren” bir büyücü doktor tanıdığınız var mı?

Not 1 : Yazımın başında sağda yer alan resim, evimin yanındaki boş arazide yetişen bir çiçek. Adı nedir? Bir faydası var mıdır bilmiyorum. Çok güzel mavi çiçekleri olduğu için sizlerle paylaşmak istedim.
Not 2 : Yazımın sonunda solda yer alan resim dağ kekiği. Yine evimin yanındaki arazide benim çektiğim bir resim. Kekiğin faydaları başlı başına bir yazı konusu.

Günün Kitabı : Semerkant / Amin Maalouf
Günün Albümü : Kirli Suyunda Pırıltılar / Redd

4 yorum:

Fatma and Kevin dedi ki...

Merhaba Faik Murat, o kadar hızlı yazıyorsunki, yetişemiyorum sana:)) Faydalı bitkiler başlığı altında yazı yazma fikrin çok güzel. Ben de o kadar sık düşünüyorum ki bu yenilebilen yabani otlar meselesini ama yazmak hiç aklıma gelmemişti. Annemin köyünde (Niğde/Kula) ot devşirmeye gider(di) kadınlar ve torbaları çeşit çeşit otlarla dönerlerdi. Öylesi bir ortamda onlarla ot toplamaya gidebilmeyi istemişimdir ben de hep. Ama ne yazık ki çook uzun yıllardır ziyaret etmedim o köyü.

Burada, benim az çok bildiğim yenilebilir otlar var ama malum etrafta çok fazla köpek gezdirildiği için, toplayıp yemek içimden gelmiyor ve telef olan araka, radika, kuşotu ve turpotlarına içim gidiyor:)) Marketten yıkanmış, poşetlenmiş olarak satın almak zorunda kalıyoruz sonra da.

Üzücü gerçekten o akrabanın şehire taşınması. Büyük bir şans olurdu onunla birkaç hafta yaylada dolaşıp bilgilerini sana aktarması.

Bu arada şimdi aklıma geldi, yemek blogları, 'yenilebilir otlar' adı altında bir seri hazırlıyorlar. Onları ziyaret edip en azından yenilebilen yabani ot yemeklerinin tariflerini toplayabilirsin. Ben arşivliyorum kendim için.

Yazıdaki mavi çiçekli bitkiyi görmüşlüğüm var ama yenilebilir olup olmadığını bilmiyorum.


Fatma.

faik murat dedi ki...

Geçen hafta üretken olduğum bir hafta idi Fatma Hanım. Teşekkür ederim. Biyodizel üzerine çalıştığım konuları tamamladım.

Doğrusunu isterseniz, bende otografını koyduğum kekikleri köpeklerim yüzünden (5 tane köpeğim var) toplayıp, kullanamıyorum.

Alternatif Yaşam fikrini internet üzerinde paylaşmamızın önemli bir sebebi, bilgi olarak bize katılabilecek kişilere ulaşmaktı. Umarım bize bitkileri öğretecek kişilere ulaşabiliriz.

güç&onur dedi ki...

üniversitelerre alternatif yaşam dersini konulması bencede çok güzel olur. alternatifleri bilmek herkesin hakkı. blog unuzu okuduktan sonra "alternatif" kelimesine bile daha farklı gözle bakar oldum. sadece bu kelime bile beni bazı düşüncelere itti.

“Doğadaki şifalı ve yenilebilir bitkileri tanıma ve kullanma yöntemleri eğitimi veren” bir büyücü doktor tanıdığınız var mı?

soruna yanıt olarak bir kitap önercem size. hem lderili bir büyücü hem de otlarla ilgileniyor. bitkiler ve büyücülüğün de ötesinde yaşamla ilgili çok önemli bilgilerde veriyor. benim çok etkileyici bulduğum yazarlardan biridir.

"carlos castaneda"

Adsız dedi ki...

lan hadi be gerçekmi büyücü doktormusu?keybol